Karar Metni
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2111 Esas, 2024/2186 Karar
HÜKÜM : Davanın kısmen kabulü (Yeniden hüküm kuurulmak suretiyle)
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardır “…” ibaresi ile 29, 30 ve 39. sınıflardaki emtiaları kapsayacak şekilde satış ve bununla bağlantılı hizmet faaliyetleri ile uğraştığını, müvekkilinin “…” ibaresine yönelik üstün ve öncelik hakkına sahip olduğunu, müvekkilinin uzun süredir 29, 30 ve 39. sınıflardaki emtialar üzerinde tescil dışı markasal kullanımı söz konusu olduğunu, bu sebeple müvekkilinin tescil dışı kullanımından çok sonraki tarihlerde tescili alınmış olan davalıya ait dava konusu 2012/103718 numaralı markanın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6. maddesinin üçüncü fıkrası hükmü uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin tescilli “…” markaları ile davalı adına tescilli olup hükümsüzlüğü talep edilen yine esas unsurunu “…” ibaresi oluşturan dava konusu marka ile görsel, işitsel, kavramsal ve sınıfsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu dolayısıyla SMK’nın 6. maddesinin birinci fıkrası uyarınca davalıya ait dava konusu 2012/103718 numaralı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davalıya ait markanın tescil edildiği mal veya hizmet sınıfında son 5 yıldır kullanılmadığını ileri sürerek davalı markasının kullanılmama nedeni ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiş, herhangi bir savunmada bulunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen bozma kararı sonrası talimat yoluyla davaya konu markanın geriye doğru 5 yıl içerisinde ciddi biçimde kullanılıp kullanılmadığının tespiti yönünden marka hukukçusu bilirkişiden rapor alındığı, bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında davalıya ait tescilli markanın kullanım süresinin 12.12.2022 tarihinde sona erdiği, yasal koruma süresinin bittiği, sona ermeden sonra yenileme işlemi yapılmadığı, bu sebeple markanın hüküm ifade etmediği, ayrıca sunulan belgeler ışığında markanın ciddi şekilde kullanılmadığının belirtildiği, davalı tarafça sunulan belgeler arasında yevmiye defteri ile 2013-2019 yıllarını kapsayan toplam 14 koçan faturanın bulunduğu, faturalardaki mal alım satımlarının markanın tescilli şeklinden farklı olarak şirketin ticaret unvanı ile kullanıldığı, söz konusu faturalarda tescilli marka ibarelerinin bulunmadığı, bu durumda markanın etkin şekilde kullanıldığından söz edilemeyeceği, kullanım şeklinin de tescile uygun olmayacağı, bu sebeple tescile uygun ve ciddi kullanımdan söz edilemeyeceği tespitlerine yer verildiği, yargılama devam ederken markanın koruma süresinin sona ermiş olması ve yenileme işlemlerinin yapılmamış olması sebebiyle markanın hükümsüz hale geldiği, bu durumda Bölge Adliye Mahkemesinin bozma sebebinde belirtilen kullanılmamaya dayalı hükümsüzlük sebebi yönünden davanın konusuz kaldığı, konusuz kalan dava hakkında karar verilemeyeceği, bununla birlikte konusuz kalması sebebiyle yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden haklılık durumunun tartışılması gerektiği, davanın açılmasına sebebiyet veren davalının bu hükümsüzlük sebebi dolayısıyla yargılama gideri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği, kesinleşen önceki karardaki hükümsüzlük sebepleri yönünden ise yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, eskiye dayalı kullanım hakkı ve tescilli markaya dayalı hükümsüzlük talebi ile açılan davada, verilen önceki karar istinaf mahkemesince onanmış olup kesinleşmiş olmakla, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, kullanılmama ve 5 yıl süreyle kullanılmaya dayalı hükümsüzlük talebi yönünden, dava konusuz kalmakla, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait ve dava konusu “… gıda sağlıklı gülbey çiftliği lezzetler” ibareli ve 2012/103718 numaralı markanın 23.06.2014 tarihinde tescil edildiği, davanın 28.06.2019 tarihinde açıldığı, SMK’nın 25. maddesinin altıncı fıkrası hükmü uyarınca 5 yıllık hak düşürücü sürenin markanın tescilinden itibaren başlayacağı, davacının SMK’nın 6. maddesinin birinci ve üçüncü fıkrası hükümleri uyarınca markanın hükümsüzlüğü talepli davasını hak düşürücü süre dolduktan sonra açtığı, bu durumda mahkemece davacı tarafın markanın hükümsüzlüğü talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu talep hakkındaki ilk kararın istinaf incelemesi dışında kalması nedeniyle kesinleştiğinden bahisle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabet bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 297. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca, mahkemece davacının bütün talepleri hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, davacının bütün talepleri hakkında, kaldırma kararından sonra oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek yeniden bir karar verilmesi gerektiği, diğer yandan davalı tarafça kullanımı ispat yönünden bir kısım faturaların ibraz edildiği anlaşılıyorsa da, ciddi kullanımı gösterir mahiyette olmamakla faturalardaki kullanım ibarelerin davalının markasını tescil ettirdiği “… gıda sağlıklı gülbey çiftliği lezzetler” şeklinde olmadığı, SMK’nın 9. maddesinin ikinci fıkrasında açıklandığı şekilde markanın kullanıldığının ispatlanamadığı, mahkemece bu yöndeki talebin “kullanılmama nedeni ile hükümsüzlük” olarak nitelendirmesinin hatalı olduğu, hükümsüzlük kararının sonuçları geriye etkili olarak doğarken, iptal kararının sonuçları dava tarihinden itibaren ileriye doğru sonuç doğuracağı, usul kuralları gereğince her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirilmesi gerektiği, dava açıldığı tarih itibariyle markanın koruma süresi devam ettiğinden mahkemece markanın iptali hakkında konusuz kaldığından bahisle hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının re’sen kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davalı adına tescilli 2012/103718 numaralı markanın hükümsüzlüğüne ilişkin açılan davanın reddine, davalı adına tescilli 2012/103718 numaralı markanın kullanılmama nedeni ile iptali istemli açılan davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2012/103718 numaralı markanın kullanılmama nedeni ile iptaline ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...