Karar Metni
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/61 E., 2021/136 K.
DAVA TARİHİ : 21.03.2014
KARAR : Davanın kabulü
Taraflar arasında görülen geçit hakkı talebi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı … mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, müvekkillerine ait 165 ada 2 ve 165 ada 7 parsel sayılı taşınmazın zorunlu geçit ihtiyacı içinde olduğunu ileri sürerek, davalıya ait 172 ada 1 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davacıların taşınmazlarının sınırından kadastro yolunun geçtiğini, kadimden beri kullandıkları başka yollarının da bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.11.2015 tarihli ve 2014/105 Esas, 2015/287 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile; fen bilirkişisinin 01.04.2015 tarihli raporunda (B) harfi ve yeşil renk ile gösterdiği 2 nci alternatif olarak kabul edilen kısımdan, davalıya ait 172 ada 1 parselden 3 metre genişliğinde 225,85 m²’lik alanda davacılara ait 165 ada 2 ve 7 parseller lehine geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 11.11.2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 13.02.2020 tarih ve 2016/14890 Esas, 2020/1795 Karar sayılı ilamında; davacılara ait taşınmazların sınırından geçen kadastro yolunun genel yola bağlanıp bağlanmadığı ve bu yol ile davacıların ihtiyaçlarının karşılanabilip karşılanamayacağı hususunda yeterli bir araştırma ve inceleme yapılmadığı, fen bilirkişi raporunda sınırdaki bu yolun genel yola bağlanmadığı belirtilmiş ise de yolun nerede bittiği krokide net ve anlaşılır bir şekilde gösterilmediği, ziraat bilirkişisi raporunda davacıların parsellerinin sınırındaki paftada görülen yolun köy içini dolandığından parsellere uzak olduğu ve geçit alternatifi olarak değerlendirilemeyeceğini belirttiği, daha sonra bu ifadenin yanlış olduğuna dair ek rapor düzenlediği, ancak ek bilirkişi raporu somut verilere dayanmadığından çelişkinin giderilemediği, ayrıca davalıya ait 172 ada 1 parsel sayılı taşınmazı ikiye bölmek sureti ile ekonomik ve geometrik bütünlüğünü bozacak şekilde geçit hakkı tesis edilerek, yükümlü taşınmaza en az zarar verme ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkelerine aykırılık oluştuğu açıklanmış, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında fen bilirkişisi ve harita mühendisi bilirkişi raporlarındaki 1 inci alternatif olarak belirtilen kısımdan davalıya ait 172 ada 1 parselden 3,00 metre genişliğinde ve 61,86 metre uzunluğunda 1 No.lu krokide kırmızı renkle taralı olarak gösterilen 176,53 m² alanda davacılara ait 165 ada 2 ve 7 parseller lehine geçit hakkı tesisine karar verilmiş, dahili davalı … ile davalı … arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı ve usul hukukumuzda dahili dava yoluyla bir kişiye taraf sıfatı yüklenmesine yasal olanak bulunmadığında dahili davalı … hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığından bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … mirasçıları vekili; müvekkillerinin murisinin vefatıyla vekaletnamenin sona erdiğini, vekile gerekçeli kararın usulsüz tebliğ edildiğini, raporlarda davacı gayrimenkulün halihazırda kullandığı yoldan bahsedilmediğini, davacı gayrimenkulün ana yola ulaşmak için kadastro paftasında yol olarak ayrılmış ve kamusal yola bağlantısını sağlayan geçitin olduğunu, başka alternatifler olmasına rağmen davalı taşınmazı ikiye bölecek şekilde yol geçit hakkı tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, geçit hakkı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 747 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. 04.09.2021 tarihli fen bilirkişisi …ve Harita Mühendisi bilirkişi … tarafından düzenlenen bilirkişi raporu ve eki krokiler incelendiğinde; davacılara ait taşınmazların kuzeyinden geçen yol kadastro yolu olduğu, bu yolun doğrudan, genel yol olan … yoluna bağlanmadığı, doğu tarafında yaklaşık 1750 metre gidilerek Ekli 2 No.lu krokide B harfi ile gösterilen noktada genel yol olan … yoluna bağlandığı, kadastro paftasında mevcut olmasına rağmen, zeminde yer yer kullanılmamakta ve kesintiye uğradığı açıklanmıştır. Dava konusu taşınmazların kuzeyinden giden yolun uzun olması, köy içinden dolanarak ana yola ulaştığına ilişkin tespitler, geçit ihtiyacının varlığı yönündeki değerlendirmede yetersizdir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda objektif gerekçeler açıklanmaksızın, dava konusu taşınmazın kuzeyinden geçen yolun kesintiye uğradığı noktalar açıklığa kavuşturulmadan, kroki üzerinden gösterilmeden, bozma gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesii hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2. Kabule göre de davalının taşınmazını ikiye bölecek şekilde karar verilmiş olması bozma nedenidir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...