MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2025 / ****
Karar No 2025 / ****
Karar Tarihi **.10.2025
Karşı OyYok
Dava Konusu: Finansal kiralama

Karar Metni

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1148 Esas, 2024/1958 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/98 E., 2023/160 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA
Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı ile dava dışı … Turizm Limited Şirketi arasında düzenlenen … no.lu finansal kiralama sözleşmesindeki kiralayana ait tüm hak ve mükellefiyetlerin 15.08.2012 tarihli devir sözleşmesi ile davacıya devredildiğini, devir mütabakatı ile borcun yeni kiralayan sıfatı ile müvekkil tarafından ödenmesi ve hitamında Muğla, …., … köyü, 162 ada, 1 parsel no.lu arsanın tapu kaydının yeni malik sıfatı ile müvekkile devri hususunda anlaşma sağlandığını, müvekkilinin peşinat ve 26 adet taksit tutarı olmak üzere toplam 697.211,26 avro bedeli davalı …..’ye ödediğini, bu süreçte müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan haklarını 19.01.2015 tarihli sözleşme ile dava dışı … Ltd. Şti. firmasına devrettiğini, ancak sözleşmeye konu gayrimenkul üzerinde Fethiye Kadastro Mahkemesinin 29.12.2014 tarih ve 2014/51 E. sayılı yazısı ile tapu kaydına ilgili dosya ile “davalıdır” şerhi işlenmiş olduğunun görüldüğünü, kadastro mahkemesi kararı ile sözleşmeye konu gayrimenkulün tapusunun iptali ile Hazine adına kaydedilmesi yönünde karar verildiğini, bu karar neticesinde müvekkilin bahsi geçen arsayı kullanma ve devir alma ihtimali kalmadığı gibi, ödediği para, harcadığı emek, yaptığı-tasarladığı yatırım, iş kaybı, gayrimenkul değer artışı geliri kaybı vs. birçok ticari zararının söz konusu olduğunu, davalıdan 28.12.2015 tarihli ihtarname ile zararın tazmini talep edilmiş ise de hiçbir sonuç alınamadığını ileri sürerek arsanın finansal kiralaması ve sonucunda davacıya devri amacıyla ödenen bedel, harcanan emek, yapılan-tasarlanan yatırım, süre kaybı, iş kaybı, gayrimenkul değer artışı geliri kaybı vs. sebeplerle oluşmuş zarardan şimdilik 10.000,00 TL’nin ihtar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, birleşen dava dilekçesinde ise aynı olaya ilişkin olarak mutlak butlanla batıl sözleşme gereği davalıya ödenen 128.665,16 avronun davalıdan tahsilini istemiştir.

