Karar Metni
MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI :2024/601 Esas, 2024/1697 Karar
HÜKÜM :Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
(Denizcilik İhtisas Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI :2021/57 E., 2023/545 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinden … eşi, .., .. ve …üma’nın babası, … ve .. oğlu, …, .., ……….. ve …. kardeşi olan …’ın 11.01.2013 tarihinde davalı … Başkanlığının iştirak şirketi olan diğer davalı … Şehir Hatları Turizm ve Ticaret A.Ş.’nin taşıyan olduğu … Beşiktaş seferini yapan … isimli yolcu vapuruna bindiğini, geminin … … … … İskelesine yanaşmasına müteakiben yolcuların tahliyesi amacıyla iskeledeki görevliler tarafından ıslak ve kaygan basit bir tahta iskele kızağının gemiye doğru atıldığını, müteveffa …’ın da gemiden iskeleye geçmek üzere kendisinden önce inen onlarca yolcu gibi seyyar iskele kızağına doğru hareket ederek kızağa basar basmaz ayağının kayarak gemi ile iskele arasındaki boşluktan suya düştüğünü, …’ın denize düştüğünü farkeden diğer yolcuların güverte ve iskele görevlilerini uyardıklarını, bunun üzerine görevlilerce …’ın denizden çıkarılması amacıyla ilkel yöntemlerle müdahale edilmeye çalışıldığını, müdahale sırasında geminin iskele ile bağlantısını sağlayan halatların çözüldüğünü, geminin iskeleden uzaklaşmasının sağlanmaya çalışıldığını, bu arada denizde su yüzünde sağ olarak duran müteveffaya gemi ile iskeleyi bağlayan halatın uzatıldığını, …’ın bu halata tutunduğunu, halat çözme eylemi ile geminin iskeleden uzaklaşmasının sağlandığını, gemi ile iskele arasında yeterli boşluk bulunmasına rağmen hiç gerekmediği halde gemi kaptanı tarafından geminin motorlarının çalıştırılıp, kuvvetli bir anafor ve su sirkülasyonunun meydana gelmesine neden olunduğunu, bunun etkisiyle …’ın halata daha fazla tutunamayarak akıntıda sürüklenmeye başladığını, neticede iskelenin altına sürüklenerek hayatını kaybettiğini, olayda başta kaptan olmak üzere gemi personelinin ve iskele görevlilerinin pervasızca, lakayıtça ve umursamazca davranışları sebebiyle deniz suyunun şiddetli akıntısına kapılan …’ın hızla gözden kaybolduğunu, daha sonra olay mahalline gelen dalgıçlar tarafından müteveffanın cesedinin iskele altında bulunduğunu, … ile davalı taşıyan arasındaki ilişkinin deniz yoluyla yolcu taşıma sözleşmesi ilişkisi olduğunu, taşıyanın sözleşmedeki asli yükümlülüğünün yolcuyu varacağı yere sağ ve salim olarak ulaştırmak olduğunu, ancak somut olayda davalı taşıyanın bu yükümlülüğünü yerine getirmediğini, yolcuların gemiyi güven içerisinde terk etmeleri için gerekli şartların sağlanmadığı gibi eğitimsiz ve birbiriyle iletişim sağlayamayan personelin kurtarma faaliyetleri sonucu yolcunun ölümüne sebep olunduğunu, davalı taşıyanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun(TTK) 1256 ve devamı maddeleri gereğince yolcunun gemi kazası nedeniyle ölmesi halinde doğan zararlardan sorumlu olduğunu, …’ın ölümünden dolayı müvekkillerinin destekten yoksun kalma ve manevi zararlarının meydana geldiğini, davalı taşıyanın TTK’nın 1267. maddesinde tanımlanan pervasızca davranışlarla merhumun ölümüne sebebiyet verdiğini, bu nedenle sorumluluk sınırlarından da yararlanamayacağını, …’ın olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığını, … suyun akıntısına kapıldıktan sonra sadece bir tane can simidinin ip dahi bağlanmadan gelişigüzel şekilde denize atıldığını, gemide ve iskelede bulunması gereken kurtarma halatı, merdivenli halat ve kakıcın olmadığını, şayet bu