Karar Metni
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/482 E., 2023/786 K.
DAVA TARİHİ : 09.07.2021
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mengen Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/88 E., 2022/99 K.
Taraflar arasındaki muhdesat aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; 142 ada 133 parsel sayılı taşınmazı hakkında ortaklığın giderilmesi davası açıldığını bu taşınmaz üzerinde bulunan 2 katlı betonarme evi müvekkilinin yaptığını belirterek taşınmaz üzerinde bulunan söz konusu yapının müvekkili adına mülkiyetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; dava konusu parsel üzerindeki bir katlı binanın davacıya ait olduğunu kabul ettiklerini bu sebeple bu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır .
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muhdesat aidiyetinin tespiti davasının muhdesat iddiasını kabul etmeyen kişilere yönelik açılması gerektiğini, davalıların dava açılmadan önce Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen ortaklığın giderilmesi davasında işbu davanın konusu olan muhdesat iddiasını kabul ettiklerini, dolayısıyla davacının işbu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava açtıklarında, davalıların muhdesat iddialarının kabulüne yönelik vermiş oldukları dilekçelerden haberdar olmadıklarını, davalıların 1 katlı yapının müvekkiline ait olduğunu kabul ettiklerini, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde çelişki bulunduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının ortaklığın giderilmesi davasında dava konusu binanın müvekkili tarafından meydana getirildiğini ileri sürdüğü, davalıların ise bu iddiayı kabul ettiği, her ne kadar davacı vekilinin kabul beyanında binanın vasfı nitelendirilirken davalılar tarafından 1 katlı denildiğini aslında binanın 2 katlı olduğunu belirtmiş ise de davalıların dilekçeleri incelendiğinde “davacının iddia ettiği üzere” denilmek suretiyle iddiayı kabul ettikleri, taşınmazın vasfına ilişkin ifadenin ise sonuca etkisinin bulunmadığı, aynı zamanda davacı vekili davalılar … ile …’nün kabul dilekçesinin 09.07.2021 tarihli olup kendi dilekçesinin de aynı tarihli olduğunu hangisinin önce veya sonra olduğunun belli olmadığını belirtmiş ise de sistem kayıtları incelendiğinde dava dilekçesinin 09.07.2021 tarihli 14:23 saatinde verildiği adı geçen davalıların ise dilekçesinin aynı gün saat 11:48’de verildiği bu durumda da davacının kabul beyanından sonra dava açmış olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m).Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
3. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.)
4. Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...