Karar Metni
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/534 E., 2023/851 K.
DAVACILAR
KARŞI DAVALILAR : … vd. vekili Avukat …
DAVALI-KARŞI DAVACI : … vekili Avukat …
DAVA TARİHİ : 25.10.2019
KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Yalova 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/231 E., 2021/559 K.
Taraflar arasındaki asıl davada muhdesat aidiyetinin tespiti ikinci kademede değer artırıcı kazanımların değerinin tespiti, karşı davada ise ecrimisil alacağı isteminden dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararın davacılar/karşı davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar/karşı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar/karşı davalılar vekili dava dilekçesinde özetle; mirasbırakan … tarafından müvekkili …, … ve davalı/karşı davacı …’ya intikal eden Yalova İli, …ilçesi, 112 parselde kayıtlı taşınmaz ile ilgili açılan Yalova Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1502 Esas sayılı ortaklığın giderilmesi davasının devam ettiğini, söz konusu taşınmaz üzerindeki betonarme ve iki katlı binanın davacıların babası muris … tarafından 1974 yılında yaptırıldığını, bu binanın yanında bulunan tek katlı kargir evin ise 1956 yılında davacıların dedesi tarafından yapıldığını, tek kat kargir bina çok eski olduğundan müvekkillerinin babası tarafından 2011 senesinde yıkıldığını, daha sonra bu evin yanına altında dükkân olan ve üzeri ev olan yapının inşa edildiğini, yıkılan evin yanında bulunan, altında dükkân ve üzerinde ev olan 2 katlı binanın dükkân kısmında 2005 yılında müvekkilleri … ve …’ın … isminde bir lokanta açtıklarını, müvekkillerinin dükkanın içinde tadilat yaptıklarını, masrafların müvekkilleri tarafından karşılandığını, tüm bu masrafların bilirkişi incelemesi ve tespiti sonucu ortaya çıkacağını belirterek, davanın kabulüne, Yalova ili, …ilçesi, 112 parsel’de bulunan taşınmazın üzerinde yer alan muhdesatın müvekkillerine ait olduğunun tespitine, ayrıca müvekkilleri tarafından yapılan eklenti, tadilat vb. taşınmazın değerini arttırıcı kazanımların tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı/karşı davacı vekili cevap/karşı dava dilekçesine özetle; Davanın iyi niyetle açılmadığını, davada husumetin yanlış gösterildiğini, davada davacının ileri sürdüğü hakkın sahibinin müvekkili olmadığını, husumetin tüm mirasçılara yöneltilmesi gerektiğini, davacının davalıya intikal eden miras payını vermemek amacıyla bu davayı açtığını, bu taşınmazları davacıların kullanmakta olduğunu ve herhangi bir kira bedeli vermediklerini, böylelikle müvekkilinin mağduriyetine neden olduklarını, davaya konu taşınmazın 1971 yılı içinde üzerinde ev yapısı olan ve imar affından yararlanan mülkiyet olduğunu, dolayısıyla davacının bu yapıya ilave iyileştirme yapmadığını, mülkiyetin tam ve gerçek malikinin müvekkilinin vefat eden babasına ait olduğunu, dava konusu evin bizatihi müvekkilinin babası … tarafından yapıldığını belirterek, davaya karşı cevaplarının sunulması ile karşı dava için şimdilik 10,000,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Davacıların beyanıyla taşınmaz üzerindeki binanın tarafların murisi tarafından yapıldığının sabit olduğu, bu binaya yapılan tadilat, iyileştirme ve eklenti gibi değer arttırıcı hususların davanın kabulüne imkan vermediği, bu sebeple davacıların muhdesat aidiyetinin tespiti istemi hakkındaki ilk taleplerine ilişkin davanın esastan reddine karar verildiği, davacıların terditli olan bir diğer talebinın kazandırıcı şeylerin değerinin tespiti olduğu, tespit davaları için iyileştirici nitelikteki giderlerden paya düşenden fazlasını ancak koşulların varlığı halinde Türk Borçlar Kanunu’nun 77 ve devam eden maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açılacak eda nitelikli bir alacak davası ile istenebileceği… davası açma hakkının bulunduğu hallerde bu davaya öncü olacak bir tespit davası açılmasında hukuki yarar bulunduğundan söz edilemeyeceği, hukuki yararın dava koşulu olduğu, bu nedenle bir tespit davası açmakta hukuki yararları bulunmadığından terditli talebin de reddine karar verildiği, karşı dava yönünden yapılan değerlendirmede ise; karşı dava ayrı bir dava olup kendi içinde başvurma harcı ve peşin harç