araçlar hazır bulundurulup etkin bir şekilde kullanılmış olsalar idi merhumun kurtarılmasının mümkün olacağını, ayrıca bütün bu olumsuzlukların yanısıra gemi ve iskele personelinin köprü üstü/kaptan köşkü ile anlık iletişimini sağlayan teknik ekipmanın da bulunmadığını, … akıntıya kapıldıktan sonra gemi ve iskelede kurtarma eğitimi almış dalgıç ve benzeri personel bulunmadığından uzun süre Kıyı Emniyeti dalgıçlarının olay yerine gelmesinin beklendiğini, …’ın akıntının etkisiyle sürüklendiği iskelenin alt kısımlarının da mevzuatta öngörülen ölçülerde olmadığını, iskele alt kısmı ile su arasında bir kişinin nefes alıp hayatta kalmasını sağlayacak ölçüde bir boşluk bulunması gerekirken iskelenin bu kurala aykırı inşa edildiğini, olayın toplumda bir infiale neden olduğunu, …’ın ölümüyle birlikte müvekkillerinin onun desteğinden mahrum kaldıklarını ileri sürerek müvekkilerinin destekten yoksun kalma tazminat hakları yönünden şimdilik merhumun eşi … için 22.500,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi; kızı … için 17.500,00 TL maddi, 125.000,00 TL manevi; kızı .. .. için 15.000,00 TL maddi, 125.000,00 TL manevi; kızı .. .. için 10.000,00 TL maddi, 125.000,00 TL manevi; babası … ve annesi … için 5.000,00’er TL maddi, 75.000,00’er TL manevi; kardeşleri …………………………………………. ve ….. için ayrı ayrı 50.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı … vekili cevap dilekçesinde; olayda asli sorumlunun diğer davalı olup müvekkili belediyenin herhangi bir eylem, işlem ve sorumluluğunun söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkili belediyeye husumet yöneltilemeyeceğini, hizmet kusuru olduğunun kabul edilmesi halinde de tam yargı davalarının görülüp çözüme bağlandığı İdare Mahkemelerinin görevli olduğunu, maddi tazminat hakkı sadece mirasçılar için geçerli olduğundan mirasçılık sıfatına haiz olmayan diğer davacıların taraf ve dava ehliyetlerinin bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde …’ın asli kusurlu olduğunu, yapılan anonslar ve tabelalarına rağmen vapurdan inmek isterken iskelenin tahsis etmiş olduğu sürme iskeleyi kullanmayarak vapur ile iskele arasına düştüğünü, bu nedenle olayın kendi dikkatsizliğinden kaynaklandığını, … vapuru personelinin olaydan sonra emniyetle ilk yardım kurallarına uyarak şahsı kurtarmaya çalıştıklarını, kaza meydana geldikten sonra bütün önlemlerin alınmasına, tüm gerekli manevra hareketlerinin kaptan ve personel tarafından yerine getirilmesine rağmen yolcunun kurtarılamadığını, talep edilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu, maddi tazminata hükmedilebilmesi için uğranılan zararın ispat edilmesi gerektiğini, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın iş bölümü, görev, husumet ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
2-Davalı … Şehir Hatları Turizm ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; kazanın temel nedeninin müteveffanın yolcular için tahsis edilmiş sürme iskeleyi kullanmadan boşluktan sahil kısmına geçiş yapmak istemesinden kaynaklandığını, …’ın gemiden ayrılırken aceleci davranarak gemiyi iskelenin mevcut olmadığı yoldan terketmeye çalıştığını, böylelikle emniyet bilinciyle hareket etmediğini, müteveffanın kaptan talimatlarına uyma kuralını da ihlal ettiğini, ikaz anonslarında yolcuların vapurdan ayrılma esnasında sürme iskeleleri kullanmaları gerektiğinin söylendiğini, bir kaptan talimatı olan bu ikaza uymayan …’ın kusurlu olduğunu, iskele ve vapur personelinin … ‘ı kurtarmak için bütün gayreti gösterdiklerini, müteveffanın