MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2025 / ****
Karar No 2025 / ****
Karar Tarihi **.10.2025
Karşı OyYok
Dava Konusu: Banka

Karar Metni

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/109 Esas, 2023/522 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.10.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalılar vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın … Şubesi tarafından borçlu … ve müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla …’in imzalamış olduğu 25.11.2010 tarihli genel kredi sözleşmesine istinaden …’e nakit kredi kullandırıldığını, 366.138,15 TL nakit borcun ödenmesi için 22.12.2011 tarihinde noter aracılığı ile ihtarname keşide edilerek borçluların temerrüde düşürüldüğünü, buna rağmen borçların ödenmemesi üzerine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine geçildiğini, satılan taşınmaz bedelinin alacağı karşılamaması üzerine rehin açığı belgesi alınarak Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2015/3912 E. sayılı takip dosyası üzerinden 320.743,42 TL bedelle ilamsız haciz yoluyla takibe başlanıldığını, ancak borçlular tarafından yapılan itiraz üzerine takibin durduğunu, itirazın haksız olduğunu, ilk yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibin kesinleştiğini ve satış işleminin de gerçekleştirildiğini, kesin rehin açığı belgesine dayanılarak yeni bir takip yoluna gidildiğini, kredi sözleşmesinde borçlu olarak …’in müteselsil kefil olarak da …’in imzalarının bulunması nedeniyle borçtan sorumlu olduklarını, genel kredi sözleşmesinde faiz oranlarının açıkça belirlendiğini, %75 oranında temerrüt faizi talep yetkilerinin olmasına rağmen %48 oranında temerrüt faizi talep edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili …’in 60.000,00 TL Türkiye … Bankası’ndan, 260.000,00 TL Kredi Garanti Fonundan olmak üzere toplamda 320.000,00 TL … Bankası’ndan kredi kullandığını, … Bankası’ndan kullandığı 60.000,00 TL krediyi ödeyememesi üzerine yapılandırmaya gidildiğini ve 10.000,00 TL ödediğini, yapılandırma sonunda borcun 135.000,00 TL’ye çıkması nedeniyle yapılandırmayı gerçekleştiremediğini, icra takibi sonucunda rehinli konutun 86.000,00 TL’ye satıldığını, kredi sözleşmesindeki 500.000,00 TL’nin sonradan yazıldığını, …’in eşi olan …’in tüm sayfalarda imzasının bulunmadığını, kefil olunan miktarın hiçbir yerde yazılmadığını, eşinin kefil olmadığını, sadece lehine ipotek verdiğini, 320.000,00 TL kredi çekildiği halde toplamda 1.000.000,00 TL’ye yakın icra takibi yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, sözleşmede bankanın Merkez Bankasına bildirdiği faiz tablosundaki en yüksek kredi faizinin uygulanacağı belirtilmiş ise de Mahkemece yazılan müzekkereye verilen cevabın ekinde sunulan dava konusu krediye ait ve müşterinin de imzasını taşıyan kredi bilgileri ve ödeme planında dava konusu kredinin yıllık akdi faizinin %10,80 oranında, temerrüt faizinin ise kredi faiz oranının %30 fazlası olarak hesaplanacağının açıkça belirtildiği, bu nedenle bu oranların alacağın hesaplanmasında esas alınması gerektiği, bozma öncesinde alınan ve bozma ilamına konu teşkil eden Mahkeme kararında hükme esas alınan 28.02.2018 tarihli bilirkişi raporunun alınmasından sonra davalılar vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde, aleyhe hususlar kabul edilmemekle birlikte bahsi geçen raporun inceleme sonucu bölümünün ikinci kısmında yer alan ve hesaplama sonucu 49.666,09 TL olan hesap doğrultusunda karar verilmesinin talep edildiği, davalılar vekilinin anılan hesaplamaya teşkil eden faiz oranı ve alacak miktarı konusundaki bu beyanlarının davacı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu, usuli kazanılmış hak niteliğindeki bu beyanının yerleşik içtihatlar gözetildiğinde -kamu düzenine ilişkin hususlar haricinde- gerek davaya bakan Mahkemeyi ve gerekse de beyanda bulunan davalıları hukuken bağlayacağı, bozma ilamı ve bozma ilamına konu usuli kazanılmış hak gözetilerek hüküm kurulmasının zorunlu olduğu, davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilerek Mahkemece benimsenen 28.02.2018 tarihli bilirkişi raporu ile söz konusu rapordaki hesaplamayı teyit eder nitelikteki bozma sonrasındaki bankacı bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı tarafından davalılar aleyhine Ankara 13. İcra Müdürlüğü’nün 2015/3912 E. sayılı dosyası ile yapılan takibe vâki davalıların haksız itirazının 37.242,54 TL asıl alacak, 11.831,96 TL işlemiş faiz, 591,59 TL işlemiş faizin %5’i oranında BSMV olmak üzere toplam 49.666,09 TL yönünden iptali ile asıl alacağa takip tarihinden itibaren %16,20 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takip talebindeki diğer koşullar ile birlikte takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, hüküm altına alınan alacağın %20’si oranında hesaplanan 9.933,21‬ TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalıların koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...