MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2024 / ****
Karar No 2025 / ****
Karar Tarihi **.07.2025
Karşı OyYok
Dava Konusu: Banka

Karar Metni

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/615 Esas, 2024/1079 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/987 E., 2020/617 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, duruşma istemi olmaksızın olarak asıl/birleşen davada davacılar vekili ile Yargıtayca duruşma istemli olarak asıl/ birleşen davada davalı banka vekilince tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 01.07.2025 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan asıl ve birleşen davada davacılar vekili Avukat … ile asıl ve birleşen davada davalı banka vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

KARAR
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin davalı … A.Ş. Şişli Şubesinin müşterisi olduğunu, müvekkili firmanın yaklaşık 10 ay önce firmaya mali işler direktörü olarak … isimli şahsı aldığını, müvekkilinin bu şubede açmış olduğu hesaptan yaklaşık 4.500.000,00 TL’nin müvekkilinin yetkisi ve bilgisi dışında hiçbir imza, talimat ve teyiti olmadan üçüncü kişilere sahte talimatlar ile havale yapılıp çekildiğini, …’ın … Bankasında olan kendi şahsi hesabına da sahte talimatla havale yaparak 59.250,00 TL para aktardığını, yetkili olmayan …’ın imzaları taklit ederek, kopyala yapıştır yöntemi ile talimatlar düzenleyerek ve yetkisi olmadığı halde telefonla bu işlemleri teyit ederek paraları aktardığını, banka ve çalışanlarının da yapılan işlemde kusurlu ve sorumlu olduğunu, bu şahıslar hakkında dolandırıcılık ve evrakta sahtecilik iddiasıyla dava açıldığını, bu dosya kapsamında tutuklu bulunan …’ın ifadelerinde banka çalışanı … isimli şahsın kendisine yardımcı olduğunu beyan ettiğini, yapılan işlemlerde müvekkilinin imzasını yeterince kontrol etmeyen, ıslak imza aramayan ve ayrıca teyit almadan para transferi yapan bankanın ve banka görevlilerinin müvekkilinin zarara uğramasında şüphelilerle birlikte ve şüpheliler kadar suçlu olduğunu ileri sürerek müvekkili hesabından çekilen 4.500.000,00 TL’nin davalı bankadan yasal faizi birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2.Birleşen davada davacı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirkette muhasebe müdürü olarak çalışan davalı …’ın şirket ödemeleri ile ilgili hiçbir imza ve işlem yapma yetkisi olmadığı gibi banka hesaplarından para çekme konusunda da kendisine yetki verilmediğini, ancak Serkan tarafından müvekkilinin bilgisi ve onayı olmadan, daha önce kullanılan ödeme talimatlarından müvekkili şirketin yetkilisinin imzasının kes yapıştır ve fotoşop teknikleri ile çoğaltmak suretiyle kendi hesabına ve arkadaşı diğer davalı … hesabına havaleler yaptığını, kendisine isnat edilen tüm suçlamaları da kabul ve ikrar ettiğini, davalı …’ın …’in hesabına yaptığı transferlerden, …’in hesabına yapılan transferlerden, … A.Ş.’nin ise ihmal veya kastı veya iştiraki neticesinde bu transferleri müvekkili şirketin talimat ve teyidi olmaksızın gerçekleştirmesinden dolayı müvekkili şirketi 34.700,00 TL zarara uğrattıklarını ileri sürerek 34.700,00 TL’nin davalı-… hesabına ödenme tarihleri nazara alınarak hesaplanacak avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Asıl ve birleşen davada davalı banka vekili cevap dilekçesinde; davacı şirketlerin hesabından talimatla yapılan çok sayıda işlem olduğunu, davacının bu işlemlerden hangilerinin sahte olduğunu belirtmediğini, müvekkili bankanın e-posta yoluyla iletilen talimatları da işleme alabildiklerini, iletilen talimatta davacı şirket kaşesi ve şirketi temsile yetkili kişinin imzası bulunduğunu, bankada mevcut imza sirkülerinde yer alan imza örnekleri ile karşılaştırarak kontrol ettiğini ve telefon ile teyit ettiğini, bu talimata uygun işlem yapılmasında bir hukuka aykırılık bulunmadığını, davacının bilgisi dışında gerçekleştirildiğinin iddia edildiği işlemlere ilişkin bir yılı aşkın bir süre içerisinde herhangi bir şekilde sorgulanmamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, …’ın hesaplarda gözlem yapılabilmesi için internet bankacılığı gözlem yetkisi verilmesi hususunda müvekkili bankaya talimat verildiğini, davacı şirketin …’a güvendiğini, bu güvenin banka nezdinde de oluştuğunu, davacı şirketin çalışan tarafından gerçekleştirilen eylemler nedeniyle sorumlu olduğunu, davacının