MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2024 / ****
Karar No 2025 / ****
Karar Tarihi **.01.1970
Karşı OyVar
Dava Konusu: Patent

Karar Metni

MAHKEMESİ:İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
HÜKÜM : Esastan ret

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl davada davacı vekili, duruşmasız olarak asıl davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 29.04.2025 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Avukat … ile davalı şirket temsilcisi … ve davalı şirket vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. ASIL VE BİRLEŞEN DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “Çevre sağlığının korunması için haşerelerle mücadelede … tabanlı karar destek sistemi” ile ilgili 2012/… sayılı patent başvurusunun 22.09.2014 tarihinde tesciline karar verildiğini, incelemeli patent belgesi incelendiğinde buluşun 10 adet istem ile tescil ettirildiğini, patentin 1 numaralı isteminin buluşun en geniş kapsamıyla tanımlandığı ana istem konumunda, 2-10 numaralı istemlerin ise 1 numaralı ana isteme bağımlı olacak şekilde kaleme alınan bağımlı istemler olduğunu, … Büyükşehir Belediyesi tarafından “Halk Sağlığı Alanında Haşere Mücadelesi İçin Malzemeli İlaçlama Hizmet Satın Alımı İşi” konusu ile 18.08.2015 tarih ve 2015/85572 sayısı ile gerçekleştirilen ihalenin en düşük teklif veren davalı tarafından üstlenildiğinin anlaşıldığını, Teknik Şartname incelendiğinde ihale edilen … tabanlı sistemin temel özelliklerinin birebir müvekkili adına tescilli incelemeli patent belgesinin istemlerini de içerecek şekilde kurgulandığının görüldüğünü, ihaleyi kazanan davalı firma yönünden bu teknik şartnameye uygun bir şekilde işi ifa etmesinin zorunlu olduğunu göz önünde bulundurulduğunda, tecavüz eyleminin kaçınılmaz olduğunu ileri sürerek davalının eylemlerinin müvekkiline ait incelemeli patent belgesine tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının müvekkilinin patent belgesine yönelik tecavüz eylemlerinin men ve ref’ine, tecavüz konusu ürünlerin üretimi ve satışının durdurulmasına, ürünlerin her türlü katalog, broşür, internet sitesi ve tanıtıcı dokümandan kaldırılmasına, bu mümkün değilse imhasına ve sitenin erişime kapatılmasına/engellenmesine, tecavüz teşkil eden mahiyette her türlü ticari faaliyetin önlenmesine, varsa incelemeli patent konusu ürünlerin üretimine yarayan vasıtaların ve kalıpların toplatılmasına, imhasına, kendileri üretmiyorlarsa dava konusu ürünleri satın aldıkları kişi/kurumların bilgilerini vermelerinin ihtarına, müvekkilinin vaki tecavüz eylemleri nedeniyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tazminine, yoksun kalınan kazancın ödenmesine, fazlaya ilişkin tüm iddia ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi zararın ticari işlere uygulanacak en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tazminine, mahkeme kararının ilanına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Birleşen 2021/17 E. sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davanın açılmasından sonra da davalının tecavüz eylemlerinin devam ettiğini ileri sürerek incelemeli patent belgesine yönelik tecavüz eylemlerinin men ve ref’ine, müvekkilinin 10.05.2016 tarihinden sonraki tecavüz eylemleri nedeniyle uğramış olduğu maddi ve manevi zararların “emsal lisans bedeli” hükümleri uyarınca davalıdan tahsiline, tazminine, yoksun kalınan kazancın ödenmesine, yoksun kalınan kazanç da dahil olmak üzere asgari 136.509,00 TL maddi tazminatın ve 400.000,00 TL manevi tazminatın 10.05.2016 tarihinden itibaren ticari işlere uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, Mahkeme kararının ilanına karar verilmesini talep etmiş; 06.01.2023 tarihli dilekçesi ile asıl davadaki maddi tazminat talebinin 664.770,48 TL, birleşen davadaki maddi tazminat talebinin 3.854.474,96 TL olarak arttırıldığını beyan etmiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA
1. Asıl davada davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkili firmanın 2003 yılından beri vektör mücadelesi, haşerelerle ve çevre zararlıları ile mücadele için Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsatlı 65 adet Biyosidal ürün üreten ve bu ürünlerin uygulanması için araç ve ekipmanları üreten bir firma olduğunu, onlarca belediye ve sağlık kuruluşlarında bugüne kadar vektör mücadelesi hizmetlerini tamamladığını, davacıya ait patent incelendiğinde, ana isteminin … olduğunu, diğer istemlerin ise ana isteme bağımlı istemler olduğunu, patentin 1 numaralı ana isteminin … tabanlı bilgisayar yazılımından öte bir şey olmadığını, davacının patentinden … çıkarıldığında patentin işlevsiz kaldığını, … uygulamasının ABD ve Almanya gibi ülkelerde yıllardır uygulandığını, ayrıca ülkemizde de pek çok belediye tarafından davacının patent tescil tarihinden önce kullanılmaya başlandığını, davacının patentinin yeni olmadığı gibi buluş basamağını da içermediğini, müvekkil firmanın T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları … tarafından 09.09.2014 tescil tarihli “…” adı ile kayıtlı lisanslı programı bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiş; karşı dava dilekçesinde, davacı/karşı davalıya ait 2012/… sayılı patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davacı/karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin patentinin araştırma ve inceleme süreçlerinden geçtiğini, tüm dünyadaki dokümanların tarandığını, yenilik ve buluş basamağı kriterini haiz olduğu tasdik edilmiş bir incelemeli patent olduğunu savunarak karşı davanın reddini istemiştir.

