Karar Metni
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1204 Esas, 2024/1419 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/123337 sayılı “beef” ibareli 01, 05, 31, 35, 44. sınıflar için yaptığı marka başvurunun ilanına davalı şirket tarafından 2018/32141 sayılı “…” ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucunda 5, 31 ve bir kısım 35. sınıf kapsamındaki emtialarının çıkarılmasına karar verilerek tescil başvurusunun kısmen reddedildiğini, bu karara itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, müvekkilinin markası ile davalı şirkete ait marka arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalar bütüncül olarak değerlendirildiğinde her iki markanın da ayırt edicilik kazandığını, tüketiciler nezdinde bıraktıkları izlenimin farklı olduğunu, müvekkiline ait markanın reddedilen 05, 31 ve bir kısım 35. sınıftaki hizmetlerin müşteri çevresinin bilinçli, seçici, özenli ve daha ziyade profesyonel alım yapan tüketicilerden oluştuğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, müvekkilinin 2019/123337 no.lu “….” ibareli markasının tescil talebi reddedilen sınıflar yönünden de müvekkil adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, marka işaretlerinin benzer olduğunu, davacı … müvekkilinin hayvan yetiştiricilerini hedef alan “hayvan yemi, takviye edici gıda, verim arttırıcı ürün” üretimi yaptıkları düşünüldüğünde gerek hayvan çiftliği sahibi profesyonel üreticilere gerekse kendi hayvanlarının bakımını yapan hayvan yetiştiricilerine ürün sattığını, çoğu zaman köyde hayvancılıkla uğraşanlar, satış noktalarına gidip sorunlarını anlatarak kendilerine hitap eden ürünü satın almakta ya da çevrelerindeki hayvancılıkla uğraşan diğer kimselerden aldıkları tavsiyeler ile ürün satın aldıklarını, bu durumdaki tüketicinin profesyonel bir alıcı kitlesi olduğundan “..” ve “..” markasını ayırt edebileceğinden bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin “…” ibaresi için 2018 yılında tescil başvurusu yapmış olsa da bu markayı tescil tarihinden önce kullandığını, müvekkilinin … ibaresi üzerinde öncelik hakkına sahip olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının “..+.. ” ibareli marka başvurusu ile davalı şirkete ait “..” ibareli tescilli markası arasında başvuru kapsamından çıkartılan 05.sınıfta ve 31.sınıfta yer alan tüm mallar ile 35.sınıfta yer alan uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler açısından biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibarıyla görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından işaret benzerliği nedeniyle başvuru kapsamından çıkarılan 05. sınıfta ve 31. sınıfta yer alan tüm mallar ile 35.sınıfta yer alan uyuşmazlık konusu mal ve hizmetler açısından başvuru konusu işaret ile davalı taraf markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısı oluşabileceği ve markaları karıştırabileceği, iltibas koşulları oluştuğu, SMK’nın 6/3 hükmüne göre önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddialarının SMK’nın 6/1 hükmü engelini ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2019/123337 sayılı “..+..” ibareli marka başvurusu ile davalının redde mesnet 2018/32141 sayılı “…” ibareli markası arasında SMK’nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibarıyla ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, karşılaştırılan markalarda ortak olarak kullanılan İngilizce “sığır eti” anlamına gelen “..” ibaresinin reddedilen mal ve hizmetler yönünden ayırt edicilik vasfını haiz olduğu ve markalarda ortak asli unsur niteliği taşıdığı, itiraza mesnet markadaki ayırt ediciliği düşük, yaygın kullanımı bulunan “..” ibaresinin “..” asli unsuruna vurgu yaptığı, görsel ve işitsel olarak başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin redde mesnet markanın kapsamında yer aldığı, davacının gerçek hak sahipliği iddiasının ancak SMK’nın 6. maddesi kapsamında, marka tescil başvurusuna itiraz hakkı sağlayacağı, bunun dışında marka hukukunda tescilde teklik ilkesi söz konusu olduğundan, kendisinden önce tescilli bir marka mevcutken, öncelik hakkına dayanarak tescilsiz bir markanın tesciline imkan vermeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...