Karar Metni
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1518 Esas, 2024/937 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/176 E., 2023/605 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında düzenlenen 25.03.2018 tarihli adi yazılı protokol ile tarafların ortak olduğu … Uluslararası Nakliyat İthalat İhracat Oto San. ve Tic. A.Ş. (… A.Ş.) ile … Uluslararası Nakliyat İthalat İhracat Oto San. ve Tic. A.Ş.’nin (… A.Ş.) ortakları arasında, şirketlerin hisselerinin, taşınır malvarlığının paylaşımının kararlaştırıldığını, 25.03.2018 tarihli protokol uyarınca, … A.Ş binasını alacak kişilerin ayrılık tarihinde … marka araçların yedek parçlarının %100 değerini, …’den fatura edilen ekipman, program, özel alet ve sarf mazemelerinin %100 değeri üzerinden bedelini diğer kişiye ödeyeceğinin ve paylaşımı yapılmış gayrimenkulden dolayı davacıya 4.9 milyon TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 28.03.2018 tarihli protokolle belirlenen alacak için davalıya 07.08.2019 tarihli ihtarname gönderildiğini, aynı protokol kapsamındaki …’den fatura edilen alacak kalemi ile ilgili olarak da 05.08.2020 tarihli ihtarname gönderildiğini, 13.07.2021 tarihinde davalı tarafından 1.865.308,00 TL ödeme yapıldığını, ancak davalının protokol edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkilinin hala alacaklı olduğunu, davalının takibe itirazında, takas mahsup ileri sürdüğünü, ancak davalının müvekkilinden herhangi bir alacağının bulunmadığını, takip konusu borcun dayanağı kesinleşmiş yargı kararı ile hisse devir sözleşmesi olduğundan avans faizi istenebileceğini ileri sürerek bahsekonu alacağın tahsili için başlatılan icra takibine davalının itirazının iptali ile icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, protokollerin imzalanmasını müteakip protokole konu borcun ifası amacıyla müvekkili ve dava dışı … uhdesinde bulunan 719.631,56 TL’lik çekin davacının oğluna teslim edildiğini, bu çekin yarısına tekabül eden 359.815,78 TL ‘nin bu şekilde ihtarname tarihinden önce davacıya ödendiğini, tarafların ayrılmadan önce özel harcamaları için özel maaş ve hesap kartı tuttuklarını, bu kartta davacının, müvekkilinin ve tarafların kardeşi dava dışı …’ın bireysel harcamaları ile maaşlarının tek tek yazıldığını, bu kartların davacı kontrolünde olduğunu ve üzerlerinde kendi el yazısı ile kayıt ve paraflar konulduğunu, bahsekonu hesap kartlarının Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/587 E. sayılı dosyasına da sunulduğunu ve davacı tarafça itiraz edilmediğini, davacının müşterek hesaptan diğer kardeşlerine göre fazla para çekmek suretiyle kardeşlerine borçlandığını, bu sebeple müvekkilinin 52.113,80 euro davacıdan alacağının olduğunu, bu miktara denk gelen 534.361,40 TL’nin davacıya yapılan ödemeden mahsup edildiğini, … yedek parça stoğu ve ekipmanları ile ilgili olarak stok bakiyesinin ayrılma tarihinde ekside olduğunu, fiziki stok miktarı 213.325,95 TL gözükmekle birlikte … A.Ş’nin ayrılma tarihi itibarı ile …’ye borçlu olduğunu, bu borcun vadeli satışlardan kaynaklandığını, vadesi gelmemiş borçlar olduğunu, protokol tarihi itibarı ile …’ye bedeli ödenmiş bir stok bulunmadığını, … tarafından … A.Ş’ye fatura edilmiş özel bir ekipman bulunmadığını, tamamının yedek paça içinde olduğunu, bahsedilen borçtan dolayı davacı alacağından mahsupla ödeme yapıldığını, dava konusu alacak ticari olmadığından avans faizi talep edilemeyeceğini, alacağın sadece şirket pay devrinden kaynaklamadığını, müvekkili borcunun tamamının ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile protokol tarihleri itibarıyla paylaşılan gayrimenkullerden davacının hissesinin 4.900.000,00 TL olup, hissesine düşen miktarın davalı tarafından ödenecek kısmının, davalının kısmi ödemesi sonrası 1.196.168,30 TL olduğu, …’den fatura edilen ekipman, program, özel aletler, sarf malzemelerinden dolayı davacı alacağının 62.610,42 TL, 230.182,00 TL’lik araç yedek parçalarından davalıya düşen kısmın 41.432,89 TL, buna göre toplam asıl alacak miktarının 1.300.211,61
