MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2024 / ****
Karar No 2025 / ****
Karar Tarihi **.05.2025
Karşı OyYok
Dava Konusu: Sigorta

Karar Metni

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1762 Esas, 2024/689 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/490 E., 2023/532 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 13.05.2025 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat … ve davalı vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan kısa vadeli ihracat kredi sigorta poliçesi çerçevesinde davalı Türk Eximbank’ın müvekkili şirketin tahsil edemediği ihracat bedellerini tazmin etme yükümlülüğü altına girdiği, davalı tarafından düzenlenen 27.02.2020 tarihli ”Alıcı Limiti Onay” belgesi ile Almanya’da yerleşik … firması adına 01.02.2020 – 31.01.2021 tarihleri arasında 120 gün vadeye kadar yapılacak sevkiyatlarda geçerli olmak üzere 75.000,00 euro (81.623,00 ABD Doları) tutarında alıcı limiti onayı tahsis edildiği, müvekkilinin sigorta kapsamında adı geçen Alman firmasına 25.03.2020 tarihli fatura ile 74.884,80 euro tutarında ihracat gerçekleştirdiğini, ilgili sevkiyatın yanlışlıkla 74.884,80 USD olarak davalı sigortacıya bildirildiğinin fark edilmesi üzerine 04.12.2020 tarihli yazıyla banka kayıtlarının 74.884,80 euro olarak düzeltilmesi ve çıkacak prim farkının bildirilmesinin talep edildiği, bunun üzerine davalı sigortacının 07.12.2020 tarihli prim düzeltme bidirimi ile 194,76 TL ek prim tahakkuk ettirdiğini, ek primin de müvekkili tarafından davalıya ödendiğini, dolayısı ile sevkiyata ilişkin primin tam olarak davalı sigorta firmasına ödendiğini, müvekkilinin bahsi geçen fatura tutarının vadesinde ödenmemesi üzerine sigorta teminatı kapsamında zararın tazmin edilmesi talebi ile 20.12.2020 tarihinde davalı sigorta şirketine müracaat ettiğini, taraflar arasında imzalanan sigorta poliçesinin 1/b maddesine göre “Alıcıya sevk edilen ve alıcı tarafından kabul edilen malların brüt fatura tutarını vade tarihinden sonraki 4 ay içinde sigortalı/satıcıya ödeyememesi veya ödememesi” halinin ticari risk olarak kabul edildiğini, poliçenin “Zararın Kesinleşmesi” başlıklı 15/b maddesinde; zararın, alıcıya teslim edilen ve alıcı tarafından kabul olunan malların brüt fatura tutarının vade tarihinde ödenmemesinden ileri gelmesi halinde vade tarihini takip eden 4. ayın bitiminde kesinleşmiş sayılacağının hüküm altına alındığını, ancak davalı tarafından taleplerine cevap verilmediğini, ödeme yapılmadığını, alıcı limit onayında belirtilen 74.884,80 euro tutarındaki sevkıyatın 81.623,00 USD olarak sabitlendiğini, tazminat ödemesinin de sabitlenen USD üzerinden TL’nin ödeme günündeki geçerli poliçenin 13. maddesine göre davalının zararın %90’ını ödemekle yükümlü olduğunu, buna göre davalının ödemesi gereken tazminat tutarının 81.623,00 USD’nin %90’ı olan 73.460,70 USD’nin ödeme günündeki TL karşılığı olduğunu, bu miktarın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra takip tutarının %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların kısa vadeli ihracat kredi sigortası poliçe sözleşmesi imzaladıklarını ve davacı sigortalının Almanya’da yerleşik H.A. Warenhandels Gmbh’den (alıcı) 74.884,80 euro tutarındaki alacak iddiasıyla 21.12.2020 tarihli vadesi geçmiş alacaklar aylık bildirim formu ile müvekkiline başvurduğunu, malın taşınması için düzenlenen denizyolu taşıma belgesi (…) ve gümrük beyannamesi üzerinde malın boşaltılacağı liman olarak Belçika’nın … limanın yer aldığını, alıcının resmi adresinin Almanya’nın … şehri olduğunu, ancak malların Almanya’da alıcının adresine daha yakın limanlar varken başka bir ülkedeki limana sevk edildiğini, 10 adet konteyner içeriği malların öncelikle Belçika’nın … limanında boşaltıldığını, sonra her bir konteyner için ayrı ayrı karayolu taşıma belgesi (CMR) düzenlendiğini, CMR’ler üzerinde, ilgili konteynerlerin Belçika … limanından alıcının …/Almanya’daki resmi adresine taşındığını ve teslim alan kısmında alıcının kaşesi ile bir imzanın bulunduğunun görüldüğünü, bu itibarla şeklen alıcı tarafından kaşe ve imza ile onaylanmış gibi görünen CMR’lerin müvekkiline sunularak malların alıcı tarafından teslim alındığının beyan edildiğini, alıcı tarafından malların teslim alındığını gösteren ve alıcı tarafından şeklen onaylanmış gibi görünen karayolu taşıma belgeleri ile sigortalı davacı ve alıcı tarafından kaşe ve imza ile onaylanmış gibi görünen Türkçe satış sözleşmesinin müvekkili sigortacıya ibraz edildiğini, fakat sevkiyata ilişkin siparişin alındığını gösterir herhangi bir form veya yazışma, sipariş öncesi alıcı ve sigortalı arasında yapılmış