Karar Metni
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/899 Esas, 2024/1409 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde;davacı …’in, davacı … Şirketinin kurucu ortağı ve yöneticisi olduğunu, davacılar başarılı bir ticari geçmişe sahip olup uçak, otel, vize, tur, organizasyon ve benzeri pek çok alanda hizmet ve faaliyet göstermekte olup Türkiye ile yabancı ülkeler arasında ticari ve kültürel köprüler kurduğunu, davacılar, 2015 yılında “…com” isminde, 25-30 milyonTL yatırımla, tamamen kendi yazılım ekibinin kodladığı, büyük bir server alt yapısına sahip bir intenet sitesi kurduğunu, bunu Türk Patent Marka Kurumu’nda tüm sınıflarda tescil ettirdiğini, marka çalışmalarını, reklam ve tanıtımını … ve ….’un da birlikte çalıştığı ….ya yaptırdığını, “….com” … ve TURSAB belgelerine sahip olup pek çok başarıya imza attığını, davacılar “….” internet sitesinin yanı sıra “….” (kripto exchange ve al sat borsası), “belediyesikayet.com” (belediyelerle ilgili sosyal proje), “…com” (açık artırma projesi) gibi kendi öz sermayesi ile yayına çıkardığı pek çok ürün ve projeye sahip olup bunların her türlü sınai mülkiyet ve telif hakları tescil edildiğini, müvekkilinin, 2010 yılında kendi öz sermayeleri ile kurduğu firmayı 2017 yılında 4 marka ile taçlandırdığını, her yıl yüksek cirolar elde ederek turizm ve bilişim sektöründe büyük başarılara imza attığını, müvekkillere karşı haksız, kötü niyetli ve mütecaviz eylemlerden birisi olarak, müvekkillerin “….com” markasıyla iltibas oluşturacak şekilde …. A.Ş. kurulduğunu, ..’ın ortak ve yöneticilerinden olan …’nın Türk Hava Yolları’ndan FETÖ nedeniyle atıldıktan sonra Eylül 2020’de ..’ın yönetimine girdiğini, daha sonra, dini tarikat lideri …’ın akrabalarının şirketi olan … Holding tarafından kurulan … … Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, Nisan 2021’de 28.743.235,00 TL ve Aralık 2021’de 11.990,00 TL …’a yatırım yaptığını, ve böylelikle ortak olduklarını, diğer taraftan, ..’ın eski yetkililerinden ve geçmişte yoğun FETÖ bağlantıları olduğu bilinen …, … Medya’yı faaliyete geçirerek ..’ın bütün tv, radyo, internet, reklam ve tanıtım hizmetlerini yürüttüğünü, …’ın halihazırda kullanmış olduğu “….com” markası tescilli bir marka olmayıp davacıların tescilli markası olan “….com”dan kaynaklı marka ve telif haklarını ihlal ettiğini, davalıların geçtiğimiz 7 yıllık sürede yaptıkları pek çok tescil başvuruları sürekli olarak reddedildiğini, davalılar, turizm sınıfında tescilleri olmadan 2016 yılından beri hukuka aykırı olarak faaliyet gösterdiğini, tüm resmi başvuruları ve açtıkları davaları reddolunan … şirketi bu kez davacılar hakkında yalan yanlış beyanlarda bulunarak davacılara karşı karalama kampanyası başlattığını ve davacıları itibarsızlaştırmaya dönük kara propaganda yapmaya başladıklarını, .. projesi, FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı kimselerin “rent a car” ve ulaşım sektöründe etkin olma ve FETÖ ruhunu bu sahada hakim kılma girişimi olup terör örgütüne finansman sağlanmak ve alan açmak istendiğini, mahkemece yapılacak yargılama neticesinde açık ve net bir şekilde ortaya çıkacağını ve diğer yandan, FETÖ kaçaklarının “….com” ve …. üzerinden araç kiralayarak seyahat ettikleri yönünde yaygın söylemler olup bunun önüne geçilmesi gerektiğini, tüm bunların yanı sıra, davacılara ait olan ve tescilli bir marka olan “…” ile aynı alanda faaliyet göstermek isteyen “…com” sitesi, bugüne kadar hiçbir resmi kabulü ve tescili olmadan yıllar boyunca müşteri potansiyelini ve trafiğini kendi sitesine çekerek davacılara kasıtlı şekilde zarar vermekte olup davacıları ciddi oranda mağdur ettiğini, müvekkilinin uğramış olduğu zararların tespitinin şu aşamada taraflarınca mümkün olmadığını ileri sürerek davalıların …. …. … A.