MahkemeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No 2021 / ****
Karar No 2021 / ****
Karar Tarihi **.05.2012
Karşı OyYok
Dava Konusu: TMK 713

Karar Metni

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19/03/2015 tarihinde verilen dilekçeyle tapu iptali ve tescil talep edilmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 10/10/2019 tarihli hükmün istinaf yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından talep edilmiştir. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf talebinin esastan reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içeriğindeki tüm kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin 7 ada 18 parsel sayılı taşınmazda paydaş iken, davalıların murisi olan …ve …’den paylarının tamamını satın aldığını ancak tapuda hala paydaş gözüktüklerini, …’ın 2000 yılında, …’in ise 1989 yılında vefat ettiğini belirterek, tapu iptali ve davacı adına tescilini talep etmiştir.
Davalı …mirasçıları vekili cevap dilekçesinde, TMK’nın 713/2. maddede belirtilen şartların somut olayda uygulanamayacağını, daha önce açılan ortaklığın giderilmesi davasını uzatmak amacıyla bu davanın açıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili ise cevap dilekçesinde, davanın 10 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığını, tapu müdürlüğüne husumet yöneltilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, tapu müdürlüğü yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın esastan reddine dair verilen karar hakkında, davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş, bölge adliye mahkemesince, tapu müdürlüğü yönünden verilen kararda isabetsizlik bulunmadığını, ancak davacının TMK’nın 713/2. maddesinde belirtilen hangi hukuki sebebe dayandığını belirtmesi için süre verilmesi gerektiğinden bahisle dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmiştir. Mahkemece davacıya verilen sürede, davacı vekili, TMK’nın 713/2. maddesinde düzenlenen “ölüm” hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davası açtıklarını belirtmesi üzerine, mahkemece, tapu müdürlüğü yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın esastan reddine dair verilen karar hakkında, davacılar vekili istinaf kanun yoluna başvurmuş, bölge adliye mahkemesince, başvurunun esastan reddine dair verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, TMK’nın 713/1 ve 2. fıkraları gereğince açılan ölüm ve kazanmayı sağlayan zilyetlik hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil talebine ilişkindir.
1-Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Kural olarak, tapulu bir taşınmazın veya tapuda kayıtlı bir payın kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün değildir. Ancak, kanunun açıkça izin verdiği ve düzenlediği ayrık durumlarda tapulu bir yerin veya tapuda kayıtlı bir payın koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesi mümkün olabilir. Kanunun açıkça izin verdiği hallerden biri de TMK’nın 713/2. maddesindeki düzenlemelerdir. Anılan madde de, “aynı koşullar altında, maliki tapu kütüğünden anlaşılmayan veya 20 yıl önce ölmüş, ya da hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimse adına kayıtlı bulunan taşınmazın tamamının veya bölünmesinde sakınca olmayan bir parçasının zilyedi de o taşınmazın tamamı, bir parçası veya bir payı üzerindeki mülkiyet hakkının tapu kütüğüne tesciline karar verilmesini isteyebilir”, denilmiştir.
Mahkemece muris …’ın payı yönünden, 2000 yılında vefat etmesi nedeniyle dava tarihi itibariyle kanunda öngörülen 20 yıllık sürenin dolmadığı, muris … yönünden ise, süre şartı yerine gelse de, davacının malik sıfatıyla zilyet olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamından ve davacı tarafından dinletilen tanık beyanlarından, dava konusu taşınmazın etrafı çitle çevrili olup, at çiftliği olarak davacı tarafından … ve …’ın paylarını satın aldıktan sonra taşınmazın tamamının malik sıfatıyla kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, 02.11.1989 tarihinde vefat eden … payı yönünden, TMK’nın 713/1 ve 2. fıkralarında ifade edilen şartlar sağlandığından, … payı yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...