Karar Metni
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1326 Esas, 2024/1613 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/336 E., 2020/385 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “…” ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, bu marka üzerinde büyük yatırımlar yaparak tescilli marka sayısını arttırdığını, seri marka oluşturduğunu, Türkiye’de ve WIPO nezdinde tescilli onlarca “…” ibareli markasının olduğunu, “… …” ürünlerinin ambalajları için de endüstriyel tasarım tescillerinin ve başvurularının bulunduğunu, müvekkilinin “…” markalarına global bir koruma sağlamaya çalıştığını, davalı şirketin 2018/… sayılı “…” ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusunun “…” ibaresini esas unsur olarak içerdiğini ve bu nedenle müvekkili markalarıyla iltibas yaratma ihtimalinin kuvvetli olduğunu, zira söz konusu başvuruda geçen “…” ibaresinin, “gastronomi” ibaresinden türetildiğini ve doğrudan mal/hizmet sınıfını tanımlayıcı bir nitelik taşıdığını, müvekkilinin “…” markasının tanınmış marka olduğunu, bu nedenle de dava konusu başvurunun tescilinin mümkün olmadığını, davalının tescil başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) 2019-M-.. sayılı kararının 5. sınıfın 2. alt sınıfı yönünden iptaline, dava konusu markanın 5. sınıfın 2. alt sınıfı yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı … cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, taraf markalarında ortak olarak yer alan “…” ibaresinin, günlük yaşamda herkes tarafından sıklıkla kullanılan bir sözcük olduğunu, ayırt edici niteliği zayıf bir ibare olduğundan özellikle ayırt edici ek sözcüklerle kullanıldığında karıştırılma ihtimalinin ortadan kalkacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu “…” markasının, davacının “…” ibareli kelime markalarının serisi olarak algılanabilecek nitelikte olduğu ve alt marka algısı yaratmaya uygun bulunduğu, bu itibarla her ne kadar davacının markalarında geçen “…” kelimesi zayıf bir ibareyse de, 5/2. sınıftaki mallar yönünden kullanım yolu ile güçlendirilmiş ayırt ediciliği nedeniyle koruma kapsamının genişlediği ve dava konusu marka ile benzer olduğu, davacının “…” ibareli markalarının genelde gıda sektöründe, özelde de diyet ürün sektöründe uzun yıllara sari yoğun tanıtım faaliyetleri ile istikrarlı bir şekilde kullanıldığı ve tanıtıldığı, dava konusu marka başvurusu ile davacının, “…” ibaresini ihtiva eden tescilli kelime markalarının benzerliği fiili gerçeği de gözetildiğinde, davalının dava konusu markayı kullanması halinde, haksız bir yararın sağlanması, tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi veya tanınmış markanın ayırt edici karekterinin zedelenmesi şartlarının gerçekleşebileceği, bu nedenlerle 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/4 ve 6/5 maddesi hükümlerinde aranan şartların somut olayda bulunduğu, davalı Şirketin kötüniyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu ileri sürülmediğinden kötüniyet iddiasına dayalı hükümsüzlük isteminin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 5/2. alt sınıftaki mallar bakımından 2019-M-7557 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu markanın 5/2. sınıftaki mallar bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm, davalı … vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu “…” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet “…” ibareli markaları arasında başvuru kapsamında yer alan 5/2. sınıf mallar yönünden SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, en azından dava konusu başvurunun, davacının seri markalarından biri olarak algılanabileceği, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan “…” ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen yer aldığı, her ne kadar “…” ibaresinin ayırt ediciliği düşük olsa dahi “Gastronomi” kelimesinden türetilen “…” ibaresinin, karar yerinde iltibas bulunduğu kabul edilen mallar yönünden, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, uyuşmazlık konusu 5. sınıf malların tüketicisinin bilinçli olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, nitekim “…” ibareli başvuruyu, davacının işbu davada da itirazına mesnet olan “…” ibareli markaları ile benzer gören Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 2020/1732 E-2021/2426 K sayılı ilamında ve 5. sınıfın tüm alt gruplarında yer alan mallar yönünden tescili istenen “…” ibareli başvuru ile davacının yine işbu davada itirazına mesnet markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunun kabul edildiği Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 2015/14455 E-2017/2327 K sayılı ilamında da aynı sonuçlara ulaşıldığı, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı … vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...