MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2021 / ****
Karar No 2022 / ****
Karar Tarihi **.05.2022
Karşı OyVar
Dava Konusu: Itirazın iptali

Karar Metni

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Zile Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 10.11.2020 tarih ve 2020/232 E. – 2020/400 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalıdan faturaya dayalı alacaklarının olduğunu, borcun ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında takip başlatıldığını, davalının bu takibe itiraz ettiğini, borcu halen ödemediğini belirterek haksız olarak davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıya borçlarının olmadığını, 10 yıldan beri İpek Kuruyemiş-İpekliler firması ile cari hesap ilişkisi olduğunu, bu firmanın sonradan ortaklık yapısını ve ismini değiştirerek davacı … ortaklığında … adını aldığını, müvekkili için muhatabın firma ortağı olan … olduğundan bu yeni ismin bir değişiklik ifade etmediğini, alınan mallara ilişkin ödemelerin alındı makbuzu karşılığında …’ye yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı …’nin davacı adına parayı tahsil ettiği tarih itibariyle davacının sigortalı çalışanı olmadığı gibi aynı işle uğraşan başka bir şirketin ortağı olduğundan dava dışı kişiye yapılan ödemenin kötü ödeme olduğundan davacının davasının kısmen kabulüne, davalının itirazında haksız olduğu ve alacağın likit olduğu gerekçesiyle davalının hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, faturalara dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir.
Öncelikle bozma kararına uyulmakla orada açıklanan biçimde araştırma ve inceleme yapılması ve gene orada benimsenen hukuki esaslar uyarınca karar verilmesi konusunda usuli kazanılmış hak doğar ve bu nedenlerle bozmaya uyulması konusundaki ara kararından dönülmez. Ancak maddi olaya uymayan maddi hataya dayalı bozma kararına uyulması usuli kazanılmış hak doğurmaz. Aksi düşünce hakkı tamamen şekle feda etme sonucunu doğurur.
Kapatılan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 18/12/2018 tarihli 2017/530 esas ve 2018/6673 karar sayılı ilamında, dosyadaki delillerden 17.07.2012 tarihli SGK kayıtlarının getirildiği ve bu kayıtlar kapsamda, davalının makbuzlarında ödeme yapılan …’nin davacı çalışanı olmadığından bahisle yapılan ödemenin kötü ödeme olduğu belirtilmiş ve ilk derece mahkemesinin kararının bozulmasına karar verilmiştir. Her ne kadar davalı vekili 23.02.2016 tarihli karar düzeltme dilekçesi ekinde 01.11.2011 ile 18.05.2012 tarihlerini içeren SGK kayıtlarını ibraz etmişse de, bu aşamada davalının bu delilleri tartışmasız bırakılmıştır. Ayrıca, dosya kapsamında bulunan, ödeme tarihinden sonraki döneme ait (17.06.2012 tarihinden sonrayı içeren) SGK kayıtlarındaki bilgi ve belgeye göre karar bozulmuş ise de bu bozmanın maddi hataya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum karşısında bozmaya uyulması usuli kazanılmış hak oluşturmaz.
Tüm bu açıklamalardan sonra dosya kapsamı göz önüne alındığında, taraflar arasında faturaya konu malların alım satımı hususunda bir uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık ödeme hususunda toplanmaktadır. Davalının ödemeye ilişkin … isim ve imzasının olduğu 3 makbuz ibraz ettiği, bu makbuzların; “30.11.2011 tarihli 105 numaralı ve 6.00,00 TL bedelli”, “06.06.2011 tarihli 443 numaralı ve 5.000,00 TL bedelli”, “09.06.2012 tarihli 448 numaralı ve 4.597,37 TL bedelli” olmak üzere toplam 15.591,37 TL olduğu, davalının ibraz ettiği SGK kayıtlarında ise ödemeyi alan …’nin 01.11.2012 tarihine kadar davacı …’e ait iş yerinde çalışmış olduğu ve 18.05.2012 tarihinde ise davacının iş yerinden ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece …’nin davacının çalışanı olduğu dönemde, bu kişiye yapılan ödeme miktarları değerlendirilerek ve bu ödemelerin davacı tarafından alınmış olduğunun kabulü ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak yanılgılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...