Karar Metni
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen geçit hakkı davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 06.12.2018 tarihli, 2016/2272 Esas, 2018/8692 Karar sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı … vd. vekili, davalı … vekili, davalı … vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili, İstanbul ili, Çatalca ilçesi, Gökçeali Köyü, Yeltepe Mevkisinde bulunan 108 ada 165 parsel (eski 901 parsel) sayılı taşınmazın maliki olduğunu, parselinin ana yola bağlantısının bulunmadığını, kendi taşınmazı ile yol arasında bulunan 7 adet taşınmazdan taşınmazı yararına geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.
II.CEVAP
1. Davalılardan …, …, … ve … davanın reddini savunmuşlardır.
2. Davalılardan … vasisi … ise bedeli mukabili geçit hakkı kurulmasını kabul ettiğini beyan etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 13.10.205 tarihli, 2013/235 Esas, 2015/404 Karar sayılı kararında, 108 ada 165 (eski: 901) parsel lehine 108 ada 31 parselden 3.00 m genişliğinde 312.00 m²’lik, 108 ada 30 parselden 1.50 m ve 3.00 m genişliğinde 334.75m²’lik, 108 ada 34 parselden 1.50 m genişliğinde 242.90 m²’lik ve 3.00 m genişliğinde 113.89 m²’lik, 108 ada 36 parselden 3.00 m genişliğinde 32.41m²’lik alanlarda daha önce tesis edilen geçit hakkına ilave olarak 108 ada 165 parsel lehine önceden tesis edilen geçit hakkı güzergahının geçtiği parsellerden (108 ada 31, 30, 34 ve 36 parseller) ve devamla daha önce tesis edilen geçit hakkı güzergahının devamı niteliğinde olmak üzere 108 ada 150 parselden 3.00 m genişliğinde krokisinde A harfi ile gösterilen 9.00 m²’lik ve B harfi ile gösterilen 244.18 m²’lik kısımdan 108 ada 150 parselden, 108 ada 149 parselden 3.00 m genişliğinde krokisinde C harfi ile gösterilen 333.49 m²’lik kısımdan 108 ada 149 parselden, 108 ada 153 parselden 3.00 m genişliğinde krokisinde D harfi ile gösterilen 13.37 m²’lik kısımdan 108 ada 153 parselden, rapora ekli 1 nolu krokide kırmızı renkle boyalı toplamda (A+B+C+D) = 600.04 m²’lik kısımdan 108 ada 165 parsel lehine geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
IV. YARGITAY BOZMA KARARI
1. Hükmü, davalı … vd. vekili temyiz etmişlerdir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 06.12.2018 tarihli, 2016/2272 Esas, 2018/8692 Karar sayılı ilamında; “… 108 ada 165 parsel yararına 53, 150, 149 parsel sayılı taşınmazlardan tesis edilen geçit güzergahının ana yola kesintisiz bir şekilde bağlantısı sağlanması gerekirken, kesintisizlik ilkesine aykırı olarak 108 ada 30, 31, 34, 36 parsel sayılı taşınmazlar aleyhine daha önceden kurulmuş geçite bağlanması doğru görülmemiştir. Bu durumda mahkemece, davacıya ait 165 parsel sayılı taşınmazın genel yola kesintisiz bir şekilde bağlantısı sağlanmalı, daha önce aleyhine geçit kurulan 30, 31, 34 ve 36 parsel sayılı taşınmazların yükü artacağından, bu parsel malikleri taraf olarak davaya dahil edilmeli, mahallinde yeniden keşif yapılmalı, bilirkişi vasıtasıyla uygun bir geçit bedeli tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir…” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
V. İLK DERECE MAHKEMESİNCE BOZMAYA UYULARAK VERİLEN KARAR
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile; dava konusu 108 ada 165 parsel (yeni 108 ada 171 parsel) lehine rapor ve krokide mavi renk ile gösterilen; 108 ada 31 parselden 3 metre genişliğinde 312,00 m2’lik, 108 ada 30 parselden 1,50 metre ve 3 metre genişliğinde 334,75 m2’lik, 108 ada 34 parselden 1,50 metre genişliğinde 242,90 m2’lik, daha önceden tesis edilen geçit hakkına ilave olarak 108 ada 150 parselden 3 metre genişliğinde ”A” harfi ile gösterilen 9 m2’lik ve ”B” harfi ile gösterilen 244,18 m2’lik, 108 ada 149 parselden 3 metre genişliğinde ”C” harfi ile gösterilen 333,49 m2’lik geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vd. vekili, davalı … vekili, davalı … vd. vekili temyiz etmiştir.
B. Temyiz Nedenleri
1. Davalı … vd. vekili temyiz dilekçesinde, müvekkillerine ait 108 ada 34 parsel için hükmedilen külfet bedelinin çok düşük olup hakkaniyete aykırı olduğunu, 02.11.2021 ve 09.02.2022 tarihli bilirkişi raporlarındaki çelişki giderilmeden hüküm verildiğini, kararın gerekçesinde 02.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen külfet bedellerine yer verildiğini hüküm fıkrasında ise 09.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen bedele hükmedildiğini, karar tarihine en yakın değer üzerinden geçit bedelinin belirlenmesi gerekirken mahkemece bu hususa dikkat edilmediğini, geçit için uygun güzergahın tercih edilmediğini belirterek hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.
2. Davalı … vekili temyiz dilekçesinde, mahkemece en uygun güzergahtan geçit tesis edilmediğini, geçit bedelinin düşük belirlendiğini belirterek açıklanan ve re’sen nazara alınacak sebeplerle hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Davalı … vd. vekili temyiz dilekçesinde, müvekkillerine ait taşınmazdan geçit verildiği taktirde taşınmazın yola cephesinin 2.01 m. kaldığını, geçit bedelinin düşük belirlendiğini belirterek açıklanan ve re’sen nazara alınacak sebeplerle hükmün kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 nci maddesi gereğince geçit hakkı kurulması isteğine ilişkindir.
2. Hukuki Sebep
1. Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı kurulması davalarında amaç, genel yola bağlantısı olmayan taşınmazların yolla bağlantısının sağlanmasıdır. Bundan dolayı, geçit kurulurken ihtiyaç içinde olan taşınmaz kesintisiz olarak genel yola bağlanmalıdır. Buna uygulamada “kesintisizlik ilkesi” denilir.
2. Türk Medeni Kanunu’nun 747/2 nci maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
3. Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
4.Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hallerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
5. Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Bu bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Geçit bedelinin belirlenmesinden sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
6. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanunu’nun 748/3 ve 1012 nci maddesi ile Tapu Sicil Tüzüğünün “İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili” başlıklı 30 uncu maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir.
7. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.
3. Değerlendirme
1. Mahkemece kesintisizlik ilkesi dikkate alınmaksızın, 108 da 36 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit hakkı tesis edilmemesi doğru değildir.
2. Fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince hüküm tarihine en yakın tarihteki değer üzerinden belirlenen geçit bedelinin depo edilmesi gerekirken dava tarihindeki değer üzerinden geçit bedelinin belirlenerek depo edilmesi de yerinde değildir.
3. Kabule göre de, 09. 02.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda belirlenen bedele hükmedilirken gerekçede 03.11.2021 tarihli bilirkişi raporuna atıf yapılması doğru görülmemiş, hükmün bu sebeplerle bozulması gerektirmiştir.
VII. KARAR
Yukarıda C.3.1, C.3.2 ve C.3.3 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı … vd. vekili, Davalı … vekili, davalı … vd. vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.