Karar Metni
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/3307 E., 2023/3478 K.
DAVACI- KARŞI DAVALI : … vekili Av. …
DAVALILAR- KARŞI
DAVACILAR : … vd. vekilleri Av. … vd.
DAVA TARİHİ : 02.01.2020
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aybastı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/1 E., 2023/202 K.
Taraflar arasındaki asıl ve karşı davada muhdesat aidiyetinin tespiti istenmesinden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davalılar- karşı davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmesine, asıl davada, davaya konu edilen 341 ada 243 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan zemin kat + 1-2-3. normal katlardan oluşan 4 katlı binanın zemin katı + 1. normal katı ve 2. normal katı yönünden davacı davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, 3. normal katının davacı … tarafından meydana getirildiğinin tespitine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Aybastı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/341 Esas sayılı dava dosyası ile davalılar tarafından dava konusu 341 ada 245 parsel sayılı taşınmaza yönelik ortaklığın giderilmesi davasının açıldığını, davanın derdest olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı binanın davacı … tarafından meydana getirildiğini, davalılar ise binadaki herhangi bir daire için mülkiyet iddiasında bulunduklarından 341 ada 243 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4 katlı binanın müvekkili tarafından meydana getirildiğinin tespitini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, bu nedenle; Ordu ili,… ilçesi, …Mahallesi, …mevkili 341 ada parsel üzerinden bulunan 4 katlı binanın müvekkil … tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalılar-karşı davacılar vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; tarafların 341 ada 243 parselde tapuya kayıtlı olan taşınmazın paydaşları olduğunu, dava konusu taşınmaz üzerine müvekkillerin de katkısı ile yapılan yapının, sözlü anlaşma gereği 4. katının müvekkillere ait olacağı kararlaştırılmış ise de davalının bu durumu sonradan kabul etmemesi üzerine Aybastı Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2019/341 Esas kayıtlı ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, yapılan sözlü anlaşma gereği yapının 4. katı müvekkillere verileceğini, davalıların annesi Pembe Bolat tarafından davacıya çekişmeli yapıdan verilecek bir daire için 55.000,00 TL ödeme yapıldığını, taşınmaza yapı yapılması hususunda Bakırköy 44. Noterliğinin 25.09.2017 tarihli ve 42013 yevmiye numaralı muvafakatnamesi ile davacıya yetki verildiğini, davalılar tarafından, Bakırköy 44. Noterliğinin 22.02.2019 tarihli ve 09476 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile dairenin teslimi talep edilmiş ise de bugüne dek dairenin teslim edilmediğini, Aybastı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/341 Esas sayılı dosyasında davacı-karşı davalı taraf 55.000,00 TL para ödendiğini kabul etmiş ancak söz konusu paranın borç olarak alındığını belirtmiş olduğunu, söz konusu taşınmaz üzerine yapı yapılması için muvafakatname alınması, taşınmaz üzerine yapı yapılması dikkate alındığında 55.000,00 TL’nin borç olarak alındığının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalının davasının hak iddia edilen 4. kat yönü ile reddine, akabinde davanın kabulü ile Ordu ili,… ilçesi, … Mahallesi, …mevkiinde kain 341 ada 243 No.lu taşınmaz üzerindeki 4 katlı yapının 4. katının mülkiyetin (muhdesatın aidiyetinin) tespitine, söz konusu dairenin müvekkile ait olduğunun tapunun beyanlar hanesinde gösterilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulü ile Ordu ili,… ilçesi, … Mahallesi, 341 ada 243 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan dört katlı betonarme binanın tamamının davacı … tarafından meydana getirildiğinin tespitine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar – karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar- karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden karar verilmesine, asıl davada, davaya konu edilen Ordu ili,… ilçesi, … Mahallesi, 341 ada 243 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan zemin kat + 1-2-3. normal katlardan oluşan 4 katlı binanın zemin katı + 1. normal katı ve 2. normal katı yönünden davacı davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, davaya konu edilen Ordu ili,… ilçesi, … Mahallesi, 341 ada 243 parsel numaralı taşınmaz üzerinde bulunan zemin kat + 1-2-3. normal katlardan oluşan 4 katlı betonarme binanın 3. normal katının davacı … tarafından meydana getirildiğinin tespitine, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararını süresi içinde taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1. Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Bölge Adliye Mahkemesi’nce asıl dava yönünden zemin + 1. ve 2. normal katlara yönelik taleplerinin hukuki yarar yokluğundan reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, reddedilen katlara yönelik de hukuki yararlarının bulunduğunu,
