Karar Metni
MAHKEMESİ :Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI :2024/52 Esas, 2024/1260 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, müvekkilinin siparişlerini davalı şirketin elektronik postası ve internet sitesindeki sipariş sistemini kullanarak verdiğini, bu siparişler ile yapılan ödemelerin cari hesaba gerçek, usul ve yasaya uygun olarak işlendiğini, ödemelerin ise banka aracılığıyla ya da çek ile yapıldığını, müvekkilinin 6.000.000,00 TL’lik son siparişinin bir kısmının davalı tarafından teslim edildiğini, siparişin kalan kısmının ise maliyetlerin aşırı arttığı gerekçe gösterilerek davalı tarafından iptal edildiği ve sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiğini, davalı tarafından sipariş karşılığı çekler iade edilmek istenmiş ise de müvekkilinin, sözleşmenin devam etmesi sebebiyle bu teklifi kabul etmediğini, müvekkilinin ihtarname aracılığıyla davalı şirketten aynen ifanın sağlanmasının talep ettiği, davalı tarafından müvekkilinin böyle bir talebi ve muvafakati olmamasına rağmen her biri 100.000,00 TL olan 5 adet çekin, iptal kaşesi vurulmuş şekilde tevdi edildiğini, 519.041,77 TL’nin ise müvekkiline ait banka hesabına ödendiğini, davalının ihtarname cevabında da ödemelerin iade edildiği ve herhangi bir borcun bulunmadığını beyan ettiği, müvekkilinin ihtarnamelere rağmen davalı şirketin ifada bulunmadığını, davalının müvekkilinin siparişler karşılığı verdiği çekleri notere tevdi etmesinin, müvekkilinin edim borcu olan bedeli ödemiş olması durumunu değiştirmeyeceğini ileri sürerek davanın kabulü ile ürünlerin teslim edilmemesi nedeniyle belirsiz alacak niteliğindeki 1.000,00 TL uğranılan zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal/kısa vadeli avans faiz üzerinden hesaplanacak faiz ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunduklarını, taraflar arasında yazılı bir sözleşme olmadığını ancak mail ortamında yapılan yazışmalara göre davacı tarafından verilen siparişlerin, müvekkilince üretilerek teslim edilmesi şeklinde yazışma yapıldığını, taraflar arasında birim fiyat konusunda yazılı anlaşma olmadığı gibi davacı tarafından yapılan ödemeye istinaden üretilebilen malların kendisine teslim edildiğini, talep olmadıkça ödeme yapılsa dahi bir malın üretilip verilmediğini, üretim tarihine göre bedellerin mahsup edildiğini, davacı tarafından zaman zaman bazı siparişlerin iptal edildiğini, davacının maaliyet artışlarına rağmen davalıdan daha önce verilen sipariş bedelleri karşılığında malların teslimini istediğini, sipariş verilen malların aynı bedelde üretilerek teslimi mümkün olmamasına rağmen davacının talebinde ısrar ettiğini, müvekkilinin tarafından aynı bedelle mal tesliminde ısrar eden davacının parasını iade etmek zorunda kaldığını, 519.041,77 TL’nin nakit olarak davacı hesabına yatırıldığını ayrıca 500.000,00 TL değerinde çeklerin de davacıya iade edildiğini, çek ve paranın iadesinden sonra davacı tarafın ihtar çekmek suretiyle ve ihtarda mallar ve fiyatlar belirtilerek yine aynı bedelle teslim istenmiş ise de söz konusu talebin hukuka uygun olmadığından yerine getirilemediğini, müvekkilinin davacıya ait parayı ve henüz ödenmemiş çekleri iade etmesinin doğru ve olması gereken olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki cari ilişkiye bağlı olarak mal siparişi üzerine ödemelerden tahsilat yapıldığı, davacının sonradan verdiği sipariş nedeniyle davalının daha önceki koşullar ile mal teslimini yerine getirileceğine ilişkin somut bir delilin dosyada bulunmadığı, ticari hayatın gereği olarak üretimi yapılan malın maliyetlerinin her zaman değişebileceği, fiyat değişiklikleri durumunda davalının edimini yerine getirmesinin kendisinden beklenemeyeceği, kaldı ki taraflar arasındaki ticari ilişkide sipariş üzerine üretim yapıldığı, dolayısıyla üretim yapıldığı dönemdeki fiyatların tespitinin üretim yapan ile birlikte alıcının bir araya gelerek anlaşmasına bağlı olduğu, davacının talebinin davalı tarafından karşılanmamasının, davalının sözleşmenin eski koşullar ile devam edilmeyeceğine yönelik iradenin ortaya konulması anlamına geleceği, dolayısı ile davalının cari hesap ilişkisi kapsamında davacıdan daha önce aldığı parayı davacıya iade etmesi gerektiği, davalının aldığı parayı iade etmesinin, sözleşme yapılmaması iradesinin ortaya konulduğunun delili niteliğinde olduğu, davacı tarafa davaya konu malların teslimi hususunda anlaştıklarına ilişkin yemin teklifinde bulunulup bulunulmayacağı hatırlatılmasına rağmen, davacı tarafça yemin teklifinde bulunulmadığından iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...