yatırılması gerektiği, davalı/karşı davacı başvurma harcı ve peşin harç yatırmadığından mahkemenin 09.01.2020 tarihli ara karar ile eksik harcı tamamlaması için kesin süre verdiği ve sonuçlarını ihtar ettiği, davalı/karşı davacı tarafça 22.01.2020 tarihinde yalnızca 54,40 TL başvurma harcının yatırıldığı, peşin harç yatırılmadığının anlaşıldığı belirtilerek sonuçta asıl davanın tüm talepler yönünden reddine, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar/karşı davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar/karşı davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Muhdesatın aidiyetinin tespiti davasını açmakta hukuki yararları bulunduğunu, binanın davacıların babası tarafından 2011 senesinde yıkıldığını, söz konusu yıkılan yere müvekkillerinin temeli bulunan ve yeniden inşa ettikleri tek katlı çatılı bina ile tuvaletleri yaptığını, bu binayı babalarının yapmış olduğu yan taraftaki iki katlı bina ile birleştirerek tüm yapıyı lokanta haline getirdiklerini, bu durumun bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğunu, arsa üzerinde bulunan her iki yapının birbirlerinden bağımsız ve temelleri olan bitişik vaziyette yapılar olduğunu, yıkılan kagir evin yerine de yeni bir dükkan yapılıp her iki dükkanı da birleştirerek kullanım alanını genişletiklerini, taşınmaz üzerindeki muhdesata ait yapılan tüm masraflarının müvekkilleri tarafından yapıldığını, mahkemece eski yapının yanına yapılan yeni yapı dikkate alınmadan hatalı karar verildiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının asıl dava yönünden kaldırılmasına, karşı dava yönünden onanmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; Asıl davanın ortaklığın giderilmesi davasına konu taşınmaz üzerinde bulunan yapılara dair muhdesat aidiyetinin tespiti olmaz ise değer arttırıcı kazanımların değerinin tespiti istemine ilişkin olduğu, karşı davanın ise, taşınmazın karşı davacının miras hissesi oranında karşı davalılar tarafından kullanılması sebebiyle açılan ecrimisil istemine ilişkin olduğu, her ne kadar davacılar/karşı davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de; muhdesatın tarafların baba nam ve hesabına yapıldığının kabulü gerektiği, yapılan tadilatların katkı ve iyileştirme mahiyetinde kaldığı, tüm dosya içeriği itibariyle mahkemenin kabul ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar/karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar/karşı davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar/karşı davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle;
1. Muhdesatın aidiyetinin tespiti davasını açmakta hukuki yararları bulunduğunu,
2. Taşınmazda bulunan mevcut binanın davacıların babası tarafından 2011 senesinde yıkıldığını, söz konusu yıkılan yere müvekkillerinin temeli bulunan ve yeniden inşa ettikleri tek katlı çatılı bina ile tuvaletleri yaptığını, bu binayı babalarının yapmış olduğu yan taraftaki iki katlı bina ile birleştirerek tüm yapıyı lokanta haline getirdiklerini, bu durumun bilirkişi raporlarıyla da sabit olduğunu,
3. Arsa üzerinde bulunan her iki yapının birbirlerinden bağımsız ve temelleri olan bitişik vaziyette binalar olduğunu, yıkılan kagir evin yerine de yeni bir dükkan yapılıp her iki dükkanı da birleştirerek kullanım alanını genişlettiklerini, taşınmaz üzerindeki muhdesata ait yapılan tüm masrafların müvekkilleri tarafından yapıldığını,
4. Mahkemece eski yapının yanına yapılan yeni yapı dikkate alınmadan hatalı karar verildiğini beyanla istinaf sebepleriyle aynı olan gerekçelerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada muhdesat aidiyetinin tespiti ikinci kademede değer artırıcı kazanımların değerinin tespiti karşı davada ecrimisil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684 üncü, 718 inci, 724 üncü, 728 inci, 729 uncu ve 1012 inci maddeleri, 683 üncü maddesi, 722 inci maddesi, 995 inci maddesi
2. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m).22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
3. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespitdavası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.)
4. Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar/karşı davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...