MahkemeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No 2021 / 6040
Karar No 2022 / 22
Karar Tarihi 03.01.2022
Karşı OyYok
Karar SonucuBOZULMASINA

Karar Metni

7. Hukuk Dairesi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17/07/2013 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 01/04/2021 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 1288 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek 1289 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı kurulmasını talep etmiş, 11.05.2015 ve 07.07.2015 tarihli dilekçeler ile 1285 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliklerini davaya dahil etmiştir.
Davalı …, 1289 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, taşınmazından geçit hakkı tesisi halinde ekonomik değerinin azalacağını, 1289 parsel sayılı taşınmazdan … ‘ın boru hattının geçtiğini, davacının taşınmazı lehine geçit hakkı tesis edilebilecek daha uygun alternatifler bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … Hazinesi vekili, müvekkilinin 1285 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
1285 parsel sayılı taşınmazın diğer paydaşı …, 14.05.2015 tarihli 10. celsedeki beyanında; davacının yolunun bulunmadığını, takdirin mahkemeye ait olduğunu beyan etmiştir.
Mahkemece; davanın kabulüne, 1288 parsel sayılı taşınmaz lehine, 1285 ve 1289 parsel sayılı taşınmazlar aleyhinde olmak üzere ve fen bilirkişilerinin 18/04/2015 tarihli krokili raporunda (C) harfi ile gösterilen ve her iki davalı taşınmazın ortak sınırından geçen yerden 3 metre genişliğinde ve 1285 parsel sayılı taşınmazda 195,29 metrekarelik alandan ve 1289 parsel sayılı taşınmazda 195,87 metrekarelik alandan geçit hakkı verilmesine dair verilen kararın davalı … Hazinesi vekili ve davalı … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesinin 11.11.2019 tarihli, 2019/325 Esas, 2019/7580 Karar sayılı ilamı ile “… Mahkemece yapılan 12.02.2015 tarihli keşif sonucu alınan 18.04.2015 tarihli bilirkişi raporu ve ekli krokide (C) harfi ile belirlenen güzergah esas alınarak 1285 ve 1289 parsel sayılı taşınmazların ortak sınırından geçit hakkı tesis edildiği anlaşılmaktadır. Geçit davalarında uygulanan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince öncelikle yüzölçümü büyük olan parsellerden geçit kurulması gerekir. Dosya içerisindeki pafta sureti, tapu kayıtları ile bilirkişi raporu ve krokisine göre 1285 parsel sayılı taşınmazın 1289 parsel sayılı taşınmazdan daha büyük olduğu görülmektedir. Bu durumda, 1285 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında yer alan Botaş lehine 07.03.2005 tesis tarihli kamulaştırma şerhi araştırılmalı, kamulaştırma işlemi tamamlanmış ise kamulaştırmanın amacına aykırı düşmemek koşuluyla 18.04.2015 tarihli fen bilirkişileri raporunda 1285 parsel sayılı taşınmazın batı sınırından önerilen 1. numaralı alternatif esas alınarak geçit irtifakı kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.” gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulü ile 1288 parsel sayılı taşınmaz lehine, 1285 parsel sayılı taşınmaz aleyhinde olmak üzere ve fen bilirkişileri … ile …’nın 18/02/2015 havale tarihli krokili raporunda 1. alternatif güzergah olarak belirtilen ve A harfiyle gösterilen yerden 3 metre genişliğinde ve toplam 392,50 m²’lik alandan geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … Hazinesi vekili ve davalı … vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Somut olayda; mahkemece 1288 parsel sayılı taşınmaz lehine, 1285 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı tesis edilmiştir. 1285 parsel sayılı taşınmazın paylı maliği olan … taşınmazdaki 304/345 payını 18.02.2016 tarihinde satış suretiyle edinmiştir. Davalı … taşınmazı satın aldıktan sonra taşınmazın çevresine tel örgü yaptırdığını ve bunun için masraf yaptığını, geçit hakkı tesisi sonucunda tel örgünün zarar göreceğini iddia ederek yeniden keşif yapılması talebinde bulunmuştur. Ancak mahkemece bu iddia değerlendirilmeyerek yeniden keşif yapılmamış, 12.02.2015 tarihinde mahallinde yapılan keşfe göre karar verilmiştir.
Ayrıca hükme esas alınan 23.11.2020 havale tarihli raporda geçit hakkı bedeli tespit edilirken 2013 yılı verileri esas alınmış, ancak karar 01.04.2021 tarihinde tesis edilmiştir.
O halde mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılarak davalı …’un iddiaları değerlendirilmeli, geçit hakkı bedelinin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçtiğinden mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak her iki tarafın menfaatlarının mümkün olduğunca dengelenmesi ve sürecin taraflardan biri aleyhine ölçüsüz bir sonuca yol açılmaması amacıyla hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … Hazinesi vekili ve davalı … vekilinin ayrı ayrı temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03.01.2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.