MahkemeYargıtay 7. Hukuk Dairesi
Esas No 2024 / ****
Karar No 2024 / ****
Karar Tarihi **.12.2024
Karşı OyYok

Karar Metni

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1766 E., 2023/2456 K.
DAVALILAR : 1-…, 2-… vekili Av. …
DAVA TARİHİ : 03.11.2020
KARAR : Davacının istinaf başvurusunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/349 E., 2021/327 K.

Taraflar arasındaki geçit hakkının kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin İzmir ili…ilçesi, …Mevkii, 246 ada 12 parsel ve bitişik 3 parsel sayılı taşınmazların maliki olduğunu, davaya konu taşınmazların, 14.08.1990 tarihinden bu yana …urizm ve Ticaret Şirketine kiraya verilerek yahut şirket merkezi olarak mülkiyetinde turizm faaliyeti yürütülen taşınmazlar olduğunu…Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/273 Esas ve 2010/529 Karar sayılı ilamıyla davalılara ait 246 ada 9 parsel sayılı tarla niteliğindeki taşınmaza zorunlu geçit … tesis edildiğini, yüklü taşınmaza bu geçit hakkının zarar verdiğini, taşınmazı kullanan şirketin çalışamaz hale geldiğini, bu nedenlerle zorunlu geçit hakkının tamamen kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı taşınmazı üzerinde davalı lehine Selçuk Sulh Hukuk Mahkemesinin 2009/273 Esas ve 2010/529 Karar sayılı kararı ile geçit … tesis edildiği, mezkur davanın Yargıtay incelemesi ile kesinleştiği, davalı tarafın işbu geçit hakkının terkini talebinin Selçuk Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/43 Esas, 2015/49 Karar sayılı kararı ile red edildiği ve bu kararın Yargıtayca onandığı, mahallinde yapılan keşif neticesinde alınan bilirkişi raporunda davalı taşınmazının genel yola ulaşmasının mümkün olmadığı, başkaca bir güzergahın tespit edilemediği, fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesinin göz ardı edilemeyeceği görülmekle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yüküne oranla çok az yarar sağlayan bir irtifak hakkının bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini istenebileceğini, kök karardan sonra taraflar arasında komşuluk hukukunun tamamıyla bozulduğunu, taraflar arasında hukuk ve ceza davaları olmak üzere birçok dava açıldığını, mahkemece yapılacak yargılama ve bilirkişilerce yapılacak incelemelerde geçit hakkının yüklü taşınmaz ile bu haktan istifade eden taşınmaz açısından yarar – zarar hesabının değerlendirilmesi gerektiğini, geçit … davalarında vekalet ücretine hükmedilmeyeceğini, son duruşmada hakimin tarafsızlığını yitirdiğini ve hakimin reddi sebeplerinin bulunduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tesis edilen geçit hakkının kullanılması yönünde herhangi bir fiili engel bulunmadığı, bu geçitin en uygun ve genel yola ulaşımı en yakın yol olduğu, kesinleşmiş mahkeme kararından sonra bugüne kadar davaya konu parsellerin çevresinde yeni bir alternatif güzergah belirlenmesi ve uygulanması için fiziki veya resmi olarak kadastral ve imar yollarının açılmadığı, lehine irtifak kurulan taşınmaz için bu hakkın sağladığı yararın devam ettiği, yüküne oranla fazla yarar sağlayacağı, eski mevcut durumun aynen devam ettiği anlaşıldığından, mahkemece verilen kararda isabetsizlik görülmediği, davacı vekilinin istinaf dilekçesindeki reddi hakim talebinin HMK’nın 38/1 inci maddesi gereği tarafların ret sebebini davaya bakıldığı sırada öğrenmiş ise en geç öğrenmeden sonraki ilk duruşmada, yeni bir işlem yapılmadan önce bildirmek zorunda olduğu, belirtilen sürede yapılmayan ret talebinin dinlenemeyeceği, ayrıca HMK’nın 40/2 nci maddesi kapsamında bir karar bulunmadığı veya HMK’nın 41 inci maddesi kapsamında ret talebinin geri çevrilmesi durumunun da söz konusu olmadığı görüldüğünden, hakimin reddi talebinin yerinde olmaması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemiyle temyiz yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; geçit hakkının kaldırılması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1.İrtifak …, tescilin terkini veya yüklü ya da yararlanan taşınmazın yok olmasıyla sona erer. (TMK m.783) Yüklü ve yararlanan taşınmazlara aynı kimse malik olursa bu kişide irtifak hakkını terkin ettirebilir. Terkin edilmedikce irtifak, ayni hak olarak varlığını sürdürür. (TMK m.784) Yararlanan taşınmaz malikinin tesis edilen zorunlu geçit hakkından vazgeçmesi de bu … sona erdiren nedenlerden biridir. Yararlanan ve yükümlü taşınmazların birinin veya her ikisinin kamulaştırılmasıyla birlikte geçit … ortadan kalkar. Lehine irtifak kurulan taşınmaz için bu hakkın sağladığı hiçbir yarar kalmamışsa yüklü taşınmazın maliki bu hakkın terkinini isteyebilir. Yüküne oranla çok az yarar sağlayan bir irtifak hakkını bedel karşılığında kısmen veya tamamen terkini istenilebilir. (TMK m.785)

2.Genel yola bağlantısı bulunmayan taşınmazlar için, yol ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulan geçit …, bu ihtiyacın sona ermesi ile birlikte ya da yüküne oranla çok az yarar sağladığı kanıtlandığı takdirde hukuksal temelini de kaybedeceğinden, böyle bir durumda yükümlü taşınmazın maliki de bedel karşılığında taşınmazı üzerinde kurulan geçit hakkının kaldırılmasını isteyebilir. Geçit hakkının kaldırılması davalarında, davacı tarafından geçit ihtiyacının sona erdiğinin veya kaldırılması istenen geçitin davalının taşınmazına, yüküne oranla çok az yarar sağladığının kanıtlanması gerekir.

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...