Karar Metni
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/40 E., 2022/327 K.
KARAR : Davanın reddi
Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve kâl davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 1. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili, davalıların maliki olduğu binanın bahçe duvarının müvekkillerine ait taşınmaza tecavüzlü olduğunu, sözlü uyarılarına rağmen tecavüzün devam ettiğini ileri sürerek haksız el atmanın önlenmesini ve duvarın kâl’ine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı …, komşu taşınmazda kat maliki olmadığını, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı …, komşu parselde kat maliki olduğunu, duvar yapılırken ölçümlerde herhangi bir hatanın ve itirazın bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur
3. Davalı …, kendisinin duvar yapıldıktan sonra taşınmazda kat maliki olduğunu, davaya konu olayla ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur
4. Davalı …, …, …, …, … ve … komşu parselde kat maliki olduklarını, binanın iskânının bulunduğunu, inşaat yapılırken ölçüm konusunda kimsenin bir itirazının olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemenin 18.02.2014 tarihli ve 2012/21 Esas, 2014/57 Karar sayılı kararı ile haksız müdahalenin keşfen saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, duvar ile altındaki garaj bölümünün tecavüzlü kısımlarının yıkımına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 20.12.2016 gün ve 2014/20044 Esas, 2016/11278 Karar sayılı ilamı ile keşif sonucunda, davalılara ait binanın ihata duvarının ve 2. bodrum kat seviyesindeki kapalı otoparkının davacıların parseline 68,17 m² taşkın olduğundan davanın kabul edilmesinde kural olarak bir isabetsizlik olmadığı, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği “bahçe duvarı” yönünden el atmanın önlenmesine ve yıkıma karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, talep aşılmak suretiyle “garaj” yönünden de hüküm kurulmasının doğru olmadığı, ayrıca komşu parelde kayda dayalı bir hakkı bulunmayan davalı …’ın davacılara ait parsele ne şekilde bir müdahalesi bulunduğu araştırılıp saptanmadan adı geçen davalı hakkında da kabul kararı verilmesinin doğru olmadığı belirterek hüküm bozulmuştur.
3. Davacılar vekili ve bir kısım davalılar vekilinin karar düzeltme talebi Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 17.12.2018 tarih ve 2018/10993 Esas, 2018/20287 Karar sayılı kararı ile reddedilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda belirtilen esas ve karar sayılı kararı ile bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, bilirkişi raporu ekindeki krokide B harfli 68,17 m² bölüme, davalı parsel maliklerinin müdahalesinin önlenmesi ile krokide B harfli bölümde gösterilen arz üzerindeki duvarın tecavüzlü kısımlarının kâl’ine, davalı …’a açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı … ve … vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili … yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru ise de harç ve yargılama giderlerinde ayrım yapılmayarak sorumlu tutulmasının doğru olmadığını, müvekkili … yönünden ise, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını, garajın iskan kaydı alınmadan önce yapıldığını aksinin fiziken mümkün olmadığını, bu nedenle iskan kaydından sonra satın alan …’nin sorumlu olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı …, …, … vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda garaj ve üzerindeki duvarın iskan izni alındıktan sonra yapılmış olabileceği vurgulandığı ancak bu tespitin sadece varsayıma dayalı olduğu, garaj kısmı ve üzerindeki duvarın, binanın altında olması nedeniyle sonradan yapılmış olmasının mümkün olmadığı, eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
3. Davalı … ve Suat vekili temyiz dilekçesinde özetle; hüküm tarihinde taşınmaza malik olmayan … lehine karar verilmiş olmasının kanuna aykırı olduğunu, mirasçılarının davaya dahil edilmesi gerektiğini, mahkemece B harfli bölüm hakkında kal kararı verilmiş ise de bahsi geçen bilirkişi raporu eki krokide B harfli bir alan bulunmadığı, bu haliyle kararın infazında tereddüt oluşabileceğini, parsel sınırının bitişiğinde yer alan duvardan uzun süredir haberdar olan ve duvarı kullanan davacıların iyi niyetli olmadıklarını, ayrıca dava konusu duvar davacıların maliki oldukları taşınmaz aleyhine geçit irtifakı tesis edilmiş kısımda yer aldığından korunması gereken bir menfaatlerinin de bulunmadığını, tecavüzlü olduğu kabul edilen duvarın ne zaman inşa edildiği tespit edilmeden tüm davalıların yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının doğru olmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, çaplı taşınmaza el atmanın önlenmesi ve kâl talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davalılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Mahkemece davalı … yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine, diğer davalılar yönünden açılan davanın kabulüne karar verildikten sonra, yargılama giderlerinin bütün davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş olması, son bilirkişi raporunda B harfli yer bulunmamasına rağmen infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulmuş olması ve davacı …’nın 22.07.2014 tarihinde vefat etmesine ve mirasçıları davaya dahil edilmesine rağmen hükmün karar başlığında … yazılması bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...