Karar Metni
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/337 E., 2023/499 K.
KARAR : Davanın kısmen kabulüne
Taraflar arasında görülen geçit hakkı tesisi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, 133 ada 18 parsel sayılı taşınmazı lehine geçit hakkı kurulmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar davaya cevap vermemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 13.03.2018 tarihli ve 2017/265 Esas, 2018/82 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne, davaya konu 133 ada 18 parsel sayılı taşınmaz lehine 133 ada 11 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin 13.03.2018 tarihli kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 24.01.2019 tarihli ve 2018/3660 Esas, 2019/770 Karar sayılı kararıyla mahkemece, davacının nispi geçit ihtiyacı içinde olup olmadığı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılmalı, davacı geçit ihtiyacı içindeyse talebinin değerlendirilmesi, aksi halde lehine geçit hakkı kurulması istenen taşınmazın kadastral yola cephesi bulunduğundan davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacıya ait taşınmazın herhangi bir kadastro yoluna cephesinin ve çıkışının olmadığı, bu nedenle mutlak geçit ihtiyacı içerisinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, davaya konu 133 ada 18 parsel sayılı taşınmaz lehine, 133 ada 11 parsel sayılı taşınmaz aleyhine geçit hakkı tesisine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı … lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın 2/B vasıflı olduğunu ve geçit kurulmaması gerektiğini belirterek eksik inceleme ile verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, geçit hakkı tesisi istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 747 nci maddesinin ikinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 6831 sayılı Kanunu’nun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkartılan yerlerden olduğundan bahisle geçit hakkı kurulmasının doğru olmadığı ileri sürülmüş ise de, dosya içerisinde bulunan tapu kaydına göre geçit hakkı kurulan taşınmazın “tarla” vasfı ile Hazine adına kayıtlı bulunduğu, kamu malı niteliğinde sayılmayıp, özel mülkiyete konu olduğu görüldüğünden geçit irtifakı ile yükümlendirilebileceği hususunda şüphe bulunmamaktadır.
3. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
26.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.