Ş., … Medya Reklam Organizasyon Hizmetleri Ticaret AŞ., “…com” ve “….com” sitesi ile olan tüm ticari iş ve faaliyetleri yapmaktan yasaklanmasına, ve nihayetinde davalıların rent a car işletme ruhsatname, lisans ve izinlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı …. A.Ş vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin Türkiye’nin en büyük şirketlerinden biri olarak yüzlerce farklı kişi, kurum ve kuruluş ile çeşitli ticari iş birlikleri ve kampanyalar gerçekleştirdiğini, müvekkili şirket’in aynı zamanda en büyük hissedarı Türkiye Varlık Fonu olup, ilgili mercilerce FETÖ ile iltisaklı olduğu tespit edilen herhangi bir şirketle herhangi bir ticari faaliyette bulunmasının mümkün olmadığını, müvekkili Şirket’in tüm sözleşmelerinde buna dair özel bir fesih düzenlemesi de bulunmadığını, … isimli şirket ile müvekkil şirketin imzaladığı herhangi bir sözleşme bulunmadığını, “….com” ve “….com” sitelerine doğrudan reklam verilmesine ilişkin herhangi bir anlaşma bulunmamakta olup, çalışılan reklam ajansları üzerinden bu sitelere reklam verilmesi mümkün olmadığını, ayrıca müvekkili şirket’in “rent a car ruhsat/izin/lisans”ı bulunmadığını, davanın müvekkili şirket açısından husumet ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, “….com” internet sitesinin TÜRKPATENT nezdinde tüm sınıflarda tescil edildiği beyan edildiğini, TÜRKPATENT’in “internet alan adlarının” tescili kapsamında görevli ve yetkili olmadığını, dava dilekçesinde herhangi bir markaya ilişkin de başvuru/tescil numarası belirtilmediğini, yapılan araştırmada ise davacı Şirket tarafından 11.01.2016 yılında yapılan “….com” ibareli marka başvurusunun tescilinin geçersiz kılındığına ilişkin kaydın tespit edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı .. …AŞ vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirket … Holding A.Ş. bünyesinde faaliyet göstermekte olup, .., .. ve … markaları ile yaklaşık 80.000 araçlık bir filo ile kiralama yaptığını, ana sözleşmesinde de araç kiralama yapacağına dair madde bulunmadığını, öte yandan müvekkili şirket Türkiye hudutları dâhilinde araç satımı, araç kiralama işleri ve yetkili servis bakım işleri ile iştigal eden sektöründe öncü ve güvenilir bir firma olduğunu, müvekkil şirkete davada husumet yöneltilmesi hukuken mümkün olmadığını, davacının dava konusu iddia ve talepleri somut ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
3.Davalı …. AŞ vekili cevap dilekçesinde; davaya ilişkin uyuşmazlıkta müvekkili şirkete husumet yöneltilebilmesinin mümkün olmadığını, müvekkiline yöneltilen mesnetsiz ve itibar zedeleyici iddialara karşı her türlü talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla; somut ve hukuki dayanaktan yoksun davanın başta husumet yokluğu nedeniyle usulden, mahkeme aksi kanaatte olması halinde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
