MahkemeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No 2023 / ****
Karar No 2023 / ****
Karar Tarihi **.06.2023
Karşı OyYok
Dava Konusu: Taksim

Karar Metni

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/166 E., 2022/492 K.
KARAR : Asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı–karşı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı–karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı – karşı davalı vekili, müvekkili ve davalının dava konusu 2740 ada 7 parsel sayılı taşınmazda pay sahibi olduklarını, taşınmaz üzerindeki 4 katlı binada bulunan 2 No.lu daireyi davalının kiraya verdiğini, kiracının bir süre sonra yeri tahliye ettiğini, sonrasında ise vekil edeninin dava konusu yerde ikamet etmeye başladığını, ancak davalının Kaymakamlık makamından men kararı aldığını belirterek, müvekkilinin 2 numaralı dairede üstün hak sahibi olması sebebi ile davalının dava konusu daireye el atmanın önlenmesini talep etmiş, karşı davanın ise reddini savunmuştur.

II. CEVAP
Davalı – karşı davacı vekili, dava konusu taşınmazda rızai taksim yapıldığını, dava konusu dairenin müvekkiline ait olduğunu, karşı davalının dava konusu taşınmazda 2,97 m²’lik yer aldığını, bu hissesinin karşılığının da dava konusu daire olamayacağını, karşı davalının dava konusu daireyi haksız olarak işgal ettiğini, dava konusu daireyi kiraya verememekten dolayı 4 aylık kira geliri kaybı olduğunu belirterek, karşı davalının dava konusu yere el atmasının önlenmesini, 1.400,00 TL ecrimisil bedelinin 08.07.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile karşı davalıdan tahsilini talep etmiş, asıl davanın ise reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.11.2015 tarihli ve 2014/409 Esas, 2015/471 Karar sayılı kararıyla, davacı – karşı davalı …’in davasının reddine, davalı – karşı davacı …’ın EAÖ davasının kabulüne, ecrimisil davasının kısmen kabulü ile 411,72 TL ecrimisilin bedelinin …’den tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 30.06.2020 tarihli ve 2018/15943 Esas, 2020/4224 Karar sayılı kararıyla; tarafların dava konusu taşınmazın paydaş maliklerinden olduğu, dosya kapsamından tüm paydaşların katılımı ile yapılmış geçerli bir fiili taksim bulunmadığının anlaşıldığı, o halde davanın müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, mahkemece gerekirse tekrar taşınmaz başında keşif yapılarak davacı – karşı davalı …’ın payına karşılık kullandığı/kullanabileceği yer olup olmadığının tespit edilmesi, kullandığı/kullanabileceği yer varsa davasının reddi gerektiği, yoksa varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek, davacı – karşı davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına, bozma sebebine göre davalı – karşı davacının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı ve davalının taşınmazda paydaş oldukları, davacı …’e satılan 1/72 payın, malikler arasındaki taksiminde 2 No.lu daire üzerinde bırakılmadığı, ek bilirkişi raporunda da …’in 1/72 payının zemindeki karşılığının 2,97 m² olup dava konusu yerde kullanabileceği yer bulunmadığı, tapudaki 1/9 paya zeminde 23,97 m² yer isabet ettiği, bu payla ilgili arsa payına uygun olarak kullanılabilecek yerin dava konusu 2 No.lu daire olduğu belirtilmiş olduğu, ….’un payının hangi daire üzerinde bırakıldığının ispat edilemediği, davalı … tarafından 2 numaralı dairenin miras yolu ile hak sahibi olan kişilerden payları satın alınmak suretiyle mülk edinildiği ve kiraya verilmek suretiyle kullanıldığı anlaşıldığından davacı …’in taşınmazdaki 1/72 payının önceki maliklerin taksimi nedeni ile 2 No.lu daire üzerinde bulunmadığı, …’in …’ın bilgisi dışında dairenin kapısını çilingir ile açtırarak içeriye girip kullanmaya başladığı anlaşıldığından, davacı – karşı davalının davasının reddine, davalı – karşı davacı …’ın davasının kabulüne, her iki taraf da taşınmazda paydaş olduğundan karşı davacının ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı – karşı davalı vekili, katılma yolu ile davalı – karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı – karşı davalı vekili temyizinde, mahkemece bozma gereğinin yerine getirilmediğini, bozma öncesi hükmün tekrarlandığını, davalı – karşı davacının payına yasal olmayan bir üstünlük tanındığını, taraflar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi için ortaklığın giderilmesi yoluna gidilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı – karşı davacı vekili temyizinde, mahkemece ecrimisil talebinin reddine karar verilmesinin yanlış olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi, karşı davada paydaşlar arasında el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi

2. Dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki el atmanın önlenmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı el atmanın önlenmesi davasının ve ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.

3. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.

4. Davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir.

3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre tarafların aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Mahkemece her ne kadar bozmaya uyulmak sureti ile yazılı gerekçe ile karşı davada el atmanın önlenmesi isteminin kabulüne karar verilmiş ise de, kurulan hükmün dosya kapsamına uygun düştüğü söylenemez. Dosya kapsamından, tarafların dava konusu taşınmazın paydaş maliklerinden olduğu, taşınmazda tüm paydaşları bağlayan fiili kullanma biçimi oluşmadığı ve davacı …’in dava tarihi itibariyle taşınmazda kullandığı ya da kullanabileceği bir yer olmadığı anlaşılmaktadır. O halde, karşı davaya ilişkin Mahkemece Nilüfer’in payına vaki el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, dava konusu edilen dairenin tamamına yönelik el atmanın önlenmesine karar verilmesi doğru değildir.

3. Bundan ayrı, mahkemece karşı davada tarafların paydaş olması gerekçesi ile ecrimisil isteminin reddine karar verilmiş ise de, yukarıda “ilgili hukuk” bölümünün 3 üncü paragrafında açıklandığı şekilde, intifadan men koşulunun gerçekleşmesi durumunda paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyebilirler. Davacı – karşı davalı …’in dava konusu daireyi kendisi kullanmakta olduğu gözetildiğinde, ecrimisil istenebilmesi için …’in … tarafından intifadan men edilmiş olması koşulu aranacaktır. O halde, mahkemece tarafların delilleri çerçevesinde araştırma yapılarak intifadan men koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti, gerçekleşmemiş ise ecrimisil isteminin reddi, gerçekleşmiş ise intifadan men tarihinden dava tarihine kadar (tarafların payları da dikkate alınmak suretiyle) belirlenecek ecrimisilin davacı – karşı davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...