Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/**** E. - 2021/**** K.

3-Davacı, asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde 17.181 TL bedelli muhtelif bonolar ile 5.000 TL bedelli bono olmak üzere toplam 22.181 TL bedelli bonolardan dolayı borçlu bulunmadığının tespitini talep etmiştir. Dairemizin 20.09.2016 tarihli ve 2016/6073 esas ve 2016/12515 karar sayılı bozma ilamının 1. bendinde, asıl dava ile birleşen 2011/274 esas ve 2011/460 karar sayılı dosya temyiz kapsamı dışında bırakılmış, 2. bentte ise asıl davaya konu 17.181 TL ve 5.000 TL olmak üzere toplam 22.181 TL bedelli bonolarla ilgili bozma hükmü kurulmuştur. Mahkemece bozma ilamında belirtilen 01.03.2010 tarihli 747 TL bedelli senet aslı dosyaya sunulmadığından, 5.000 TL bedelli senedin teminat senedi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, asıl davadaki toplam 17.181 TL bedelli senetlerden dolayı hüküm fıkrasının 3. bendinde davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, ancak gerekçede buna ilişkin bir gerekçe yazılmadığı gibi, 17.181 TL bedelli senetlerin de bedelsiz olduğu veya teminat olarak verildiği iddiasının ne şekilde ispatlandığına da değinilmemiştir. Bu nedenle yazılı şekilde hüküm kurulması yerinde değildir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/**** E. - 2021/**** K.

2-Birleşen dava davalısı Osmanlı Elektronik ve İletişim Hizm.Ltd.Şti’nin temyiz istemine gelince, dava İİK 72. maddesi uyarınca sahtecilik iddiasıyla açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Yargılama sırasında mahkemece İİK.72. maddesi uyarınca icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde tedbir kararı verilmiş olup, aynı yasanın 4. fıkrası uyarınca ihtiyati tedbir dolayısıyla zararların tahsili yönünde mahkemece resen karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/**** E. - 2021/**** K.

1-) Asıl davaya yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde; İlk Derece Mahkemesince asıl dava bakımından verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/**** E. - 2021/**** K.

Yerel mahkeme hükmünün açıklanan bu gerekçeyle bozulması gerekirken Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2017/5267 esas ve 2019/4249 karar sayılı ve 09.09.2019 tarihli kararı ile bozulduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yukarıdaki bent kapsamında karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.