Karar Metni
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1354 Esas, 2024/1830 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/262 E., 2023/96 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 21.10.2025 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat … ile Avukat … ve davalı vekili Avukat … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı … Tic. Ltd. Şti.’nin (… Ltd. Şti.) yetkilisi ve ortağı olduğunu, … Ltd. Şti.’nin Türkmenistan’da yapılan demiryolu inşaatı projesini üstlendiğini, iş bedeline bloke konulup alacağını alamayınca … Ltd. Şti.’nin bu alacağını … unvanlı şirkete devrettiğini, davalının, …’in devir sözleşmesinde yer alan bedeli ödeyeceğini, ödemediği takdirde bizzat kendisi tarafından bedellerin ödeneceğini taahhüt ettiğini ve buna ilişkin 18.10.2019 tarihli protokolün imzalandığını, bu protokolün çözülmesine ilişkin ve devir sözleşmesi bakımından taraflara güven/garanti vermek için davalıya 100.000,00 USD emanet verileceğinin kararlaştığını, buna ilişkin protokol imzalandığını, davalıya 01.08.2018 tarihinde 50.000,00 USD ve 27.09.2018 tarihlerinde 50.000,00 USD’nin emanet (yediemin) olarak verildiğini, verilen bu bedellerle ilgili de protokol imzalandığını, emanet olarak verilen paranın devir sözleşmesindeki bedeller ödendiği zaman müvekkiline iade edileceğini, sözleşmelerin davalıya 100.000,00 USD emanet verildiğini gösterdiğini, … Ltd. Şti.’nin alacağını görüşmek için müvekkili, davalı ve üçüncü bir kişinin katılımıyla Darıca’da bir otelde yapılan görüşme sırasında davalının kendisine teslim edilen emanet bedeli dile getirdiğini ve bu bedelin kendisine teslim edildiğini kabul ettiğini, davalıya 03.02.2021 tarihli ihtarname gönderilmesine rağmen ödeme yapmayaınca başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde davacının 100.000,00 USD alacaklı olduğu iddia edilmesine rağmen icra takibinin 60.000,00 USD üzerinden başlatıldığını, müvekkilinin dava dışı … ile … Ltd. Şti. arasındaki sözleşmede aracı olması sebebiyle davacıdan teminat olarak 50.000,00’şer USD’yi 01.08.20 18… .09.2018 tarihlerinde aldığını; ancak söz konusu bedelleri davacıya havale ederek ödediğini, buna ilişkin ödeme dekontlarını sunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taraf cevap dilekçesi ile 100.000,00 USD aldığını ve ödediğini ileri sürdüğüne göre ödeme iddiasını ispatla yükümlü olduğu, bu iddiasına ilişkin olarak 25.10.2019, 30.10.2019, 31.10.20 19… .10.2019 tarihli 4 adet 25.000,00 USD’lik havale dekontu sunduğu, dekontlarda herhangi bir açıklama yer almadığı, davacı ise davalının iddiasının aksine 4 adet havalenin başka bir alacağa ilişkin olduğunu ileri sürdüğü ve bu iddiasına ilişkin 18.10.2019 tarihli dava dışı … Ltd. Şti. ile davalı arasında düzenlenen protokol başlıklı sözleşme ve bu sözleşmedeki 4 adet bonoya dayandığı, ilgili sözleşmenin incelenmesinde borçlu olarak görünen kişi davalı ise de alacaklının davacı değil dava dışı … Ltd. Şti. olduğu, dosyaya sunulan ve davalı tarafın ödeme iddiasında bulunduğu dekontlarda taraflar arasındaki teminat sözleşmesinde kararlaştırıldığı gibi ödemenin davacıya yapıldığı anlaşılmakla borcun sona erdiğine kanaat getirildiği, ayrıca kanuni karine gereği borçlunun, alacaklıya birden fazla borcu olduğu hallerde yapılan ödemenin muaccel olan borç için yapılmış sayılacağı taraflar arasındaki tarihsiz saklama sözleşmesine göre davacı tarafça davalıya 09.04.2018 tarihinde elden 100.000,00 