MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2024 / ****
Karar No 2024 / ****
Karar Tarihi **.11.2024
Karşı OyYok
Dava Konusu: Rücu

Karar Metni

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1769 Esas, 2023/1564 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/108 E., 2021/225 K.

Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; SGK tarafından müvekkili aleyhine kurum sigortalısı dava dışı …’un 01.03.2004 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle hak sahibine yapılan ödemeler ile bağlanan gelirlerin tahsili için rucüen alacak davası açıldığını, mahkemece davanın kabulüne kararı verildiğini, kararın kesinleştiğini, yapılan icra takibi neticesinde müvekkilinin toplam 436.435,17 TL ödeme yaptığını, 2.642,60 TL temyiz harcı, 20.03.2019 tarihinde 7.555,00 TL onama harcı ile 10.049,00 TL bakiye karar harcı ödediğini, mahkeme kararının müvekkili ile … arasındaki 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi (İHDS) ile ilgili olduğunu, davaya konu olayın İHDS’den önceki döneme ait olduğunu, anılan Sözleşmenin 7.4, 7.6 maddeleri gereğince sorumluluğun …’a ait olduğunu; bu sebeple, 436.435,17 TL’nin ödeme tarihi olan 16.07.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile, 2.642,60 TL temyiz harcının 15.05.2014 tarihinden, 7.555,00 TL onama harcı ile 10.049,00 TL bakiye karar harcı toplamı 17.604,00 TL’nin ise 20.03.2019 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı …Ş. (…)’tan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını; … ile %100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrik dağıtım şirketi arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine ilişkin İHDS imzalandığını, davacı vekilinin talebini İHDS’nin 7.1, 7.4 ve 7.6 maddelerine dayandırdığını, ancak İHDS’nin 18.6 maddesinde yer alan: “Şirket, (…) bu sözleşmeye dayanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti de dahil başkaca bir kamu kurum veya kuruluşundan talepte bulunamayacağını, (…) …’tan masraf, zarar veya herhangi bir isim altında hiçbir talepte bulunamayacağını gayrikabili rücu ve kayıtsız şartsız olarak beyan, kabul ve taahhüt eder.” hükmü gereğince davacının talebinin haksız olduğunu, rücu davasına konu mahkeme kararında bahsi geçen alacağın İHDS kapsamında talep edilmesinin mümkün bulunmadığını, İHDS’nin 7 nci maddesinde 3 üncü kişilerin hak iddialarının düzenlendiğini, şirket bünyesinde çalışan işçi ile yine şirketin işlerini yürüten alt yüklenici veya taşeron vasıtasıyla yaptırdığı işlerde çalışan işçilerin bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini, İHDS’nin 7 nci maddesinde belirtilen 3 üncü kişilerin şirket tüzel kişiliği ile bağlantısı olmayan kişi olduğunu, dolayısıyla, dava konusu alacağın, dağıtım faaliyetinden doğan üçüncü kişilerin hak talebine konu bir zarar olmadığından ve iş kazasından doğan alacağın ödenmesinin anılan madde kapsamında bulunmadığından ve davacının devraldığı hak ve borçlar kapsamından sonuç doğuran bir olay olduğundan müvekkilinin sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince, rücuen alacağa dayanak olan Kangal Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/165 E., 2014/247 K. sayılı kararında sözü edilen kaza nedeniyle vefat etmiş … bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS’nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının ödediği tüm bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu, rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması ve İHDS’den önce davanın açılmasından ötürü sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğünün de bulunmadığı, dosya kapsamına göre, davacı şirketin Sivas 2. İcra Müdürlüğü’nün 2015/4393 E. sayılı takip dosyasından; 436.435,17 TL’yi 16.07.2018 tarihinde, 2.642,60 TL temyiz harcını 15.05.2014 tarihinde ve 17.604,00 TL onama harcı ile bakiye karar harcını 20.03.2019 tarihinde ödediği anlaşılmakla, davacı şirketin icra takip dosyalarına yatırdığı bedeli İHDS’nin 7.1, 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davalıdan talep hakkı bulunduğundan açılan davanın kabulü ile 436.435,17 TL ödemenin 16.07.2018 tarihinden, 2.642,60 TL temyiz harcı ödemesinin 15.05.2014 tarihinden, 17.604,00 TL onama harcı ile bakiye karar harcı ödemesinin 20.03.2019 tarihinden, itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince davalı …’ın Özelleştirme Yüsek Kurulu’nun 02.04.2004 tarihli ve 2004/22 sayılı kararı ile özelleştirme kapsamına alınmasının ardından, …’ait dağıtım sistemi 20 farklı dağıtım bölgesine ayrılarak her bir dağıtım bölgesi için ayrı bir anonim şirket kurulduğu, sözü edilen dağıtım şirketlerinden biri de davacı …Ş. (ÇEDAŞ) olduğu, özelleştirme işlemleri kapsamında davalı …, mülkiyetindeki dağıtım sisteminin işletme hakkını her bir dağıtım bölgesi için ayrı kurulan şirketlere İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi(“İHDS”) ile devrettiği, bu kapsamda davacı ile 24.07.2006 tarihli İşletme Hakkı Devir Sözleşmesini imzalandığı, dolayısıyla, davacı şirketin dağıtım faaliyetinde bulunduğu bölgede daha önce davalı tarafından yürütülen elektrik dağıtım faaliyetleri İHDS’nin imzalanmasından bu yana davacı şirket tarafından yerine getirildiği, özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 24.06.2010 tarih ve 2010/42 sayılı kararı uyarınca 31.08.2010 tarihli Hisse Satış Sözleşmesi (“HSS”) ile davacı … şirketine hisse satışı gerçekleştiği ve özelleştirme sürecinin bu şekilde tamamlandığı, somut uyuşmazlıkta davacı tarafından yapılan ödeme İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi’nin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayandığı, rücuen alacağa dayanak olan Kangal Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki davanın davacısı olan SGK bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup, olayın davalının sorumluluğundaki dönemde meydana geldiği, ödemeye neden olan iş kazasının dağıtım faaliyetinden ve dolayısıyla, uyuşmazlığın taraflar arasında imzalanan İHDS’den kaynaklandığının anlaşıldığı, bu durumda, alacak taraflar arasında imzalanan İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi’ne dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi 818 sayılı Borçlar Kanunun 125.ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı, taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24.07.2006 tarihli İHDS’nin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun …’a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin … tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının … olduğunun hükme bağlandığı, somut uyuşmazlıkta davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödeme İHDS’nin imzalandığı tarihten önceki dönem olan 01.02.2004 tarihinde meydana gelen iş kazısı nedeniyle SGK tarafından hak sahibine ödenen peşin sermaye değerli gelirin rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu, rücuen alacağa dayanak olan Kangal Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın davacısı ve bu davacı tarafından ödeme yapılan hak sahibinin de bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS’nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra takibi nedeniyle ödediği tüm bedeli davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunduğu, rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olmaması karşısında sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğünün de bulunmadığı, (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı), öte yandan, Hisse Satış Sözleşmesi’nin 9.4. maddesinde “…İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla”, 22. maddesinin f bendinde “Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla…” hükümleri yer aldığı, anılan hükümler gözetildiğinde Hisse Satış Sözleşmesi karşısında İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin öncelikle uygulanacağı, yapılan açıklamalar ışığında, davacı yanca Kangal Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/165 Esas 2014/247 Karar sayılı dosyasına istinaden başlatılan icra takip dosyasına 16.07.2018 tarihinde toplam 436.435,17 TL ödeme yapıldığı, dava dosyası nedeniyle 20.03.2019 tarihinde 17.604,00 TL bakiye karar harcı, 15.05.2014 tarihinde 2.642,60TL temyiz harcı ödendiği davacının taraflar arasındaki İHDS’nin 7.maddesi kapsamında ödenen bu miktarları davalıdan rücuen talep hakkının bulunduğu, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme tarihlerinden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebileceği anlaşılmakla söz konusu miktarların davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekli olduğu gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...