sudan çıkarılması için kendisine halat uzatıldığını, can simidi atıldığını ancak …’ın hiç beklenmedik bir anda denize düşmesi, denizin çok soğuk olması hasebiyle kuvvetle muhtemel bir şok yaşayarak hayatını kaybettiğini, destekten yoksun kalma tazminat talepleri yönünden müteveffanın eşi …’a kazadan sonra dul maaşı veya SGK tarafından maaş bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, ayrıca …’dan davacı yakınlarına herhangi bir miras kalıp kalmadığının da araştırılması gerektiğini, anne babanın şahsi durum ve koşullarının tazminat hesabında gözönünde tutulması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat tutarlarının da fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların sorumluluklarının 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun (TBK) 49. ve TTK’nın 1256. maddesinden kaynaklandığı, anılan yasal düzenlemelere göre davalıların yolcunun ölümünden dolayı hak sahiplerine karşı sorumlu oldukları, bu kapsamda, müteveffa …’ın ölümünden dolayı olay tarihinde 18 yaşını tamamlamış olan kızı … dışındaki çocukları ile eşinin, ayrıca koşulları oluşması halinde ölenin anne ve babasının desteklerini kaybetmekten dolayı tazminat haklarının doğduğu, … ile …’ın kendilerine ait olan konutta ikamet ettikleri, yaşlılık aylığı aldıkları, aile bireylerinden maddi destek almadıkları anlaşılmış olup dosyada yer alan kayıtlardan da … üzerine kayıtlı çok sayıda taşınmazın olduğu tespit edildiğinden bu durumda ölenin anne babası olan davacıların, çocuklarından destek almadan yaşamlarını idame ettirecek maddi imkanlara sahip oldukları, ölenden başka kendilerine destek olabilecek başka reşit çocuklarının da bulunduğu gözönüne alınarak davacı … ile … yönünden destekten yoksun kalma tazminatı ödenmesi için gerekli koşulların oluşmadığı, olayın meydana gelmesinde dava dışı kaptan … .. %30 nispetinde, müteveffa … %30 nispetinde, davalı … Şehir Hatları %30 nispetinde ve davalı … Belediyesi %10 nispetinde kusurlu olduğu, buna göre davacı … ve çocukları … … ve … için belirlenen maddi tazminattan müteveffaya atfedilen %30’luk kusur oranı üzerinden indirim yapılması gerektiği, TBK’ nın 56/2 fıkrasında ölüm halinde ölenin yakınlarına manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebileceği hükmü düzenlenmiş olup, kazalı …’ın ölümünden dolayı eşi, çocukları, anne-babası ve kardeşleri olan davacıların yaşadıkları acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla tarafların sosyal ve ekonomik durumları, olayın meydana geliş şekli, davalıların kusur durumları gözönüne alınarak hak ve nesafet kuralları çerçevesinde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılardan … (…) …., … ve …’ın maddi tazminat davasının reddine, davacı …, … ve … …. maddi tazminat davasının 15.11.2023 tarihli ıslah talepleri üzerinden kabulü ile …’ın için 1.747.949,13 TL, … için 48.584,21 TL ve … için 36.900,00 TL maddi tazminatın 11.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsil edilerek bu davacılara ödenmesine, tüm davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı … için takdir edilen 40.000,00 TL, …, … ve … için ayrı ayrı takdir edilen 30.000,00 er TL, … ile … için ayrı ayrı takdir edilen 20.000,00’er TL ile davacılar …, …, ……, …, … ……, … … ve … … için ayrı ayrı takdir edilen 10.000,00 er TL manevi tazminatın 11.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılara ödenmesine, davacıların fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi karar ve gerekçesi usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...