Karar Metni
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen geçit irtifakı tesisi istemiyle ilgili olarak verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı … vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin maliki olduğu 273 parsel sayılı taşınmaz lehine, davalılara ait komşu 264, 272 ve 286 parsel sayılı taşınmazlar aleyhine geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı … ve diğerleri; davacının 30 yıldır kullandığı bir yolunun bulunduğunu, kendi parselleri üzerinden geçiş hakkı verilmesinin uygun olmadığını beyan ederek; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30/12/2020 tarihli ve 2020/48 Esas, 2020/128 Karar sayılı kararıyla; “… Köyünde davalılara ait 272 parsel sayılı taşınmazdan, bilirkişi raporuna ekli krokide koordinatları belirtilen 2 No.lu alternatiften davacıya ait 273 parsel sayılı taşınmaz lehine, 3 metre eninde 305,86 m²’lik bir alandan geçit hakkı tesisine, 264 parsel sahiplerine açılan davanın reddine…” karar verilmiştir
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, Edibe Dirik ve diğerleri vekili ve davalı … temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/1696 Esas, 2021/4061 Karar sayılı kararıyla; “… İncelenen dosya kapsamına göre; mahkemece geçit irtifakı kurulmasına hükmedilen 2 numaralı alternatif, kamuya ait yola değil tapu kaydında 272 parsel lehine tesis edilmiş “akti yola” bağlanmaktadır. Bu nedenle genel yola kadar olan güzergahta, lehine “akti irtifak” kurulan davalıların lehine olacak şekilde, karar tarihine en yakın tarih esas alınarak bu kısmın da bedeli belirlendikten sonra hem geçit irtifakı olarak belirlenen yerin, hem de özel (akti) yolun bedelleri toplamının depo edilmesinden sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınmaksızın hüküm kurulması doğru görülmemiştir…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Temyiz İncelemesine Konu Karar
Mahkemenin 01.11.2022 tarihli ve 2022/46 Esas, 2022/352 Karar sayılı kararı ile; “… Bozma kararı öncesi geçit irtifakı kurulmasına hükmedilen 2 numaralı alternatifin, kamuya ait yola değil tapu kaydında 272 parsel lehine tesis edilmiş “akti yola” bağlanması nedeniyle bozma ilamı doğrultusunda genel yola kadar olan güzergahta, lehine “akti irtifak” kurulan davalıların lehine olacak şekilde karar tarihine en yakın 28.03.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda bu kısmın da bedelinin belirlendiği, maliklerin davaya dahil edildiği, hem geçit irtifakı olarak belirlenen yerin hem de özel (akti) yolun bedellerinin toplamının davacı tarafa depo ettirildiği…” gerekçesiyle; … Köyünde davalılar … ve …’e ait 272 parsel sayılı taşınmazdan 28/03/2022 bilirkişi heyeti raporundaki krokide koordinatları belirtilen 2 No.lu alternatiften davacıya ait 273 parsel sayılı taşınmaz lehine 3 metre eninde 305,86 m²’lik alandan geçit hakkı tesisine, 264 parselde malik olan davalılar …, …, …, …, …, … ve dahili davalılar …, …, … ve … yönünden davanın reddine, davacı tarafından depo edilen 40.617,72 TL geçit bedelinin 36.977,40 TL’sinin aleyhinde geçit hakkı tesis olunan…ilçesi, … Köyü, 272 parsel sayılı taşınmaz malikleri … ve …’e tapudaki hisseleri oranında karar kesinleştikten sonra ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı … vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı … vekili: bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının dikkate alınmadığını, ana yola bağlantısı olan 267 parsel sayılı taşınmaz üzerinde geçit arayışına gidilmediğini, ısrarla 272 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit kurulmasının taşınmazın küçülmesine ve verim çağındaki tanesi 450,00 TL olan 21 adet elma ağacının kesilmesine neden olacağını, 267 ve 272 parsel sayılı taşınmazların da bir kısmını kapsayacak şekilde ağaçlara zarar vermeden ortak bir alternatifin benimsenmesi gerektiğini, m2 bedelinin 90,00 TL olarak hesaba alınmasının ekonomik gerçeklerle bağdaşmayıp geçit bedelinin çok düşük kaldığını, elma ağaçlarının ömrüne göre elde edilebilecek ürün bedelinin ve ömürlerini doldurmaları halinde odun değerinin ve sökme maliyetlerinin de hesaplanması gerektiğini beyan ederek hükmün bozulmasını telep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 747 nci maddesi gereğince geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. Bu tür davalar ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi nedeniyle zorunlu olarak açılmaktadır. Geçit hakkı kurulması davalarında amaç, genel yola bağlantısı olmayan taşınmazların yolla bağlantısının sağlanmasıdır. Bundan dolayı, geçit kurulurken ihtiyaç içinde olan taşınmaz kesintisiz olarak genel yola bağlanmalıdır. Buna uygulamada “kesintisizlik ilkesi” denilir.
2. Türk Medeni Kanunu’nun 747/2 nci maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
3. Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir.
4.Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hallerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
3. Değerlendirme
1. Mahkemece, bozma ilamına uyulduğu halde bozma ilamının gereklerinin yerine getirilmemesi hükmün bozulmasını gerektirmiştir. Bilindiği üzere, mahkemenin bozma kararına uymasıyla, bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış bir hak doğar. Yani; bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapmak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar vermek yükümlülüğü oluştuğundan, bu mahkemenin sonraki hükmünün bozmada gösterilen esaslara aykırı olması usule uygun sayılmaz. Mahkemenin bozma kararına uyması ile oluşan, bozma uyarınca işlem yapma ve hüküm verme durumu, yanlardan birisi lehine, diğeri aleyhine hüküm kurma sonucunu doğuracak bir durumdur ve buna usuli kazanılmış hak denilmektedir. Bu kurum usul yasasının dayandığı ana esaslardan olduğu gibi, kamu düzeni ile ilgili bulunması nedeniyle de re’sen gözetilmesi gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununda düzenlenmiş olmamakla birlikte uygulama ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarıyla (04.02.1959 günlü ve 13/5 sayılı İ.B.K. 09.05.1960 günlü ve 21/9 sayılı İ.B.K.) yargılama hukukundaki yerini almıştır.
2. İncelenen dosya kapsamına göre somut olayda; mahkemece bozma ilamına uyulmuş ise de kararda belirtilen hukuki esaslar dikkate alınmamış ve ilamın gereği yerine getirilmemiştir. Davalı 272 parsel sayılı taşınmaz malikleri lehine “akti yol” olarak belirlenen kısımdan hüküm kurulurken “kesintisizlik ilkesi” gereği yola ulaşabilmek için yolun devamındaki 268 parsel sayılı taşınmazdan geçen kısımdan da hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde kesintisizlik esası dikkate alınmaksızın 268 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit kurulmadan hüküm verilmesi yeniden bozmayı gerektirmiştir.
3. Kabule göre de, dava konusu parsellerin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/a maddesi uyarınca yenileme görmesi sonucunda oluşan yeni ada ve parsel numaraları belirtilerek, bir başka deyişle sicil kaydı açık ada/parsel numaraları üzerinden hüküm kurulması gerekirken sicil kaydı kapalı ada/parsel numaraları üzerinden hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde ilgiliye iadesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.