3.Birleşen 2021/17 E. sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, dava zorunlu arabuluculuğa başvurulmadan açıldığından tazminat davasının usulden reddi gerektiğini, davacı şirketin maddi ve manevi tazminat ile hükmün ilanı taleplerinin esastan reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava ve karşı dava yönünden, ihtilaf konusu 2012/… tescil numaralı patentin yenilik özelliğinin bulunduğu, buluş basamağını içerdiği, hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığı, … Belediyesinden gelen yazıya göre davalı-karşı davacının şartnameye uygun davrandığını bildirilmesine göre teknik şartname ve patent üzerinden karşılaştırma yapıldığında davalı-karşı davacının ihtilaf konusu patentin ana istemini ihlal ettiğinin belirtildiği, davalı-karşı davacı-birleşen davalının patente tecavüzü söz konusu olmasaydı davacı-karşı davalı-birleşen davacının asıl davanın açıldığı tarihe kadar olan dönem için elde edebileceği muhtemel gelirin 664.770,48 TL olarak hesaplandığı, davaya konu patentin buluş konusu, davalı-karşı davacının patentten elde ettiği gelir, tecavüzün süresi, davalı-karşı davacının kusur durumu, davacı-karşı davalının ticari hacmine göre 50.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olacağı; birleşen davanın ise, asıl davasının açılmasından sonraki dönem için maddi ve manevi zararların tazmini, yoksun kalınan kazancın karşılanması talebinden ibaret olduğu, birleşen davada lisans bedeline göre tazminat talep edildiği, davacı tarafça örnek lisans sözleşmesi sunulmadığından ve davacı tarafça dava konusu patent kullanılarak gelir elde ettikleri tespit edilemediğinden lisans bedelinin kesin olarak hesaplanamadığı, bilirkişi raporunda tespit edilen lisans bedelinin bu kriterlere uygun olmadığı anlaşıldığından birleşen davayla ilgili maddi tazminatın 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 50. maddesi uyarınca 1.500.000,00 TL lisans bedelinin hakkaniyete uygun olacağı kanaatine varıldığı, tek bir haksız eylem nedeniyle yalnızca bir kez manevi tazminat talep edilebileceği, asıl davada manevi tazminat talep edildikten sonra, aynı haksız eylemle ilgili yeni bir dava açılarak yeniden manevi tazminat talep edilemeyeceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile; davalının davacının incelemeli patentten kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin tespitine, davalının davacıya ait patente tecavüz eylemlerinin men’ine ve ref’ine, tecavüz konusu … tabanlı sistemin davalı tarafça kullanılmasının durdurulmasına, … tabanlı sistem ile ilgili bilgi ve tanıtımların davalıya ait her türlü katalog, broşür, internet sitesi ve tanıtıcı dokümandan kaldırılmasına, bu mümkün değilse tanıtım belgelerine el konularak karar kesinleştiğinde masrafı davalıdan alınmak suretiyle imhasına, 664.770,48 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari işlere uygulanacak en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar kesinleştiğinde bir kez ilanına; karşı davanın reddine; birleşen davanın kısmen kabulü ile davalının davacıya ait incelemeli patentten kaynaklanan haklarına tecavüz ettiğinin tespiti, men’i ve ref’i taleplerinin derdestlik nedeniyle usulden reddine, 1.500.000,00 TL maddi tazminatın en yüksek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar kesinleştiğinde bir kez ilanına karar verilmiş, hüküm, taraflarca istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle asıl dava, karşı dava ve birleşen dava yönünden taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm istinaf istemlerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, patent hakkına tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i ile maddi ve manevi zararların tazmini istemine, karşı dava, davacı-karşı davalıya ait patentin hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. Birleşen dava, asıl davasının açılmasından sonraki dönem için, patent hakkına tecavüzün tespiti, men’i ve ref’i ile maddi ve manevi zararların tazmini talebine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından asıl dava ve karşı davaya ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, birleşen davaya ilişkin olarak, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına, aynı eyleme ilişkin asıl davada manevi tazminat talep edildiğinden, birleşen davadaki manevi tazminat talebinin yerinde olmamasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

