MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2021 / ****
Karar No 2023 / ****
Karar Tarihi **.01.2023
Karşı OyYok
Dava Konusu: Menfi tespit

Karar Metni

MAHKEMESİ : ….Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin asıl karara karşı istinaf başvurularının esastan reddine, davacılar vekilinin ek karara ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne, ek kararın kaldırılmasına, davacılar vekilinin teminatın iadesi talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça dava dışı … ve Çulha Gıda … Ltd. Şti. aleyhine başlatılan icra takibinin kesinleşmesinden sonra borçlularla ilgisi bulunmayan üçüncü kişi konumundaki müvekkili şirketin iş yerine hacze gelinip menkul mallara haciz uygulanması ve muhafaza altına alınacağı tehdidi nedeniyle …’nın alacaklı vekiline 250.000,00 TL nakit ödeme yaptığını, bakiye alacak için 6 adet şahsi senet verdiğini, haciz sonrası istihkak iddiasında bulunulduğunu ileri sürerek bonolar yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 6 adet bononun ve ödenen 250.000,00 TL’nin istirdadına, davanın menfi tespit davası olarak değerlendirilmesi hâlinde ise davalıya borçlu bulunulmadığının tespitine ve davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takibin kesinleşmesi üzerine söz konusu adrese hacze gidildiğini, gidilen haciz mahallinde borçluya ait mail çıktıları, banka kartı teslim evrakı bulunduğunu, borçlu … ve hacze gidilen yerin sahibi …, baba oğul olup Adil Turizm Ltd. Şti.’nin kurucularının bu iki kişi olduğunu, borçlu şirketin borcuna mahsuben davacı Adil Turizm Ltd. Şti. ve vekili davacı … ile protokol imzalandığını, protokolde senetlerin istirdadının istenemeyeceğinin hükme bağlandığını savunarak tedbir talebinin ve davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların takip borçlusu olmadıkları, takip borçlusunun dava dışı … ve Çulha Gıda… Ltd. Şti. olduğu, icra dosyasına yapılan ödemelerin takip borçlularının borcuna mahsuben yapıldığı, menfi tespit ve istirdat davasının takip borçlusu tarafından açılabileceği gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, bonoların %20’si oranında nakit veya kayıtsız şartsız teminat mektubunun davacı tarafından Mahkeme veznesine teminat olarak depo edilmesi hâlinde dava konusu bonoların davalı tarafından icraya konulmasının, devir ve ciro edilmesinin engellenmesine dair Mahkemece verilen 28.09.2020 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararı davacı tarafça icra dosyasına götürülüp infaz ettirilmediğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, 17.12.2020 tarihli ek karar ile davacılar vekilinin işbu dosyaya yatırılan 280.000,00 TL teminatın iadesi talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B.İstinaf Sebepleri
1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın haciz sırasında ödenen 250.000,00 TL yönünden istirdat davası, bonolar yönünden menfi tespit davası olduğunu, 6 adet bonoda keşidecinin …, lehtarın davalı şirket olduğunu, bonolar yönünden menfi tespit davası açılabileceğini, davacıların bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğunu, üçüncü kişi konumundaki müvekkilinin iş yerinde yapılan haczi önlemek için müvekkili Av. …’nın bu ödemeleri yapmak zorunda kaldığını, müvekkillerince ileri sürülen istihkak iddiasının neticesinin beklenmediğini, bu karardan sonra davalı vekillerinin İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün 2020/6608 E. sayılı dosyasındaki takipten feragat ettiklerini, müvekkilince verilen dava konusu senetlerden dolayı davalının 18.11.2020 tarihinde İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün 2020/24117 E. sayılı dosyası ile takip başlattığını, ikinci takipte borçlu … olduğu için açılan menfi tespit davasının kabulü gerektiğini, ayrıca davanın reddine dair kararla birlikte ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, 17.12.2020 tarihli teminatın iadesi talebinin reddine dair ek karara ilişkin istinaf dilekçesinde ise davalının senetleri takibe koyduğunu ve müvekkili tarafından senet bedellerinin fer’ileriyle birlikte 1.572.000,00 TL olarak ödendiğini, davalı tarafın ise bir aylık sürede tazminat davası açmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 392 nci maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme açık olup teminatın iadesi gerektiğini, aynı Kanun’un 305/A maddesi gereğince bu kararın istinafa tabi olduğunu bildirerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin 24.09.2020 tarihli ihtiyati tedbir kararı sonucunda müvekkilince senetlerin icra takibine konu edilemediğini, bu nedenle müvekkili lehine %20 oranında tazminata hükmedilmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların İstanbul 25. İcra Müdürlüğünün 2020/6608 E. sayılı dosyasının borçlusu olmadıklarından takip nedeniyle borçlu bulunmadıklarına dair işbu davayı açma konusunda dava takip yetkileri bulunmadığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinde düzenlenen istirdat davasını açma konusunda da dava takip yetkileri bulunmadığı, davacı …’nın haciz sırasında şahsen düzenleyip verdiği 6 adet senedin keşideci davacı …, lehtarı davalı şirket olduğundan davacı …’nın bu senetler nedeniyle senetlerin istirdadı ile senetler nedeniyle borçlu bulunulmadığının tespitini isteme konusunda dava takip yetkisini haiz olduğu, ancak tarafların kabulünde olan 11.09.2020 tarihli protokol içeriğinden ödenen paraların ve alınan senetlerin tekrar istirdadının istenemeyeceği ve tarafların birbirini ibra ettikleri, senetlerin dosya borcunun ödenmesi amacıyla verildiği gözetildiğinde davacı …’nın senetlerin istirdadı ve senetler nedeniyle menfi tespit isteminin esastan reddi gerekirken Mahkemece tüm talepler yönünden usulden ret kararı verilmesi doğru olmamakla birlikte davalı tarafın bu konuda aleyhe istinafı bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf taleplerinin reddi gerektiği, davalı vekilinin istinaf talebi %20 tazminat verilmesine yönelik olup 2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi kapsamında takibin durdurulması yahut icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde bir tedbir kararı verilmediğinden İlk Derece Mahkemesince tazminat talebinin reddine dair karar yerinde olduğundan davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf talebinin reddi gerektiği, davacılar vekilinin teminatın iadesi talebinin reddine yönelik istinaf talebinin incelenmesine gelince, 6100 sayılı Kanun’un 341 inci, 305/A ve 392 nci maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak Mahkemenin 12.11.2020 tarihinde nihai kararını verdiği, bu kararda ihtiyati tedbirin kaldırılmasına dair hüküm kurulmuş olup bir ay içerisinde davalı tarafça tazminat davası açıldığı dosyaya yansımadığı gibi davalı tarafça bu konuda karşı beyanda bulunulmadığından davacılar vekilinin teminatın iadesine dair talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin nihai karara yönelik istinaf istemlerinin ayrı ayrı esastan reddine, davacılar vekilinin Mahkemenin 17.12.2020 tarihli teminatın iadesinin reddine dair kararına yönelik istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli 2020/435 E. sayılı ek kararının kaldırılmasına, davacılar vekilinin teminatın iadesi talebinin kabulüne, davacı tarafça 28.09.2020 tarihinde yatırılan 280.000,00 TL teminatın İlk Derece Mahkemesince davacı tarafa iadesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve haciz baskısı altında söz konusu bonoların verildiğini, imzalanan protokole itibar edilemeyeceğini, bu konuda Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin emsal kararları bulunduğunu, cebri icra baskısı altında ödemede bulunan davacıların menfi tespit ve istirdat davası açabileceğini ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek ve Mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilip davacı tarafça teminat yatırıldığı için senetlerle ilgili herhangi bir işlem yapılamadığını, müvekkilin alacağına kavuşmasının engellendiğini ve geciktirildiğini, 2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası hükmüne rağmen Bölge Adliye Mahkemesince Mahkeme deposuna temin edilen 280.000,00 TL’nin davacıya iadesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, 2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi gereği ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve alacaklının alacağına geç kavuşması şartları gerçekleştiğinden davalı alacaklı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiğini, neticeten kararın tazminat yönünden bozulması gerektiğini ileri sürerek ve resen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesi, 114 üncü maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 115 inci maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı Kanun’un 72 nci maddesi.

