Karar Metni
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1296 E., 2022/1016 K.
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Marmaris 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2013/276 E., 2020/293 K.
Taraflar arasındaki asıl ve birleştirilen davada geçit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili; 863 parselde kayıtlı taşınmazın davacıya ait olduğunu, taşınmazda turizm faaliyeti ve ziraat yapmak istediğini ancak taşınmazına ulaşmak için bölgede çıkabileceği yol olmadığını belirterek davacı yararına en ucuz ve en kısa biçimde geçit hakkı kurulmasını talep ve dava etmiştir.
2. Davacı vekili birleştirilen Marmaris 3. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2017/26 Esas ve Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2014/819 Esas sayılı davalarda; bilirkişi raporunda belirtilen güzergahtaki taşınmaz malikleri aleyhine geçit hakkı isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
1. Davalı … vekili, dava konusu 863 parsel sayılı taşınmaz lehine Hazineye ait 865 ve 374 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı talep edildiğini, davanın yersiz ve mesnetsiz olduğunu belirterek reddini savunmuştur.
2. Davalı … vekili, davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
3. Davalı Global Marin Sportif Denizcilik Turizm Su Ürünleri İhtalat İhracat Petrol Ürünleri İnşaat ve Tic. A.Ş. vekili, davalının sahibi olduğu 373 ve 380 No.lu parsellerin dava konusu yere yakın ve istenen yoldan etkilenecek yerlerden olduğunu, müvekkilinin tapulu mülkleri ve yelken kulübü bulunduğundan bu yerden yol geçmesi halinde zarar göreceklerini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir..
4. Davalı …, taşınmazının değer kaybedeceğinden bahisle, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
5. Davalı … İdaresi vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında “…geçit hakkı kurulan yer kamu malı niteliğinde ise kamu yararı ile kişi yararının çatışması durumunda kamu yararına üstünlük tanınması gerektiğinden davanın reddine” karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 11.02.2019 tarihinde yapılan keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporlarında üçüncü seçenek olarak belirlenen güzergahın en kestirme ve en ucuz seçenek olduğunu, bu seçeneğin ormana ve Hazine taşınmazlarına zarar vermediğini, başta Orman İdaresi olmak üzere diğer davalılar tarafından da kabul edilmesine rağmen mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığını dile getirmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarına göre davacıya ait taşınmaz lehine belirlenen 3 ayrı yol güzergahının her birinin orman içerisinden geçerek kadastral yola bağlandığı, bilirkişilerce gösterilen alternatif yolların dışında genel yola kesintisiz şekilde ulaşımı sağlayacak başka alternatiflerin tespit edilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine” karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; bilirkişi raporunda A ve K harfi ile gösterilen, ormandan geçtiği belirtilen yolun uzun yıllardır kamu tarafından zorunlu yol olarak kullanıldığını, 373 ve 380 parsellere bu yoldan ulaşıldığını, L harfi ile gösterilen bölümde ise orman içinden değil orman ile 380 parsel arasından geçilmekte olduğunu, belirtilen güzergahta ormana zarar verilmediğinin belirtildiğini, Orman İdaresi’nden izin alınarak yolun kullanılabileceğini, 3 üncü seçeneğin değerlendirilmemesi durumunda 1 inci ve 2 nci seçeneklerin de değerlendirilmesi ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, belirtilen seçenekler üzerinde değerlendirme yapılmadan davanın ve istinaf isteğinin reddine karar verilmesinin hukuka uygun olmadığını dile getirmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava ve birleştirilen dava, geçit hakkı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) “Zorunlu geçit” kenar başlıklı 747 nci maddesi şöyledir;
“Taşınmazından genel yola çıkmak için yeterli geçidi bulunmayan malik, tam bir bedel karşılığında bir geçit hakkı tanınmasını komşularından isteyebilir.
Bu hak, ilk önce kendisinden bu geçidin istenmesi önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun düşen komşuya karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana karşı kullanılır. Zorunlu geçit iki tarafın menfaati gözetilerek belirlenir.”
2. Kural olarak ormanlar ve bunun gibi kamu malları ile devletin hüküm ve tasarrufundaki yerler, özel mülkiyete konu teşkil edemez. Dolayısıyla bu nitelikteki bir yer, kişinin özgülenmesine tahsis edilemez. Bir diğer ifade ile orman niteliğindeki bir yer kamuya ait yer olup geçit hakkı kurulamaz.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...