MahkemeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No 2023 / ****
Karar No 2024 / ****
Karar Tarihi **.05.2024
Karşı OyYok
Dava Konusu: Geçit Hakkı Kira

Karar Metni

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1250 E., 2022/1608 K.
DAVA TARİHİ : 25.02.2020
KARAR : İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/60 E., 2021/355 K.

Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; ortaklığın giderilmesine konu 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan üç katlı betonarme binanın müvekkili … tarafından, iki katlı betonarme binanın ise müvekkili … tarafından inşa edildiğini ileri sürerek muhdesatın mülkiyetinin müvekkillerine ait olduğunun tespiti ve tapuya gerekli şerhlerin düşülmesine karar verilmesini istemiştir
II. CEVAP
Davalı … vekili, davanın reddini savunmuş, davalılar …, …, … ve … beyanlarında davayı kabul ettiklerini belirtmişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu edilen muhdesatın bulunduğu taşınmazın taraflar adına paylı mülkiyet hükümlerine göre kayıtlı olduğu, keşifte dinlenen davacı tanıklarının beyanlarında taşınmaz üzerinde bulunan ve dava konusu edilen muhtesatın davacılar tarafından inşa edildiğinin belirtildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasalara aykırı olduğunu, yalnızca müvekkilleri tarafından meydana getirildiğinin tespitinin hukuka aykırı olduğunu, tapu kaydının beyanlar hanesine şerh düşülmesi talepleri hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığını, eksik inceleme ve değerlendirme ile aidiyetin tespiti isteminin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının muhtesatın taşınmazların beyanlar hanesine şerh düşülmesi isteminin Kadastro Kanunu’nun 19/2 nci maddesi gereği reddine karar verilmesi gerektiği, ayrıca hüküm kurulurken gerekçede taşınmaz mülkiyetinden ayrı mülkiyet çağrıştıracak şekilde aidiyet kararı kurulamayacağı, ancak bu tür taleplerde muhtesatın meydana getirildiğinin tespitine karar verildikten sonra aidiyet tespit istemi yönüyle davanın reddine karar verilmesinin HMK’nın 297 nci maddesi gereği kararın infazında çelişki oluşturacağı, Mahkemece davacının isteminin muhtesatın meydana getirildiğinin tespiti olarak yorumlanarak bu şekilde şartları varsa davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, harcın yanlış değer üzerinden alınarak harç kaybına neden olunduğu, bu hususun da kamu düzenini ilgilendirdiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüyle muhdesatların davacılar tarafından meydana getirildiğinin tespitine, muhdesatların beyanlar hanesinde gösterilmesi isteminin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m). 22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, birarazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklindedikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

2. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespitdavası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re’sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.).

3. Öğretide ve Yargıtay’ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun “Beyanlar” başlıklı 1012/2, 3 üncü maddelerine göre taşınmaz mülkiyetine ilişkin kamu hukuku kısıtlamalarının beyanlar sütununa yazılması ve bu sütuna yazılabilecek diğer hususlar tüzükle belirlenir. Özel kanun hükümleri saklıdır. Tapu Sicili Tüzüğü’nün 60 ıncı maddesine göre de, kütüğün beyanlar sütununa, mevzuatın yazılmasını öngördüğü hususlar tarih ve yevmiye numarası belirtilerek yazılır.

Söz konusu yasal düzenlemelere göre her beyanın tapu kütüğünün beyanlar sütununda gösterebilmesi mümkün değildir. Bunun için Türk Medeni Kanunu’nda ya da özel kanunlarda bu konuda bir hükme yer verilmiş olması veya Tapu Sicil Tüzüğü’nde bir düzenleme yapılmış olması gerekir. Mevzuatın yazılmasına izin vermediği bir belirtme kütüğün beyanlar sütununda gösterilemez.

Türk Medeni Kanunu’nda düzenlenen, taşınmazın heyelan bölgesinde kalması (710 m), geçit hakkı (748 m), toprağın iyileştirilmesi (755 m), eklentiler (1012/1 m) ile özel yasalararasındaki 634 sayılı Kat MülkiyetiKanunu’nun 41 inci maddesi, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun değişik 7 nci maddesi, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun 11 inci maddesi, 3621 sayılı Kıyı Kanunu’nun 12 nci maddesi, 6361 sayılı Finansal Kiralama, … ve … Şirketleri Kanunu’nun 22 nci maddesi, 2981 sayılı İmar ve Gecekondu Mevzuatına aykırı yapılara uygulanacak bazı işlemleri düzenleyen yasa uyarınca hak sahibine tahsis beyanları, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 15 inci maddesi, 2924 sayılı Orman Köylüsünün Desteklenmesine Dair Kanunu’nun 7 nci maddesi ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 19/II nci maddesi tapunun beyanlar sütununa şerh verilmesine imkan veren yasal düzenlemelerden bir kısmıdır.

3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...