Karar Metni
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve temyiz incelemesinden geçen paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ile TMK’nın 693/2 nci maddesi gereği kullanma ve yararlanma şeklinin belirlenmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılardan … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesinde; 140 ada 79 parsel sayılı taşınmazın davalılar ile birlikte paylı maliki bulunduklarını, taşınmazın kısmen cephesine isabet eden ve Demirciler Manavgat yoluna bağlanan kanal yolundan girilerek tüm hisse ve evlere ulaşım sağlayacak şekilde güzergâhın hissedarlarca yol olarak belirlendiğini, kanal yolundan hisseli taşınmaza yol olarak girilen bölümüne yakın yerde davalılardan …’ın yeni bina yapıp binanın civarından geçen yolu kapatması, diğer davalıların da yolun evlerinin yanından geçerken yola müdahale edip kapatmaları nedeniyle tüm mirasçıların gerektiğinde kullandıkları yolun geçilmez hale geldiğini, davalıların müdahale ve tecavüzde bulundukları güzergâhın Manavgat Demirciler Köyü 140 ada 79 parsel hissedarlarınca binalarına ve hisselerine ulaşım için yol olarak kullanılma zorunluluğunun belirlenmesine, tüm hissedarlarca yol olarak kullanılan güzergâha (yola) elatmanın önlenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar … ve … cevap dilekçesinde, davacılar tarafından talep ve dava edilen yerde kadim yol olmadığı gibi kendilerinin de kullanmakta olduğu yolun kuzey kısmında bulunan DSİ kanalının istimlak etmiş olduğu yerden ayrılmış olduğunu, bu yerde özel bir yol bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 05.01.2016 tarihli ve 2014/163 Esas, 2016/2 Karar sayılı kararıyla; davalı … aleyhine açılan davanın reddine, davacılar tarafından davalılar … ve … aleyhine açılan davanın kabulü ile fen bilirkişileri Yusuf Eskici ve Tolga Çukur tarafından tanzim olunan 08.04.2015 tarihli rapor ve 07.09.2015 tarihli ek rapor ile ekindeki krokide sarı renkle I harfi ile gösterilen foseptik kuyusunun üzerinden araç geçmeye elverişli olarak gerekli mühendislik hizmeti alınmak suretiyle teknik şartlara uygun bir şekilde kapatılmasına, krokide turuncu renkle kesik çizgilerle gösterilen yol güzergahının üzerinde bulunan ve J harfi ile gösterilen alana dökülen çivi, tahta, samra vb. malzemelerin kaldırılması suretiyle yolun kullanıma açılmasının sağlanmasına, krokide A harfi ile gösterilen binanın sağ tarafında bulunan 2.77 m’lik boşluğun yol olarak kullanılmasına, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine, foseptik çukurunun kapatılması ve yol üzerine dökülen malzemelerin kaldırılması masraflarının davalı … tarafından karşılanmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar … ve … tarafından ayrı ayrı temyiz başvurusunda bulunmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 02.11.2020 tarihli ve 2018/6813 Esas, 2020/6688 Karar sayılı kararıyla; mahkemece davacılar, davalılar ve dava dışı kişilerin pay sahibi olduğu tüm taşınmazda, paydaşlar arasında benimsenen ve uzun zamandan beri süregelen eylemli olarak bir kullanım tarzının oluşup oluşmadığı belirlenmeli, yukarıda belirlenen ilkeler ve açıklanan olgular çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılması, oluşturulacak uzman bilirkişi kurulundan, TMK’nın 693/2 nci maddesi gereği kullanma ve yararlanma şeklinin belirlenip belirlenmeyeceği konusunda hüküm vermeye ve denetime elverişli rapor alınması, kullanma ve yararlanma şeklinin belirlenmesinin mümkün olmaması durumunda davacıların geçit hakkı davası açarak sonuca ulaşabilecekleri belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu edilen güzergahlardan 1. çıkış yolunun dava dışı parselden geçerek servis yoluna bağlandığı, diğer güzergahın ise uygun genişlikte olmadığı ve DSİ servis yoluna bağlanması nedeniyle kullanıma uygun olmadığı, ayrıca paydaşlar arasında benimsen ve uzun zamandan beri süren fiili kullanım biçiminin bulunmadığı ve paydaşların kullanım biçimine göre başkaca bir uygun güzergah da tespit edilemediği, davacıların ancak geçit hakkı davası açarak sonuca varabilecekleri belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılardan … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı … vekili temyizinde, keşifte tanıklarının dinlenmediğini, dava konusu 79 parselden yola çıkışın uzun zamandır DSİ servis yolu aracılığı ile yapıldığını, DSİ servis yoluna tek çıkışın ise …’ın evinin bulunduğu yerden olduğunu, …’ın evini sonradan yaptığını ve ulaşıma engel olduğunu, hakkın kötüye kullanılmasını yasanın himaye etmeyeceğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, paydaşlar arası elatmanın önlenmesi ile TMK’nın 693/2 inci maddesi gereği kullanma ve yararlanma şeklinin belirlenmesi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, 693/2 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...