hesaplarından gerçekleşen işlemlerin …’dan teyit alınarak gerçekleştirildiğini, davacı şirketin personeli …’ı denetlemediği için ağır kusurlu olduğunu müvekkili bankanın sorumluluğuna gidilecek ise bile davacının da müterafik kusurunun bulunduğunu, davacı şirketin bu işlemleri bilmediği iddiasını makul olmadığını, davacının iddia edilen işlemlerin ardından sayısız işlem yapmasının hesap bakiyelerinden haberdar olduğunu gösterdiğini, davacının iddiaya konu işlemlere uzun süre ses çıkarmamasının hukuken icazet verdiği anlamına geldiğini, davacının işlemlere itiraz etmeyerek zarara ve zararın artmasına neden olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Birleşen davada davalı … vekili ve … vekilleri davadaki beyanlarında ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava ve birleşen dosya davalısı banka yönünden, banka çalışanlarının e-posta yoluyla gönderilen EFT talimatları üzerindeki yetkili imzaları imza sirküleri ile karşılaştırmış olsa dahi talimatların orjinal asıllarını takip edip, e-posta ortamında gelen talimatla eşleştirmemiş oldukları, yine e-posta ile gelen talimat ile akabinde birkaç gün içerisinde gelen talimat asıllarının karşılaştırılmasının gerektiği, teyitin şirket yetkilisinden alınması gerekmekte iken şirket çalışanından alınmasının bankanın mevduat sözleşmesi yükümlülüklerine aykırı olduğu, bununla birlikte talimatları veren ve teyit eden …’ın davacı şirket çalışanı olduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 66 ve 116. maddesinde düzenlenen adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğu ve ifa yardımcılarının hareketlerinden kusursuz sorumluluğu gereğince müterafik kusur değerlendirmesi yapılırken …’ın fiilinin de davacının müterafik kusuru olarak değerlendirilmesinin gerektiği, yaklaşık 10 aylık dönemde, farklı tarihlerde toplam 4.335.880,00 TL’nin 133 seferde havalesinin gerçekleştiği, bu süreçte davacının hesabındaki hareketleri fark etmemesinin hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu gibi kontrol ve özen yükümlülüğüne aykırılık teşkil ettiği, zararın meydana gelişinde davacı şirketlerin %70 davalı bankanın %30 oranında sorumluluk atfedilebileceği, asıl davada … A.Ş. Şişli Şubesi’ne dava açıldığı, bununla birlikte … Genel Müdürlüğü’ne karşı husumetin doğru olarak tevcih edildiği, banka şubesinin tüzel kişiliği bulunmadığından şubeye karşı dava açılamayacağı gerekçesiyle davalı … A.Ş. Şişli Şubesine karşı açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı … Genel Müdürlüğü’ne karşı açılan davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 1.300.764,00 TL’nin avans faiziyle davalıdan tahsiline; birleşen davada, bilirkişi raporunda birleşen dosya davalıları … ve … için kusur oranı belirlenmiş ise de, dosya kapsamı ile yukarıda detaylı olarak anlatıldığı gibi davalı …’ın kopyala-yapıştır yöntemi ile sahte talimat oluşturmak suretiyle davacının talimatı dışında dava konusu tutarı diğer davalı …’in hesabına transfer ettiği, davalıların eylemlerine ilişkin ceza dosyası kapsamında ikrarlarının bulunduğu, davalıların haksız fiil sorumlusu olarak talebe konu miktarın tamamının tazmininden sorumlu oldukları gerekçesiyle birleşen dosyanın kısmen kabulü ile 34.700,00 TL’nin birleşen dosya davalıları … ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, transfer tarihlerinden itibaren bu miktarlara yasal faiz işletilmesine, davalı … A.Ş.’nin diğer davalılar yönünden kabul edilen miktarın %30’una tekabül eden 10.410,00 TL bakımından diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olmakla bu miktarın (diğer davalılardan tahsil edilecek tutar ile mükerrer ödemeye sebep olmayacak şekilde) avans faiziyle davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davada taraflarca istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tarafların açıklanan eylemleri değerlendirildiğinde davalı bankaya %30, davacı tarafa %70 kusur izafe edilmesinin makul ve somut olayın gereklerine uygun bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davacı dosya davacısı vekilinin, asıl ve birleşen dosya davalısı banka vekilinin, birleşen dosya davalısı … vekilinin ve birleşen dosya davalısı … vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, hüküm asıl/ birleşen davada davacılar vekili, asıl/ birleşen davada davalı banka vekilince temyiz edilmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...