4.Davalı .. Seyahat.. AŞ vekili cevap dilekçesinde; herhangi bir terör örgütüyle davalı şirketlerin iltisaklı olduğunun tespitinin yapılmasının mümkün olamayacağını, davacılar tarafından sunulan dava dilekçesinde yer alan iddia ve ithamlar somut dayanaklardan yoksun olmakla beraber söz konusu iddia ve ithamların tarafının kesinlikle müvekkili şirket olmadığını, davacılar tarafından sunulan 5 sayfalık dava dilekçesinin tamamında … ve .. Medya şirketleri ile ilgili ithamlarda bulunulmuş olup müvekkili şirketin isminin yalnızca dava dilekçesinin davalılar kısmında geçtiğini, müvekkili şirket ile ilgisi bulunmadığı gibi işbu mesnetsiz davanın da müvekkili şirket yönünden hukuki yarar yokluğu ve husumet yokluğundan reddi gerektiğini, savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ve netice kısmında “…com” ve “….com” internet adreslerinin sahibi olan şirketin FETÖ ile iltisaklı olduğu iddia edilerek davalıların bu platformlarda ticari faaliyetlerinin yasaklanması yönünde olduğu, 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa (HMK) göre yapılan değerlendirmede, davacı vekilinin davaya konu taleplerinin mahkemenin yetki ve görev alanına girmediği zira mahkemenin Hukuk Mahkemesi olup aynı zamanda ihtisas mahkemesi sıfatıyla marka hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklar ile fikri mülkiyetten kaynaklı uyuşmazlıklar alanında yetkili ve görevli kılındığı, davacı vekilinin dava dilekçesindeki taleplerinin davalıların suç isnat edilen platformlarla ticari faaliyetlerinin yasaklanmasına yönelik olduğu, davacının taleplerinin marka hakkını ihlal ettiği iddia edilen platform sağlayıcılar yönünden Mahkemenin görev alanına girse dahi davalıların marka hakkına tecavüz ya da öncelikli kullanım haklarının ihlali yönünden davalılar cihetiyle bir ihlalin varlığının iddia edilmediği, platform sağlayıcısı yönünden bir ihlal iddiasının bulunması halinde dahi platformla iş yapan tarafların bu iddia karşısında bir sorumluluklarından bahsetmenin mümkün olmayacağı, bu haliyle davacı taleplerinin Hukuk Mahkemelerinin görev alanına girmediği, davaya konu taleplerin Cumhuriyet Başsavcılıkları veya kolluklar nezdinde yapılacak şikayetle ceza soruşturması ve kovuşturması neticesi değerlendirilebilecek taleplerden olduğu, bu kapsamda davacının işbu davayı mahkemede açması yönünde hukuki yararının olup olmadığı yönünden yapılan değerlendirmede davacının mahkemenin yetkisi ve görev alanına girmeyen, davalıların asli sorumlu ya da müteselsil sorumlu olarak marka ve öncelikli kullanım haklarını ihlalden bahsedilemeyeceği dikkate alındığında ve netice ve talep kısmında belirtilen davalıların “…com” ve “….com” internet siteleri ile olan ticari iş ve faaliyetlerin yasaklanması, davalıların araç kiralama faaliyetlerinin yasaklanması talep hususunda davacı tarafın hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan HMK’nın 114/1-h ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacılar vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar tarafından asıl davalı olarak FETÖ ile irtibatlı olduğu öne sürülen … A.Ş. ve … isimli şirketlere dava açılmadığı, FETÖ terör örgütü ile iltisaklı olduğu iddia edilen ticari kuruluş ile ilgili delil ve belge sunulmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’ndan (SMK) kaynaklanan hakların mevcudiyeti ve ihlaline yönelik bir iddia da ileri sürülmediği, davacı tarafça markaya dayalı herhangi bir istem de söz konusu olmadığından davada SMK hükümlerinin uygulanmasının söz konusu olmadığı, bu nedenlerle; İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar, davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...