TL ancak taleple bağlılık ilkesi gereği takip tarihi itibariyle asıl alacak miktarının toplam 1.296.789,95 TL, davalının temerrüde düşürülmesi ve taraflar arasındaki protokollerin tarafların hissedarları oldukları şirket hissedarlığından kaynaklı alacak olması nedeniyle ticari temerrüt faizi uygulanması gerektiğinden işlemiş faiz alacağının 21.223,36 TL
olduğu, her ne kadar davalı vekili “çeklerin davacının oğlu …’a borcun tasfiyesi için teslim
edildiği, bu belgenin bir alacağın temliki belgesi mahiyetinde olduğu, … A.Ş. kayıtlarında herhangi bir inceleme yapılmaksızın sadec
e davacı deliline dayanıldığı ve … A.Ş. kayıtlarında protokol tarihi olan 31.03.2018
itibari ile net stok bakiyesinin -15.021,85 TL olduğu, maaş kartlarının karşılıklı birbirlerinden ortaklık alacaklarını gösteren
adi ortaklık belgesi olduğu, adi ortaklık ilişkisi yazılı şekil şartına tabi
değilse de, iş bu maaş kartları adi ortaklığının yazılı olarak da ispatladığı” yönünde itirazda bulunmuş ve takas mahsup talep etmiş ise de maaş kartlarının cari hesap kartı olarak …’ın kime karşı olan
borcunu ya da alacağını gösterdiğinin belli olmadığı, tarafların imzalarını
taşımadığı,
demirbaş listesinde herhangi bir imza bulunmadığı ve demirbaş faturaları sunulmadığı, çeklerin … A.Ş.’nin cari hesaplarında kayıtlı olduğu, … A.Ş.’nin alacağına karşılık alındığı, çeklerin arkasında davalı tarafından davacıya ciro edildiğine ilişkin ciro bulunmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin itirazları ile takas mahsup talebinin kabul edilmediği, protokole dayanması nedeniyle alacağın likit, itirazın haksız olduğu, bu sebeple davacı lehine icra inkar tazminatı şartları oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında alınan ek bilirkişi raporu ile taraflar arasında imzalanan protokoller kapsamında tarafların hissedar oldukları şirketlerin mal varlığının aralarında paylaşılması sonucu davacıya 4.900.000,00 TL ödeneceği, yine davacı tarafından ödenecek miktarın 103.353,00 TL olup, söz konusu miktarın mahsubu ile davacı alacağının 4.796.647,00 TL olduğu, davalı tarafından dava tarihinden önce 1.865.308,00 TL ödeme yapıldığı, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 1.296.789,95 TL asıl alacağının kaldığı, asıl alacağa kısmi ödeme tarihinden itibaren talep edilebilecek işlemiş temerrüt faizi alacağının 21.223,36 TL olduğunun tespit edildiği, ek raporun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalı vekilinin … yedek parça stoğu ve ekipmanlarından doğan borç yönünden yaptığı itirazın yerinde görülmediği, dosyaya sunulan maaş kartlarının adi yazılı şekilde olup, davacı tarafça belge içeriğinin kabul edilmemesi ve imzalanmamış olması karşısında davacı alacağından mahsup edilmesinin mümkün olmadığı, davacı alacağından mahsup edilmek üzere davacıya verildiği ileri sürülen çeklerin dava dışı … A.Ş.’nin cari hesaplarında kayıtlı bulunduğu, 3. kişilerden olan alacağına karşılık alındıkları, davacının çeklerde herhangi bir sıfatla yer almadığı anlaşıldığından davalının bu yöndeki itirazları da yerinde olmadığı gibi, takas mahsup talebinin reddine yönelik İlk Derece Mahkemesi kararında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, taraflar arasında düzenlenen protokollerden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkâr tazminatı talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin karara yönelik davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Her ne kadar Mahkemece, davalı tarafın savunmasında belirttiği ve dosyada fotokopisi bulunan davacı kontrolünde tutulduğu ileri sürülen hesap kartındaki kayıtların, ticari defter parçası niteliğinde olmadığından bahisle kimle kim arasındaki cari hesabı gösterdiğinin belli olmadığı, …’ın kime karşı olan borcunu ya da alacağını gösterdiğinin belli olmadığı ve taraf imzalarını taşımadığı tespitini içeren bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporu davalı savunmasını karşılamamaktadır. Zira, davacı tarafın 18.04.2022 tarihli cevaba cevap dilekçesinde davalının bu savunması tümüyle inkar edilmemiş, hesap kartlarında müvekkiline ait son parafın hesap kartının 39. sayfasında olduğu beyan edilmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...