USD verileceği ve 75 gün sonrasına bırakılan bir işin olmaması halinde davalıya emaneten verilen 100.000,00 USD’nin davacıya geri verileceği, böylece davacının iddia ettiği bonoya dayalı alacaktan daha önce muaccel olan borcun teminat borcu olduğu, ayrıca sözleşmeden/senetten kaynaklanan borcun alacaklısının davacının yetkilisi olduğu şirket olduğu, davalının teminat borcu kapsamında davacıya ödeme yapması, bonoya dayalı borcun ise dava dışı şirkete yapılması gerektiği, davalının cevap dilekçesi ile savunduğu 4 adet havale yapılmak suretiyle borcun ödendiği, ödemenin şirketin alacağına ilişkin olduğunu ve elinde olduğunu ileri sürdüğü senetlerin içerisinde 24.10.2019 tarihli yani dava konusu havalelerden öncesine ilişkin vadesi geçmiş borca ilişkin senedin bulunmadığı, bu durumda da davalının vadesi ödeme tarihinde geçmiş olan senedi elden ödediği ve senedi aldığı iddiasını 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 103. maddesi gereğince ispatladığı, ödemenin teminat amacıyla olmadığını iddia eden davacının ise kanuni karinenin aksini ve aynı zamanda ödemenin senet için yapıldığı iddiasını kanıtlayamadığı, davacıya yemin delili hatırlatılmasına rağmen yemin teklif edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 25.10.2019, 30.10.2019, 31.10.20 19… .11.2019 tarihlerinde ödeme yaptığını savunduğu, ödeme dekontlarında herhangi bir açıklama bulunmadığı, davacının, yapılan ödemeleri kabul ettiği; ancak bu ödemelerin 24.10.2019 tarihli 100.000,00 USD bono için yapıldığını savunduğu, bu durumda ispat yükünün davalıya geçtiği, söz konusu bononun ödeme tarihi 31.10.2019 olarak düzenlenmiş olup senetlerin daha önce elden ödendiği ve senetlerin davalı tarafından alındığı, davacının elinde herhangi bir senet bulunmadığının davalı tarafından savunulduğu, aksi yönde bir iddia ve delilin de davacı tarafından sunulmadığı, davacı tarafça teminat bedelinin ödeme tarihlerinde muaccel olmadığı, bu nedenle ödemenin bu alacak için yapıldığının kabul edilemeyeceğini iddia ettiği, davacının istinaf dilekçesinde, … Ltd. Şti.’nin alacağı bedellerin tahsil edildiği ve bundan sonra teminat bedellerinin muaccel olduğunun belirtildiği, ödemelerin makbuz tarihinden sonra yapıldığı, istinaf talebine ödeme dekontları sunulmuş ise de dekontlarda herhangi bir açıklama veya sözleşmeye atıf bulunmadığından hangi borç için yapıldığının anlaşılamadığı, davacı tarafından takip talebinin elden ödenen bedel düşüldükten sonra ve hizmet bedeli değerlendirilerek 60.000,00 USD üzerinden yapıldığı beyan edildiğine göre taraflar arasında bir kısım bedellerin elden ödendiğinin anlaşıldığı, taraflarca elden ödeme yapılması konusunda bir uygulama olduğunun söylenebileceği, ayrıca senetlerin davacıda bulunmamasının da ödemeye karine teşkil edeceği, davalının ödemelerin elden yapıldığına ilişkin savunması karşısında, teminat bedellerinin muaccel hale geldiğinin kabul edilmesi gerektiği, davacının bono için yapıldığını iddia ettiği bononun vadesinin 31.10.2019 olarak düzenlendiği, yapılan ödemelerin büyük kısmında bononun muaccel hale gelmediği, ayrıca İlk Derece Mahkemesinin kabul ettiği üzere bononun lehtarı dava dışı … Ltd. Şti. olmakla beraber, ödemelerin davacı adına yapıldığı, teminat ilişkisinin tarafının da davacı olduğu, bu durumda ödemenin TBK’nın 102. maddesi gereğince vadesi gelmiş olan teminatın iadesi borcu için yapıldığının kabulü gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...