herhangi bir yazışma ve alıcının imzasının teyit edilebileceği imza sirküleri vb. bir belge ibraz edilmediğini, davacının sigorta sözleşmesinde yer alan yükümlülükleri yerine getirmemesi ve yapılan araştırmada alacağa konu işlemin şüpheli olması nedenleriyle sigorta tazminat talebinin reddedildiğini, diğer taraftan davacı hakkında da suç duyurusunda bulunulduğunu, başka bir sigorta tazminatı talebinin reddi nedeniyle davacının İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/104 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın derdest olduğunu, müvekkilinin davacı yan hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı 2021/64679 numaralı dosyası tahtında hem ilk davada bahsedilen sevkiyatta, hem de işbu davada belirtilen sevkiyatta usulsüzlüklerin olması nedeniyle suç duyurusunda bulunulduğunu, fatura üzerinde su bedelinin 49.884,80 euro, navlun bedelinin ise 25.000 euro olarak belirtildiğini, toplam fatura tutarının 74.884,80 euro olduğunu, mal bedelinin yarısını aşan tutarda navlun bedeli söz konusu olduğunu, bu itibarla fatura bedelinin yüksek gösterilmek suretiyle müvekkilinden haksız sigorta tazminatı talep edildiğini, davacının poliçenin 30. maddesine aykırı hareket ettiğini, davacının sahte belge ile sigorta tazminatı talep ettiğini, davacının sigorta sözleşmesinde yer alan yükümlülüklerini de yerine getirmediğini, poliçenin 9/b, 9/d maddesi ile 18. maddesine aykırı davrandığını, anılan maddeye göre sevkıyatların ödenmemiş meblağlarının vade tarihini takip eden 60 gün içinde müvekkiline bildirimi gerektiğini, Genel Şartların B1.2 maddesinin de bu yönde olduğunu, buna göre var olduğu iddia edilen alacağın vadesinin 26.06.2020 olduğunu, ancak alacak bildirim tarihinin 21.12.2020 yani 178 günlük bir fark bulunduğunu, sigortalının ağır kusuruna rağmen sigortacının tazminat ödemesi gerektiği düşünülürse sigortacının, ödeme gücü iyice zayıflamış (belki de iflas ve tasfiyesi gerçekleşmiş), rücu edilmesi neredeyse olanaksız bir alıcıyla baş başa kalmış olacağını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 1446. maddesi uygulandığı takdirde sigortacının önce tazminat ödeyeceğini, daha sonra alıcıya rücu ederek “bildirim süresinde yapılsa idi ne kadar az tazminat ödeyeceğini” ispat yükü altında kalacağını, böyle bir ispat yükü veya TTK’nın 1446. maddesinin bu şekilde uygulanmasının iki tarafı tacir olan bir sigorta sözleşmesinde hakkaniyete de aykırı olacağını, TTK’nın 1449. maddesi kapsamında değerlendirme yapılması gerektiğini, davacının basiretli bir tacir olarak hareket etmediğini, davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı ile davalı arasında kısa vadeli ihracat sigorta poliçesi düzenlendiği, davacının ihraç edeceği mallarla ilgili davalıya müracaat ederek 81.623,00 USD alıcı limit onayı tahsis edildiği, primlerin davalı yanca tahsil edildiği, poliçenin 1/b maddesi uyarınca alıcıya sevk edilen ve alıcı tarafından kabul edilen malların brüt fatura tutarının vade tarihinden 4 ay içinde sigortalı satıcıya ödenmemesinin sigorta kapsamındaki ticari risk olarak tanımlandığı, ihracat belgelerinde bir usulsüzlük olmadığının savcılık makamınca da tespit edildiği, davalı yanca bu hususta yapılan şikayet üzerine takipsizlik kararı verilerek verilen kararın da kesinleştiği, sigortalı satıcıya dair başkaca bir soruşturma veya kovuşturma olup olmadığı hususunun davalı sigortacıdan karar celsesinde tekrar sorulduğu, sigortalı satıcı hakkında başkaca bir soruşturma ve kovuşturma da bulunmadığı, rizikonun geç bildirildiği, bu nedenle zararın teminat dışında kaldığı savunmalarının yersiz olduğu, keza mal bedelinin yarısını aşan tutarda navlun bedeli olduğu iddiasının da denetime el verişli rapor ile çürütüldüğü, davacı satıcının başka alıcılara farklı fiyatttan mal sattığı, malları dava dışı alıcının yakınında liman varken daha uzak limana sevk edilmesi vs. hususlarının ticari hayatta şüpheli işlemler olarak değerlendirilemeyeceği, esasen davalının bu hususta somut bir delil ibraz ederek TTK’nın 1409. maddesi gereği ispat külfeti altında olduğu, bu yükümlülüğün de yerine getirilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 25. İcra Müdürlüğü’nün 2021/9864 E. sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, 123.175,94 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, takip tarihinden alacak tamamen ödeninceye kadar asıl alacağa 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince Devlet bankalarının Amerikan Doları için açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına uygulanan en yüksek faizinin işletilmesine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...