MahkemeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No 2022 / ****
Karar No 2022 / ****
Karar Tarihi **.06.2022
Karşı OyYok

Karar Metni

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03/02/2012 gününde verilen dilekçe ile ortaklığın giderilmesi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22/05/2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, ortaklığın giderilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı vekili, 4275 ada 1 parsel sayılı taşınmazda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kabulü ile dava konusu taşınmazda ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.
Paydaşlığın giderilmesi davasını paydaşlardan biri veya birkaçı diğer paydaşlara karşı açar. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesi uyarınca davada bütün paydaşların yer alması zorunludur. Taraf teşkili kamu düzenine ilişkin olup re’sen yargılamanın her aşamasında göz önünde bulundurulması gerekir. Savunma hakkı, Anayasanın 36. maddesi ile güvence altına alınmış olup, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 27. maddesinde de “Hukuki dinlenilme hakkı” başlığı altında ayrıca düzenlenmiştir. Hakim, tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez. Buna göre hakim iddia ve savunma haklarını kullanabilmeleri için tarafları duruşmaya çağırmak zorundadır.
Somut olaya gelince; mahkemece her ne kadar dava konusu taşınmaz yönünden davanın kabulüne ortaklığın satış sureti ile giderilmesine karar verilmiş ise de; Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 24.03.2021 tarih, 2017/5026 Esas 2021/2101 Karar sayılı mahalline iade kararı ile; bir kısım davalılara gerekçeli karar tebliğlerinin usulsüz yapıldığı gerekçesiyle dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi üzerine, bir kısım paydaşların dava tarihinden önce öldükleri, bir kısım davalıların da karar tarihinden sonra öldükleri dosya içerisinde yer alan mirasçılık belgelerinden anlaşılmıştır. Yine dahili davalılar …, …, … ve …’e yapılan gerekçeli karar tebligatlarının ise; 7201 sayılı Tebligat Kanununa aykırı olarak ilk seferde, doğrudan Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre, bu davalıların adres kayıt sistemindeki adreslerine yapılması nedeniyle usulsüz oldukları görülmüştür. Mahkemece güncel tapu kaydı getirtilmeden ve taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir.
Öte yandan davacı …’un dava konusu taşınmazın tapu kaydında … olarak yer aldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda tapu kayıtları ile nüfus kayıtları arasında çelişki olduğu anlaşıldığından mahkemece tapu kaydında düzeltim yapılması için davacı vekiline yetki ve usulüne uygun süre verilerek tapuda kayıt düzeltim işlemi gerçekleştirildikten sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeksizin hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...