MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2022 / ****
Karar No 2024 / ****
Karar Tarihi **.02.2024
Karşı OyYok
Dava Konusu: Telif

Karar Metni

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1246 Esas, 2022/605 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/193 E., 2019/557 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; … … …’nun … sahibi olduğu “İstanbul’un Kitabı …- Cilt 1″ isimli eserinin temsil yetkisinin yazılı yetki belgesi ile müvekkiline verildiğini, davalı tarafça bu eserin Mayıs 2011 ve Nisan 2013 tarihlerinde izinsiz ve bazı bölümlerinde ve dış kapağında … sahibinin adı belirtilmeden çoğaltılıp yayıldığını, mali ve manevi hakların ihlali sebebiyle Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2015/92 E. ve 2017/327 K. sayılı kararında, 3.000,00 TL’lik kısmi davanın kabul edildiğini ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, anılan dava dosyasında düzenlenen ve hükme esas alınan 10.04.2017 tarihli bilirkişi raporu ile 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu(5846 sayılı Kanun)’nun 68’… maddesi gereği 3 kat telif tazminatı olarak 150.000,00 TL hesaplandığını, bu nedenle kalan 147.000,00 TL’lik kısım için işbu davanın açıldığını ileri sürerek 5846 sayılı Kanun’un 68’… maddesi hükmü gereğince 3 kat telif tazminatı olarak 147.000,00 TL’nin Mayıs 2011 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi tarafından istinaf incelemesi sonucunda kısmen kabul kısmen ret kararının verildiğini, tazminat miktarlarının değişmediğini, reeskont faizi yerine avans faizi ile ödenmesine karar verildiğini, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin istinaf mahkemesi tarafından reddedildiğini, istinaf mahkemesinin kararının Yargıtay nezdinde taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleştiğini ve ilama göre davacılara tazminatın ödendiğini, Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/92 E. sayılı dosyasında alınan 10.04.2017 tarihli bilirkişi raporunda, 150.000,00 TL olarak hesaplanan tazminatın fahiş olduğunu, “İstanbul’un Kitabı …” isimli kitabın yayınlama hakkının müvekkiline ait bulunduğunu, mezkur davada bilirkişi raporunun kesinleşmemiş olduğunu davanın ıslah edilmediğini, mahkeme kararının da istinaf denetiminden geçerek kesinleştiğini, davacının aynı konuda ikinci bir dava açamayacağını, bu sebeple derdestlik itirazında bulunulduğunu, bir yıllık hak düşürücü sürenin de geçtiğini, davacının birinci baskıdan haberdar olduğunu, ancak ikinci baskıdan sonra ihtarname keşide ettiğini, arada iki yıllık bir süre olmakla davacının birinci baskıya … göstermiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davada 5846 sayılı Kanun’un 68 … maddesi gereğince üç kat telif tazminatı talep edildiğinden, varsayımsal sözleşme gereğince 10 yıllık zamanaşımının söz konusu olduğu, ayrıca fiilin cezayı gerektiren bir sebepten kaynaklanması nedeniyle uzamış zamanaşımına tabi bulunması nedeniyle zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/92 E., 2017/322 K. sayılı dosyasının 20.04.2018 tarihinde istinaf kararının temyiz edilmemesi üzerine, kararın 07.05.2018 tarihi itibariyle kesinleştiği, bu durumda derdestlik itirazının da yerinde olmadığı, kesinleşen ilam göz önünde bulundurulduğunda … … …’nun 5846 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında … sahiplerini bir araya getirme sıfatıyla … üzerindeki hakları kullanabileceği, taraflar arasında sipariş sözleşmesinin bulunmadığının ve 5846 sayılı Kanun’un 68 … maddesi kapsamında telif tazminatı isteyebileceği hususunun kesinleşmiş olması nedeniyle mahkemece alınan bilirkişi raporundaki aksi yöndeki görüşlere itibar edilmediği, Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin kesinleşen kararı ile yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edilen telif tazminatı göz önünde bulundurulduğunda anılan davada tespit edilen meblağın, işbu davada davacının talebinden daha fazla olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 147.000,00 TL telif tazminatının Mayıs 2011 tarihinden itibaren değişir oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporunda, taraflar arasında yürütülen fiili ilişki gereği, mali hak ihlali niteliğinde eylemin bulunmadığının, dolayısıyla 5846 sayılı Kanun’un 68’… maddesi gereği tazminat şartının oluşmadığının açıkça belirtildiğini, müvekkili İdare tarafından davacının temsile yetkili olduğu S. … …’na editör olarak bir sipariş verilmediğini ve taraflar arasında bir yazılı sözleşmenin bulunmadığını, S. … … ile müvekkili arasında, eserin çoğaltılıp yayınlanması hususunda fiili bir ilişkinin olduğunu, zira eserin önsözünde “Bir makale olarak başlayan çalışmanın kapsamlı bir kitap haline dönüşmesinde…” denirken, bu çalışmaya ilişkin talebin S…. …’ndan geldiğinin açıkça anlaşıldığını, kitabın müvekkiline teslimi, müvekkilinin de eseri çoğaltıp yayınlaması ile fiili anlaşmaya ilişkin … edimlerin ifa edildiğini, bu sebeple davacını daha sonradan 5846 sayılı Kanun’un 52 nci maddesine dayanmasının, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 2 nci maddesinde ifadesi bulan iyiniyet karinesine aykırılık teşkil edeceğini, Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/92 E. sayılı dosyası ile açılan davada, davacının 5846 sayılı Kanun’un 68 … maddesinden … üç … telif tazminatının bulunmadığı gibi, bakiye telif hakkı tazminatı alacağının olmadığının da belirlendiğini, zira davacının bu taleplerine dair fazlaya ilişkin isteminin reddedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi tarafından, davacının somut olaydan … fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmadığını, bilakis bu yöndeki istemin çok açık bir şekilde reddedildiğini, ayrıca davacıya ve temsile yetkili olduğu S. … …’na Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesinin kararında belirtilen tüm alacakların ödendiğini ileri sürerek yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile işbu davanın, Dairemizin istinaf incelenmesinden geçip, temyiz edilmeksizin kesinleşen ve Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 11.07.2017 tarih ve 2015/92 E., 2017/322 K. sayılı dosyasında belirlenen bakiye telif tazminatı alacağının tahsiline dair ek dava olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2004/7-754 E., 2005/36 K. sayılı ve 09.02.2005 tarihli kararında da belirtildiği gibi, kısmi davada saklı tutulan alacak bölümü için birden fazla ek dava açılmasının mümkün bulunduğu, somut uyuşmazlıkta da davacının ilk davada fazlaya ilişkin hakkını saklı tuttuğu ve isteyebileceği toplam telif tazminatı miktarının, taraflar arasında görülen 11.07.2017 tarih ve Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/92 E., 2017/322 K. sayılı önceki kısmi davası ile hüküm kurmaya elverişli bir şekilde tespit edildiği ve kesinleştiği, bu durumda işbu davada davacının, kısmi davada saklı tuttuğu fazlaya dair hakkını isteyebileceğinin tabii olduğu, her ne kadar davalı vekilince davacının kısmi davada fazlaya ilişkin isteminin reddedildiği ve bu kararın kesinleştiği ileri sürülmüşse de, gerek Ankara 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 11.07.2017 tarih ve 2015/92 E., 2017/322 K. sayılı önceki kararında, gerekse anılan kararı istinaf incelemesi sonucunda kaldıran Dairemize ait 05.04.2018 tarih ve 2017/1528 E., 2018/387 K. sayılı kararda, “fazlaya dair istemlerin reddine” hükmü ile, davacı tarafın manevi tazminat istemine ilişkin fazla talebinin reddedildiğinin açık olduğu, zira anılan kısmi davada davacı tarafın 3.000,00 TL’lik maddi tazminat isteminin tamamının kabul edilip, reddedilen bir maddi tazminat isteminin bulunmadığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesince işbu ek davanın da bakiye 147.000,00 TL telif tazminatı alacağı üzerinden kabulüne karar verilmesinde de bir isabetsizliğin olmadığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...