Karar Metni
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/644 E., 2022/65 K.
KARAR : Başvurunun karar miktarı itibarıyla kesin olduğundan istinaf dilekçesinin reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/181 E., 2021/162 K.
Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun karar miktarı itibarıyla kesin olduğundan istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 176 ada 22 parseldeki taşınmaz üzerinde bulunan ev ve seraların mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunu, muhdesatın mülkiyetinin müvekkiline ait olduğunun tespitine, çıkan muhdesatların bedelinin de sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince alacak davası olarak devamına karar verilerek bedelin yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile davanın, dava konusu 176 ada, 22 parseldeki muhdesatın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespiti ile bedelinin tazminine ilişkin olduğu, dava konusu yere ilişkin ortaklığın giderilmesi veya kamulaştırma dosyası bulunmamakta ise de talebin alacak istemli olarak açılması nedeniyle davaya devam edildiği, taşınmazın malikinin tam hisseyle davalı … olduğu, davacının muhdesatın kendisi tarafından meydana getirildiği iddiasında bulunduğu ancak eşinin cezaevinden göndermiş olduğu dilekçe ve davalının cevap dilekçesi ile bu hususların reddedildiği, mahalli bilirkişiler ve davalı tanıklarının da benzer mahiyette muhdesatın tapu maliki davalı tarafından meydana getirildiğini beyan ettikleri, davacı tarafça muhdesatların kendisi tarafından meydana getirildiğine ilişkin tanık beyanları haricinde dosyaya ibraz etmiş olduğu yeterli delil bulunmadığı, davalı tarafça ev ve seraların yapım yıllarına yakın farklı bankalardan kredi kullanıldığı, davacı tarafın söz konusu yerdeki seralar haricinde muhdesat meydana getirebilecek yeterli ekonomik gücü bulunmadığı, muhdesatın tapu malikine ait olduğu yönündeki kanuni kabul ve karine aksine davacının muhdesatın kendisi tarafından meydana getirildiğine ilişkin davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hatalı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın dava dilekçesindeki değerinin 2.000,00 TL olarak gösterildiği, keşfen belirlenen değer üzerinden harç tamamlanması yoluna gidilmediği, hüküm tarihi itibariyle HMK’nın 341/2 nci maddesinde belirlenen istinaf başvuru miktarı (5.880,00 TL)’den az olduğu, kesin nitelikte bulunan kararlara ilişkin istinaf başvuruları hakkında Mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 … ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gözönünde bulundurularak bu yolda istinaf dairesince de karar verilebileceği, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf dilekçesinin miktardan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, muhdesat değeri üzerinden harcın ikmali için kendilerine süre ve imkan da verilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti ve alacak istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
492 sayılı Harçlar Kanununun 16 ncı maddesi: “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır. Müdahelenin men’i tescil ve tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda gayrimenkulün değeri nazara alınır. Gayrimenkulün aynına taallük eden davalarda ecrimisil ve tazminat gibi taleplerde de bulunulduğu takdirde harc, gayrimenkulün değeri ile talebolunan tazminat ve ecrimisil tutarı üzerinden alınır. Değer tayini mümkün olan hallerde dava dilekçelerinde değer gösterilmesi mecburidir. Gösterilmemişse davacıya tesbit ettirilir. Tesbitten kaçınma halinde, dava dilekçesi muameleye konmaz. Noksan tesbit edilen değerler hakkında 30 uncu madde hükmü uygulanır.”, yine 30 uncu maddesi: “Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır.” düzenlemelerini ihtiva etmektedir.
Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden dava konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 120/1 nci (1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 413.) ve 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 16 ncı maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın aidiyete konu muhdesat değeri olacağı kuşkusuzdur (04.03.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK).
Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32 nci maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür.
3. Değerlendirme
1. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın 2.000,00 TL dava değeri üzerinden harç ödenmek suretiyle açıldığı, yargılama sırasında aidiyeti talep edilen muhdesatın değeri bilirkişilerce hesaplanmasına karşın bu yönden harç ikmali yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesince keşfen belirlenen 339.000,00 TL değer göz önünde bulundurularak istinaf incelemesi yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, keşfen belirlenen değer üzerinden harç tamamlanması yoluna gidilmediği gerekçesiyle istinaf isteğinin değerden reddine karar verilmesi hatalıdır.
2. Hal böyle olunca; Bölge Adliye Mahkemesince Harçlar Kanunu’nun 16 ncı ve 30 uncu maddeleri uyarınca işlem yapılarak sonucuna göre bir karar verilmek üzere Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...