Karar Metni
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/198 E., 2021/1063 K.
KARAR : İstinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/561 E., 2020/19 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14/01/2020 tarihli, 2018/561 Esas – 2020/19 Karar sayılı kararının kaldırılmasına davanın kabulü ile; Muğla ili, Ula ilçesi, Kızılağaç Mahallesi, 278 ada 29 (eski 674) parsel sayılı taşınmazın İsmail oğlu … adına kayıtlı 1/2 payı yönünden tapu kaydının iptali ile 1/4’er hisse oranında davacılar …, …, … ve … adlarına müşterek mülkiyet hükümlerine göre tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1/2 hissesinin … tarafından davacıların murisi …’na tapu harici satılarak zilyetliğinin devredildiğini beyanla … adına kayıtlı 1/2 hissenin iptali ile davacılar adına kayıt ve tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1/4’er hisse ile davacılar adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1. Hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini,
2. Dava konusu taşınmazda davacıların malik sıfatıyla zilyetliklerinin olmadığını,
3. Taraflar arasında görülen ortaklığın giderilmesi dosyasında davacı …’nin ikrarının bulunduğunu,
4. TMK’nın 713/2 nci maddesi şartlarının oluşmadığını,
5. Tanık dinletilmesine muvafakat etmediklerini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, dava konusu taşınmazda davalılar murisi … adına kayıtlı 1/2 payın dava konusu edilmesi nedeniyle, anılan 1/2 pay yönünden hüküm kurulması gerekirken, hükmün infazında çelişki yaratacak ve davacı … adına kayıtlı 1/2 payı etkileyecek şekilde, taşınmazın tamamı üzerinden tapu iptali ve tescil hükmü kurulmasında;
2. Ayrıca bu tür davalarda, yerleşik Yargıtay kararları ile benimsendiği şekilde, hesaplanan karar ve ilâm harcının davacıdan alınmasına, davalılar aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerekirken, davalılar aleyhine harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile sair istinaf itirazlarının reddine, 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-b/2 ve 355 inc maddeleri uyarınca, Muğla 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.01.2020 tarih ve 2018/561 Esas, 2020/19 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile; dava konusu taşınmazın İsmail oğlu … adına kayıtlı 1/2 payı yönünden tapu kaydının iptali ile 1/4’er hisse oranında davacılar …, …, … ve … adlarına müşterek mülkiyet hükümlerine göre tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacıların sunduğu dilekçeler ile dava konusu taşınmazın tapu kaydının … adına olduğunu 1959 yılında öğrendiklerini beyan ettiklerini, mahkeme içi ikrar nteliğindeki bu beyanın kesin delil olduğunu, davacıların malik sıfatıyla zilyetlik koşullarının oluşmadığını,
2. Davacıların bu zamana kadar dava açmadıklarını, zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini,
3. Tanık dinletilmesine muvafakat edilmediğini, yazılı delil olmaksızın sadece tanık beyanıyla hüküm kurulmasının hatalı olduğunu,
4. Taşınmazın 1/2 payının davacılar tarafından kullanılmadığını,
5. TMK’nın 713/2 nci maddesi şartlarının oluşmadığını, ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TMK’nın 713/2 nci fıkrasında yer alan “…maliki 20 yıl önce ölmüş…” hukuki sebeplerine dayalı olarak TMK’nın 713/1 ve 2 nci fıkraları gereğince tapunun hukuki değerini yitirdiği gerekçesiyle açılan mülkiyetin aktarılmasına ilişkin tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 713 üncü maddesinin bir ve ikinci fıkraları .
3. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Bu davanın hukuki dayanağını teşkil eden 4721 sayılı Kanun’un 713 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “…ölmüş…” sözcüğü, Anayasa Mahkemesinin 17.03.2011 gün ve 2009/58 Esas, 2011/52 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiş ise de; Anayasa Mahkemesince yürürlüğün durdurulmasına ilişkin kararın verildiği 17.02.2011 tarihine kadar hak sahipleri yararına kazanma koşulları oluşmuş, malik 20 yıl önce ölmüş ve 20 yıllık kazanma süresi de dolmuş ise, bu tür hak sahiplerinin de dava açma yönünden kazanılmış haklarının olduğu kabul edilmektedir. Tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu parselin, Anayasa Mahkemesince yürürlüğün durdurulması kararının verildiği 17.03.2011 tarihinden geriye doğru çekişmesiz ve aralıksız malik sıfatı ile davacıların zilyet ve tasarrufunda bulunduğu, davacıların bizzat 20 yılı aşkın süredir zilyetliğinin olduğu, tapu kaydının dava tarihine kadar mirasçılara intikal görmediği davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...