b. Davalıların açtığı ortaklığın giderilmesi davasında binanın 4. katının kendilerine ait olduğu iddiasının söz konusu olmadığını, dava dilekçelerinde ‘‘sözkonusu taşınmaza müvekkillerin de katkısı ile yapılan 3 katlı evin bir katı müvekkile ait olduğu’’ belirtilerek dava konusu binanın herhangi bir katında hak iddiasında bulunduklarını, karşı tarafın delil olarak dayandığı Bakırköy 44. Noterliğinin 22.02.2019 tarihli ihtarnamesinde de evin 4.katına ilişkin herhangi bir ibarenin geçmediğini, her türlü gideri ve yapımı davacı tarafından karşılanan 4 katlı binanın davacı tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmesini talep ettiklerinden İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğunu,
c. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından taşınmazda bulunan binanın bir kısmı yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürmektedir.
2. Davalılar- karşı davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik verilen kararın hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu, dosya kapsamında satın almaya ilişkin bir durum olmadığı halde konunun bu kapsamda değerlendirilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu,
b. Dosyanın titizlikle incelenmediğinin ortada olduğunu, bununla birlikte gerek Aybastı Sulh Hukuk Mahkemesi’ndeki ortaklığın giderilmesi davasında gerekse de bu davadaki karşı davada “…hak iddia edilen 4. kat yönü ile reddine akabinde davanın kabulü ile Ordu ili,… ilçesi, … Mahallesi, …mevkiinde kain 341 ada 243 No.lu taşınmaz üzerindeki 4 katlı yapının 4. katının mülkiyetin (muhdesatın aidiyetinin) tespitini…” talep ettikleri halde asıl davada verilen kabul yönünden yapının tüm kısmına yönelik bir ihtilaf varmış gibi değerlendirilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin hatalı hesaplandığını ileri sürmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl dava ile karşı dava, muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi Eşya Hukuku’nda, muhdesattan, bir arazi üzerinde yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir.
Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı, bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Muhdesat sahibinin …, sadece şahsi bir haktır (TMK 722, 724, 729 m.ler). Taşınmaz üzerindeki bina, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Ne var ki; çoğun içinde az da vardır kuralı gereğince, muhdesatın mülkiyetinin aidiyetinin tespiti isteğinin, muhdesatı meydana getirenin tespitini de kapsadığı kabul edilmelidir.
Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
Bu açıklamalardan sonra somut olaya gelince; taraflar arasında Aybastı Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/341 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan ortaklığın giderilmesi davasında, dava konusu muhdesatın zemin kat + 1-2-3. normal katları yönünden davalı tarafın açık bir kabulü bulunmadığından, davacının taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın tüm katlarına yönelik aidiyetinin tespitini istemesinde hukuki yararı vardır.
Bu itibarla; İlk Derece Mahkemesince davanın taşınmaz üzerindeki muhdesatın tamamı yönünden kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından taraflar arasındaki ihtilafın, binanın son katına ilişkin olduğu şeklindeki yanılgılı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp asıl davada, davaya konu edilen dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan zemin kat + 1-2-3. normal katlardan oluşan 4 katlı binanın zemin katı + 1. normal katı ve 2. normal katı yönünden davacı davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, davaya konu edilen taşınmaz üzerinde bulunan zemin kat + 1-2-3. normal katlardan oluşan 4 katlı betonarme binanın 3. normal katının davacı … tarafından meydana getirildiğinin tespitine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesi Kararının bozulması gerekmiştir.
Karşı davanın reddine yönelik karşı davacılar vekilinin temyiz istemine gelince; miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre İlk Derece Mahkemesince karşı davada reddedilen toplam miktar 159.000,00 TL olup Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.735,00 TL’nin altında kalmaktadır. Hal böyle olunca; karşı davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...