II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; taşınmazın halen davalı adına kayıtlı olup … İnşaat ile imzalanan 19.01.2015 tarihli sözleşmenin halen yürürlükte olduğu, davacının kiracı sıfatı olmadığından sıfat yokluğundan ret kararı verilmesi gerektiği, birleşen davanın zamanaşımına uğradığını, Fethiye Kadastro Mahkemesinin 2019/107 E. sayılı dosyası ile görülmekte olan dava sonucunda verilecek kararın kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini, Fethiye Kadastro Mahkemesinde görülmekte olan davanın açılmasından, taşınmaz kaydına davalıdır şerhi konulmamasından dolayı müvekkilinin herhangi bir kusur, ihmal yada sorumluluğu bulunmadığını savunarak davaların reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden; davalı tarafça Fethiye Kadastro Mahkemesinin dosyasının bekletici mesele yapılması talep edildiği, ancak davacı tarafça finansal kiralama sözleşmesinin feshedilmesi, sözleşmeye konu taşınmazın 1956 yılından beri dava konusu olup hazine adına tescilinin istenildiği, davacıdan sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceği, bu nedenle yapmış olduğu kira bedeli ödemelerinin sebepsiz zenginleşme kurallarına göre davalıdan isteme hakkı bulunduğu, bilirkişi incelemesi ile davacı tarafça davalı şirkete toplam 822.709,35 avro ödendiği, davacı tarafça yapılan masraflardan 11.805,81 TL’sinin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacı tarafından dava konusu işlemlerle ilgili olarak …. Belediyesine ödenen emlak vergisi tutarının 21.907,60 TL olduğunun tespit edildiği, TL cinsinden alacak talebinde bulunan davacının ıslah ile ekleme yaparak yabancı para cinsinden talepte bulunamayacağı, davalıya gönderilen fesih ihtarının 29.12.2015 tarihinde tebliğ edildiği ve verilen 10 günlük süre sonrası davalının 09.01.2016 tarihinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulü ile davalıya yapılan ödemeler karşılığı talep edilen 2.252.062,09 TL alacağın 09.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, emlak vergisi, noter, eksper, ihtar, temerrüt faturasından kaynaklanan masraf talebi için toplam 33.713,11 TL’nin dava tarihi olan 29.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, iş kaybı, gayrimenkul değer artışı, sözleşmenin feshi sebebiyle taşınmazların değerinin altında satılmak zorunda kalınması sebebiyle oluşan zarar kalemlerine ilişkin fazlaya dair alacak taleplerinin reddine, birleşen dava yönünden ise; davacı asıl dava dilekçesinde toplam 822.805,35 avro ödeme yapıldığından 697.211,26 avronun asıl davaya konu edildiği, birleşen dava ile de kalan 128.665,16 avro yönünden talepte bulunulduğu, ancak 822.805,35 avrodan 697.211,26 avro çıkarıldığında bulunan 125.494,09 avro yönünden talebin kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca davacı her ne kadar 19.01.2015 tarihinden itibaren faiz talebinde bulunmuş ise de bu alacak kalemi yönünden de temerrüt tarihi olan 09.01.2016 tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 125.494,09 avro alacağın temerrüt tarihi olan 09.01.2016 tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının avro cinsinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından asıl dava yönünden, davalı vekili tarafından asıl ve birleşen davalar yönünden istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı sözleşmeden kaynaklanan haklarını 19.01.2015 tarihli sözleşme gereğince dava dışı … İnş. Şti.’ye devretmiş ise de, tapuda 05.01.2015 tarihli “davalıdır” şerhi görüldüğünden devrin hayata geçirilmediği, … İnş. Şti.’nin bu gerekçe ile kiracılık şerhinin davacı şirkete devrini talep ettiği, davalı tarafından da … İnş. Şti.’ye toplam 70.688,00 avro iade açıklaması ile geri ödemede bulunulduğu dikkate alındığında … İnş. Şti. ile yapılan protokolün zımnen sona erdirildiği ve kiracılık sıfatının davacı üzerinde kaldığı gerekçesi ile husumet itirazının reddi yerinde olduğu, mahkemenin gerekçesinde yer verildiği üzere ilgili davanın 1956 yılında açıldığı, mahkemenin çeşitli tarihlerdeki taşınmazın tapu kaydının iptali ile tesciline dair kararlarının Yargıtayca bozulduğu, dosyanın halen de derdest olduğu, “davalıdır” şerhinin 05.01.2015’de işlendiği, bu durumda finansal kiralama sözleşmesinde kiracı konumunda olan davacının sözleşmeyi devam ettirmesinin beklenemeyeceği gerekçesi gösterilerek ilgili dosyanın bekletici mesele yapılmamasının da yerinde görüldüğü, ayrıca davacının sözleşme nedeni ile toplam 822.805,35 avro ödeme ve 33.713,11 TL masraf yaptığı belirlendiği, davacı dava dilekçesinde seçimlik hakkını TL üzerinden kullanarak 10.000,00 TL’nin faizi ile tahsilini talep ettiğinden asıl dava yönünden TL üzerinden hüküm kurulması yerinde olup seçimlik hak kullanıldıktan sonra talebin Avro olarak değiştirilmesi yahut ıslahı mümkün olmadığından davacı vekilinin bu husustaki istinaf isteminin reddi gerektiği, yine iş kaybı, gayrimenkul değer artışı, sözleşmenin feshi nedeni ile taşınmazlarının değerinin altında satılmak zorunda kalınması nedeni ile uğranılan zarar kalemlerine ilişkin fazlaya dair alacak kalemleri ispatlanamadığından bu yöndeki istemlerin reddinin yerinde olduğu, son olarak davacının birleşen davada 128.665,16 avro talep ettiği, bu talebe ilişkin 20.02.2019’da ilamsız takip başlattığı, ilgili alacağın finansal kiralama sözleşmesine dayalı olarak ödenen taksitlerin ilk davada talep edilmeyen kısmın iadesi istemine ilişkin olduğu, sözleşmenin 28.12.2015’te fesh edildiği, ikinci davanın 22.12.2022’de açıldığı, bilirkişi rapor tarihleri de dikkate alındığında birleşen davada zamanaşımı def’inin yerinde olmadığı, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin asıl dava yönünden yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine, davalı vekilinin asıl ve birleşen dava yönünden yerinde görülmeyen istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...