3.Birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince; asıl ve birleşen davada davacı, … Büyükşehir Belediyesi’nin “Halk Sağlığı Alanında Haşere Mücadelesi İçin Malzemeli İlaçlama Hizmet Satın Alımı İşi” konulu ihalesinin davalı tarafından üstlenildiğini, Teknik Şartname incelendiğinde ihaleye konu sistemin temel özelliklerinin incelemeli patent belgesindeki istemleri içerecek şekilde kurgulandığını, patent belgesinden doğan haklarının ihlal edildiğini ileri sürmektedir.

Asıl davada, davacı taraf; dava tarihi olan 10.05.2016’ya kadar geçen süre için uğranılan zararın 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin (551 sayılı KHK) 140/2-(a) maddesi uyarınca, tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, patent sahibinin patenti kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre davalıdan tahsilini talep etmiştir. Asıl davanın açılmasından sonra devam eden tecavüzle ilgili olarak 14.01.2021 tarihinde birleşen dava açılmış olup, davacı taraf bu kez, 10.05.2016 tarihinden sonraki tecavüz eylemleri nedeniyle uğradığı zararların ve ayrıca yoksun kaldığı kazancın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 151/2-(c) maddesine göre emsal lisans bedeli hükümlerine göre hesaplanarak davalıdan tahsilini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davada, bilirkişi raporlarında talep edilen yöntemlere göre asıl ve birleşen dava için ayrı ayrı tazminat hesaplaması yapılmış ve mahkemece söz konusu raporlar hükme esas alınmıştır.

Ancak, asıl ve birleşen davaya konu edilen tecavüz eylemlerinin aynı ihale kapsamında kaynaklanan tek ve devam eden eylem niteliğinde olduğu, asıl dava sonrasında devam eden tecavüz eylemleri için birleşen davanın açıldığı, davacının asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde 551 sayılı KHK’nın 140/2-(a) maddesi uyarınca “tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, patent sahibinin patenti kullanması ile elde edebileceği muhtemel gelire göre” hesap yapılması yönünde tercihini açıkladığı, artık birleşen davada yeni bir hesap yöntemi seçemeyeceği, her iki davada da aynı hesap yönteminin benimsenmesi gerektiği anlaşılmakla mahkemece birleşen davada buna göre tazminat hesabının yapılması için bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, tarafların asıl ve karşı davaya yönelik temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve karşı davada verilen kararın HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle tarafların birleşen davaya ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine; (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davaya ilişkin olarak tarafların temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1 hükmü uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine,
aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, 29.04.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ
Çoğunlukla ortaya çıkan uyuşmazlık, asıl davanın açılmasından sonraki haksız eylemler nedeniyle açılan ve birleşen yeni bir dava yönündende asıl davada kullanılan seçimlik hakla davacının bağlı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Asıl dava, patent hakkına tecavüzün tespiti, men ve ref’i ile tazminat istemlerine ilişkin olup davacı maddi tazminatın tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, paten sahibinin patenti kullanması ile elde edeceği muhtemel gelire göre hesaplanmasını talep etmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...