MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2021 / ****
Karar No 2023 / ****
Karar Tarihi **.05.2023
Karşı OyYok
Dava Konusu: Alım Satım

Karar Metni

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2764 Esas, 2021/534 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2018/160 E., 2019/448 K.

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 09.05.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Adana … … Mah. 6406 ada 15 parsel sayılı taşınmazın A1 ve B1 blokta toplam 1500 m² miktarındaki zemin+asma kat+bodrum bölümün 04.10.2011 tarihli sözleşme ile 2.100.000,00 TL bedelle müvekkillerine satıldığını, davalının satışa konu taşınmazın 49/134’er payını davacılar adına tescil ettirdiğini, 18/67 payı ise haksız olarak kendi uhdesinde bıraktığını, Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1923 E. 2014/380 K. sayılı hükmü ile bu payın iptaline ve davacılar adına tesciline karar verildiğini, taşınmazın satım senedindeki ölçü miktarını ihtiva etmemesi nedeniyle 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 244 üncü maddesi uyarınca davalının noksanın davacılara iade etmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı olmak üzere 10.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren uygulanacak ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 14.11.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 519.134,00 TL’ye yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; protokolün müvekkilini bağlamadığını, davacının daha önce aynı taleple dava açtığını, kesin hüküm ve zamanaşımı yönünden itirazlarının bulunduğunu, davacının iyiniyet ve dürüstlük kuralına aykırı davrandığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların taşınmazı 07.10.2011 tarihinde devralınca ölçüm yapma imkanı varken yapmadığı, açılan davanın bu sebeple kısmi alacak talepli olduğu, ıslah tarihi itibariyle de 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 10.000,00 TL’nin yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen hükmün usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmeye aykırılık sebebiyle açılan tapu iptali tescil davacı sonucunda tescilin 08.11.2015 tarihinde yapıldığını, satış sözleşmesine aykırı davranışlardan, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden kaynaklanan anlaşmazlıklara 10 yıllık genel zamanaşımı süresi uygulanacağını, dosyadaki mevcut durumun ayıplı ifa değil eksik ifa olduğunu, yerel mahkemece faiz isteminin ticari faiz türü hakkında bir talep olmadığından bahisle yasal faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece verilen kararın aleyhlerine olan kısımlarının yasaya ve hukuka aykırı olduğunu, dava konusu uyuşmazlığın ticaret mahkemesinin görev alanına girmediğini, davacının tüm taleplerinin zaman aşımına uğradığını, taşınmazın ilk satış tarihinden itibaren davacıların iddia ettikleri hususu bildiklerini, ayıplı yada eksik ifanın olmadığını beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının eksik teslimat konusunda 6098 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesi uyarınca ağır kusurunun bulunduğu, davacıların satıldığı halde tapuda devri yapılmayan paya yönelik dava açmak zorunda kaldıkları tapu iptal tescil davasının 02.06.2015 tarihinde kesinleştiği, davacıların eksik ifa nedeniyle uğramış oldukları zararı işbu tarih itibarıyla öğrendikleri düşünüldüğünde ıslaha konu edilen tazminat taleplerinin zamanaşmına uğradığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile toplam 463.596,00 TL tazminatın 10.000,00 TL’sinin dava tarihinden 453.596,00 TL’sinin ise ıslah tarihi olan 14.11.2018’den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki taşınmaz satışında eksik ifa yada ayıplı ifa olup olmadığı ve davacıların taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanun’un 244 üncü maddesinin ikinci fıkrası.

3. Değerlendirme
04.10.2011 tarihli “Alım-Satım Protokolü” başlıklı belge ile Adana-… İlçesinde … Mah. 6406 ada 15 parsel sayılı 5.342,00 m² mesahalı ana taşınmazın A1 Blok Bodrum, zemin asma kat, A Blok 1 Bodrum, 1 normal kat ve B Blok Zemin ve 1 inci Normal bağımsız bölümleri dava dışı, davalının kızı Asuman Acaroğlu tarafından davacılara haricen satılmış olup, satış tarihinde Teleset Mobilya unvanı altında mobilya mağazası olarak faaliyet gösteren taşınmazın miktarı, zemin kat 500 m², asma kat 500 m² ve bodrum kat 500 m² olmak üzere toplam 1.500 m² olarak sözleşmede gösterilmiştir.

Ana taşınmaz, 04.10.2011 tarihi itibariyle tapuya kayıtlı olup, 28.04.2010 tarihli yönetim planı ve 14.09.2011 tarihli mimari projeye göre kat irtifakı tesis edilmiş, sözleşmeye konu bağımsız bölümün 49/134’er payları 07.10.2011 tarihinde davacılara intikal etmiş, bağımsız bölümdeki 18/67 pay için ise davacılar tarafından davalı aleyhine Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1923 E. sayılı dosyasında açılan davada davalının davayı kabulü nedeniyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Davacılar, sözleşmeye konu bağımsız bölümlerin mimari projeye göre 1168,8 m² olduğunu, oysa 04.10.2011 tarihli harici sözleşme ile satışı vaad edilen bağımsız bölümlerin miktarının 1500 m² olarak kendilerinden satış bedeli tahsil edildiği bildirerek fark 331.14 m² kısmın satış bedelinin davalıdan tahsili istemi ile eldeki davayı açmışlardır.

Taşınmaz, 04.10.2011 tarihi itibariyle tapuya kayıtlı, mobilya mağazası olarak ticari işyeri niteliği ile kullanılan, kat irtifakı tesis edilmiş bağımsız bölümler olup tapu kaydının müstenidatı olan mimari projede toplam miktar 1116,8 m² dir.

Sözleşmede satış bedelinin m²ye göre hesaplanmadığı sözleşmedeki 1500 m² miktarında takribi olduğu anlaşılmaktadır.

Taşınmaz, satış tarihinde mobilya mağazası olarak faaliyet göstermekte olup ticari nitelikteki işyerini satın alan davacıların basiretli davranarak yönetim planı ve mimari projedeki taşınmaz miktarına göre taşınmazı satın aldıklarının kabulü gerekmektedir.

Davacıların hak iddia ettikleri 331,14 m² bölüm mimari proje dışında olup, mimari projeye aykırı taahhüt hukuken geçerli değildir.

Kaldı ki davalının 07.10.2011 tarihinde taşınmazlardaki 49/134 payı rızaen davacılara devretmesi, aleyhine açılan davada da 18/67 pay yönünden davayı kabul etmiş olması, mimari proje dışında kalan ve hukuken sonuç doğurmayan 331,14 m² bölüm yönünden de davaya icazetinin var olduğunun kabulü mümkün değildir.

Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, davalının temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...