MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2020 / ****
Karar No 2021 / ****
Karar Tarihi **.02.2021
Karşı OyYok
Dava Konusu: Çek Kira Marka Patent Tescil

Karar Metni

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06.11.2018 tarih ve 2018/84 E- 2018/390 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 28.02.2020 tarih ve 2018/2109 E- 2020/291 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “DOĞA RESTAURANT” ibaresinin marka olarak tescili için Türk Patent’e başvuruda bulunduğunu, başvurunun 2017/14783 kod numarasını aldığını, Türk Patent’in başvuruyu 2013/76982 kod numaralı ve “doğa+şekil” ibareli markaya aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğundan bahisle 6769 sayılı SMK madde 5/1-ç bendi uyarınca 43.sınıf yönünden kısmen reddettiğini, bu kısmi red kararına itirazda bulunduklarını, itirazlarının da YİDK’in 2018-M-11 sayılı kararı ile reddedildiğini, markalar arasında kısmen emtia benzerliği bulunduğunu, ancak marka işaretlerinin benzerlik göstermediğini, müvekkilinin “doğa” ibaresi üzerinde müktesep hakkının olduğunu, doğa markalarının tanınmış marka olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2018-M-11 sayılı kararının iptaline, “DOĞA RESTAURANT” ibareli 2017/14783 sayılı başvurunun tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvurunun “DOĞA RESTAURANT” ibaresinden oluştuğu, başvuru kapsamında 41, 43. sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri.Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri. 43/01 sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri. 43/02 sınıftaki geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferans ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetleri” mal ve hizmetlerin bulunduğu, redde mesnet markaların ise “doğa+şekil”ibaresinden meydana geldiği ve koruma kapsamında 43.sınıftaki “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri, geçici konaklama hizmetleri” nin yer aldığı, başvuru kapsamındaki çekişmeli hizmetlerin itiraza dayanak marka kapsamındaki hizmetlerle aynı/aynı tür olduğu, başvuru markasının ve redde mesnet markanın her ikisinin de asıl unsurunun “doğa” ibaresi olduğu, başvuru markasının sözcük markası, redde mesnet markanın karma marka olduğu olaylarda, ortak unsur bulunmasının başlı başına markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer sayılmasına yeterli olamayacağı, YİDK’nın 43/01 sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri ile 43/02 sınıftaki geçici konaklama hizmetleri, geçici konaklama ile ilgili rezervasyon hizmetleri, düğün salonu kiralama hizmetleri, konferas ve çeşitli toplantılar için yer sağlama hizmetlerini, başvuru kapsamından çıkarmasının doğru olmadığı, netice itibarıyla, SMK’nın 5/1-ç maddesi şartlarının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne ve YİDK kararının iptaline karar verilmiştir
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...