MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2023 / ****
Karar No 2024 / ****
Karar Tarihi **.02.2024
Karşı OyYok
Dava Konusu: Şirket

Karar Metni

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/106 Esas, 2023/25 Karar
DAVALILAR : 1….
2.Tasfiye Halinde R&R Bilimsel Teknik Hizmetler Ltd. Şti. vekilleri Avukat …
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 133.657,00 TL’nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 … maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Avrupa Birliği Komisyonu’nun Akdeniz’e komşu ülkelerdeki binaların enerji verimliliği ve yenilebilir enerji kaynaklarının kullanımını teşvik amacı ile 2006 yılında açtığı proje yarışmasına davacının davalılardan R&R Bilimsel Teknik Hizmetler Limitet Şirketinin danışmanlığında katıldığını, yarışmada bu projenin ikincilik ödülünü aldığını, MED-ENEC projenin tamamlanması için harcamalarda kullanılmak üzere 95.567,00 euro tutarında mali katkı almaya hak kazandığını, davacının kendi fabrika binasında projenin uygulanması için bina inşa ettiğini, burada elde edilen verilerin AB Enerji Komisyonu ile paylaşıldığını, proje henüz tamamlanmadan taahhüt edilen katkı payının 66.896,90 euro tutarının davalılardan R&R Bilimsel Teknik Hizmetler Limitet Şirketi’nin yazılı talebi üzerine 05.03.2007 tarihinde 9.556,70 euro, 01.08.2007 tarihinde 19.113,40 euro ve 18.01.2008 tarihinde 38.226,00 euro olarak diğer davalı …’nın hesabına yatırıldığını, davacı tarafa ödenmesi en azından karşılıklı mutabakat çerçevesinde paylaşılması gereken bu tutarın davalı … tarafından tahsil edildiğini ve davacıdan saklandığının öğrenilmesinden itibaren davalıların iyi niyet kuralları gereğince uyarıldığını, ancak davalıların sessiz kaldığını ileri sürerek, davalılar tarafından tahsil edilen meblağın yarısı olan 33.448,45 euronun temerrüt faizi ile tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davalının bu davada hasım sıfatının olmadığını, söz konusu projenin diğer davalı R&R Bilimsel Teknik Hizmetler Limitet Şirketi tarafından hazırlanan ve yürütülen bir proje olduğunu, davalının diğer davalı şirketin yetkilisi olduğunu, tüm hak ve borçların diğer davalıya ait olduğunu, meblağın şirket adına tahsil edildiğini davalı şirketin 2004 yılından itibaren davacı ile bazı faaliyetler yürüttüğünü, son olarak davacının Gebze’deki fabrika binasında bir inşaat başlattığını, davalının bu aşamada söz konusu proje yarışmasından haberdar olduğunu, davacı ile görüşüldüğünü ve davacı binasının projede öngörülen … teknoloji ile inşa edilmesinin, proje sayesinde davacının isminin duyulmasının ve tanınırlık kazandırılmasının sağlandığını, davacının da kendisine sağlayacığı bu imkânlardan yararlanmak amacıyla projenin kendi binasına uygulanmasını talep ve kabul ettiğini, uzmanlık alanı bu olan davalının kapsamlı ve bilimsel bir proje hazırladığını, bu projenin yarışmaya sunulduğunu ve ikinci olduğunu, projenin davacıya ait bina üzerinde gerçekleşeceğini, ancak bu çalışmaların hiç bir zaman davacı tarafa projeye ortak sıfatı verecek bir çalışma olmadığını, davacı ile davalılardan R&R Bilimsel Teknik Hizmetler Limitet Şirketi ile bu yönde bir anlaşmanın olmadığını, bu nedenle ortağı olmadığı, tarafı olmadığı bir ödülden hak iddia edilemeyeceğini, sözleşmelerin davalı ile projenin sunulduğu GTZ arasında imzalandığını, bu sözleşmede ödülden bahsedildiğini, davacının sözleşmenin tarafı olmadığını, ticari uyuşmazlıklarda öncelikle emredici hükümlerin arkasından ise sözleşme hükümlerinin uygulanacağını, davacının benzer taleplerini davalılara gönderdiği ihtarnameler ile dile getirdiğini, ilgili ihtarnameler ile dava dilekçesindeki beyanların çeliştiğini, bu durumun davacının kötü niyetini gösterdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 21.04.2015 tarih, 2011/63 E. ve 2015/75 K. sayılı kararı ile mahkemece davanın kabulü ile 33.448,45 euronun tahsil tarihlerinden itibaren bankalarca döviz hesabına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiş, davalılar şirket temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma Kararı
Dairemizin 21.04.2016 tarih, 2015/9053 E. ve 2016/4524 K. sayılı kararıyla somut olayda mahkemece, davalılardan tahsiline hükmedilen meblağın, tahsil miktarları ve tarihlerinin açıkça belli edilmemesi infazda tereddüt yaratacak nitelikte olduğu, bu nedenle mahkemece anılan hüküm itibariyle infazı … bir karar verilmesi gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 17.01.2017 tarih, 2016/133 E. ve 2017/8 K. sayılı kararı ile davacı ve davalı tarafça konsorsiyum/adi ortaklık ilişkisi kurularak hazırlanan MED-ENEC isimli projenin tarafların hususiyetini taşıdığı ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) kapsamında bulunduğu, sözleşmede kârın ve gelirin nasıl paylaşılacağının düzenlenmediği, bu durumda genel hükümlere göre gelirin eşit oranda paylaşılması gerektiği, davalı …’nın yargılamanın tüm aşamalarında ve tarafımızca verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde ibraz ettiği 09.11.2016 tarihli dilekçesinde, dava dışı GTZ firması tarafından yapılan ödemelerin müvekkili şirket tarafından kesilen faturalar mukabilinde müvekkili şirkete yaptığını beyan etmişse de, ödemelerin davalının ismine ödendiği, davalı tarafından ödemelerin davalı şirkete devredildiğine dair delil sunulmadığı, her iki davalının bu ödemelerin yarısını ödeme tarihlerinden itibaren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un (3095 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin (a) maddesi uyarınca işleyecek faizi ile davacıya iade etmekle müteselsilen sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne, 33.448,45 euronun; 4.778,35 euroluk kısmının 05.03.2007, 9.556,70 euroluk kısmının 01.08.2007, 19.113,40 euroluk kısmının 18.01.2008 tarihinden itibaren davacıya verilmesine karar verilmiş, davalılar vekilince temyiz edilmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...