3. Değerlendirme
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı Adil Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. vekilinin temyiz itirazları ve davalı şirket vekilinin davacı Adil Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.’ne yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Davacı … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davalı tarafça dava dışı … ve Çulha Gıda… Ltd. Şti. aleyhine başlatılan icra takibinin kesinleşmesinden sonra davacı Adil Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. tarafından işletilmekte olan iş yerine 11.09.2020 tarihinde hacze gelinip haciz yapılacağı esnada davacı …’nın Adil Turizm Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. yetkilisi ile görüşerek alacaklı vekiline 250.000,00 TL nakit ödeme yaptığı, bakiye alacak için 6 adet şahsi senet verdiği, düzenleme tarihi 11.09.2020 olan bu senetlerin incelenmesinde, keşidecinin davacı …, lehtarın ise davalı şirket olduğu anlaşılmaktadır. Yine tarafların kabulünde olan 11.09.2020 tarihli protokolde alacaklı vekili Av. … ile davacı …’nın isim ve imzalarının bulunduğu görülmektedir. Bu durumda davacı …’nın işbu davayı açmakta hukuki menfaati bulunduğunun kabulü ile uyuşmazlığın esasına girilerek inceleme ve değerlendirme yapılıp sonucuna göre karar verilmek gerekirken davacı …’nın dava ve takip yetkisi bulunmadığı kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı … yarına bozulması gerekmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...