MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2024 / ****
Karar No 2025 / ****
Karar Tarihi **.06.2025
Karşı OyYok
Dava Konusu: Itirazın iptali

Karar Metni

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1057 Esas, 2024/204 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2020/343 E., 2022/196 K.

Bölge Adliye Mahkemesi karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; davacı ve davalının kardeş olduklarını, yıllardır birlikte ticari faaliyet sürdürdüklerini, bu faaliyetlerden kaynaklı alacak borç ilişkilerinin doğduğunu ve fakat üzerinde mutabık kalamadıklarını, uyuşmazlıkların bir kısmının çözümü için aralarında sözleşme imzalandığını ancak sözleşme gereği davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyerek sözleşmeye konu gayrimenkullerin devrini yapmadığını ileri sürerek davalı adına kayıtlı olan 2 daire tapusunun iptali ile davacı adına tespit ve tesciline, aksi takdirde terdiden taşınmaz değerlerinin tesbiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak şimdilik 50.000,00 TL ‘nin temerrüt tarhinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.02.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 247.969,92 TL olarak belirtmiştir.

2.Birleşen davalarda davacı vekili ayrı ayrı, sözleşme gereği müvekkiline ödenmesi gereken aylık tutarların ödenmediğini, bu sebeple her biri farklı aylara ait olan alacaklardan müteşekkil icra takipleri başlattıklarını ve fakat davalının itirazı ile takiplerin durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini ve alacak taleplerinde bulunmuştur.

II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde özetle; sözleşmede yazılı ….deki … isimli dükkanı davacının işleteceğim diye isteyerek aldığını, ancak işletmeyerek 06.04.2015 tarihinde “… Yiyecek ve İçecek San.ve Tic. A.Ş.” adlı şirkete kiraya verdiğini, ilk bir yıllık kira bedeli olan 270.000,00 TL’yi peşin aldığını ve halen de kiralarını tek başına almaya devam ettiğini, sözleşmede davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Birleşen davalarda davalı vekili ayrı ayrı taleplerinin reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 706. maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 237. maddesi ve 2644 sayılı Tapu Kanunun 26. maddelerinde düzenlenen resmi geçerlilik şekil şartına uyulmaksızın yapılan dava konusu isteme dayanak sözleşmenin hukuken geçersiz olduğu gerekçesi ile asıl dava konusu tapu iptali tescil ve terditli rayiç değer alacağına yönelik asıl davanın reddine karar verilmiştir.

Birleşen davaların konusunu teşkil eden işletme payı ödemeleri ve ayrı ayrı dönemlere ilişkin olarak başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali taleplerine yönelik olarak ise mahkemece davalı …’ın taraflar arasındaki anlaşma gereğince davacı …’a devretmeyi taahhüt ettiği .. …caddedeki … Pastanesinin işletmesini anlaşmada belirtilen 31.12.2015 tarihinde devrettiğini ve sözleşmeden kaynaklanan edimini ifa ettiğini usulüne uygun deliller ile kanıtlayamadığı, davalının davacıya 01.01.2016 tarihinden itibaren başlayan dönemde her ay 20.000,00 TL ödeme yükümlülüğünün doğduğu, davalının söz konusu ödeme yükümlülüğünün gereğini yerine getirdiğine ilişkin kanıt ve ödeme belgesi sunmadığı gerekçesi ile birleşen davaların ayrı ayrı kabulüne karar verilmiştir. Hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
Hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ
A.Dava ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, taraflar arasında imzalanan sözleşme konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacı adına tescili, aksi takdirde taşınmazların rayiç değerlerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

Birleşen davalar ise; taraflar arasındaki sözleşme gereğince davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği halde ödenmediği ileri sürülen aylık işletme payı alacağının tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takiplerine vaki itirazın iptali ve icra-inkar tazminatı taleplerine ilişkindir.

B.Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleşen …. 23. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/423 Esas, birleşen …. 13.Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/434 Esas, birleşen Ankara 13.Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/185 Esas, birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/567 Esas, birleşen … 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/108 Esas, birleşen … 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/641 Esas sayılı davalar yönünden onanmasına karar vermek gerekmiştir.

2. Asıl davada davacı vekili taraflar arasında imzalan “…-… Anlaşması” başlıklı sözleşmenin ilk maddesinde düzenlenen “.. …. Sk.da yurt olarak kullanılan binadaki … payının tamamını …’a tapuda devredecek” ibaresine dayanarak gayrimenkulün tapu iptal ve tescilini talep etmiş, terditli olarak ise rayiç bedel talebinde bulunmuştur. Mahkemece her ne kadar anılan sözleşmenin şekil şartlarına uygun yerine getirilmediği, adi yazılı şekilde gerçekleştirildiği ve bu sebeple geçerli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de sözleşmenin devam maddelerinin incelenmesinde taraflar arasında bir kısım alacak ve borçlar üzerinde mutabakat sağlandığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki, sözleşmenin 2. maddesi “Buna karşılık …’dan olan alacağını almış olacak ve silecek” demek suretiyle sözleşme ile tarafların üzerinde mutabık kaldıkları borç konularında tasfiyeye gittikleri görülmektedir. Bir başka anlatımla davalı sözleşme tarihindeki daire bedelleri kadar borcunun silindiğini kabul etmektedir.

Hal böyle olunca, gayrimenkul devrinin adi yazılı şekilde yapılamayacağı ve bu suretle sözleşmenin geçersiz olduğuna dair mahkeme gerekçesi yerinde ise de şekle aykırılık dolayısı ile geçersiz sayılan sözleşmelerde tarafların sözleşme çerçevesinde aldıklarını karşılıklı olarak birbirlerine vermeleri gerektiği göze önünde bulundurulmalıdır. Dosya kapsamında davalının dava konusu gayrimenkulleri dava dışı üçüncü kişilere devrettiği de sabit olduğuna göre sözleşme tarihindeki gayrimenkul değerinin belirlenerek davacıya ödenmesine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.

3.Bozma sebebine göre asıl davada davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...