MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2025 / ****
Karar No 2025 / ****
Karar Tarihi **.10.2025
Karşı OyYok
Dava Konusu: Genel kurul

Karar Metni

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/948 Esas, 2025/33 Karar
HÜKÜM : Kısmen kabul
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uşak 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)
SAYISI : 2020/183 E., 2021/259 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının ortağı olduğu davalı şirkette yapılan genel kurul toplantısında şirket müdürü olan ve ortağı bulunan …’ın ibrasının ve seçilmesinde oy kullanması mümkün olmadığı tüm oylara katıldığını ve oy kullandığını, davacının genel kurul toplantısında bu yönde muhalefet şerhi kullandığını, adı geçen şahsın oy hakkından yoksun olduğunu, genel kurul toplantısında şirketin gündemde görüşmeye esas mali tabloları, defterler, bilanço ve gelir tablolarının incelenmesine imkan tanınmadığını, genel kurul toplantısına dair ilanın usulüne uygun olmadığını, pay devrine ilişkin kararın usulüne uygun olarak alınmadığını, mali tablolar açısından özel denetçi talep haklarının da saklı kaldığını, genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunu, iptaline karar verilmesi gerektiğini, ileri sürerek genel kurul kararının iptaline, denetçi atamasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; şirket müdürü … oylamaya katılmasa dahi ibrasına oy kullanan diğer ortakların ibra için verdikleri oy miktarının şirket müdürünün ibrasına yeterli olduğunu, davacının toplantıya katıldığını ancak davaya konu ettiği olay yönünde tutanağa geçirilmiş bir muhalefetinin olmadığını, şirket müdürünün hangi usulsüzlüğü yaptığı veya neye dayanarak muhalefet olunduğuna dair bir izah bulunmadığını, davacının olumsuz oy verdiğini ancak muhalefetini tutanağa geçirmediğini, bu nedenle dava açma hakkına haiz olmadığını, davacıya toplantı günü ve saatinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iddia, savunma, benimsen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirketin ortağı olduğu, davacının vekili olarak toplantıya katılan …’ın karara olumsuz oy verdiği ve muhalefetini tutanağa geçirttiği, 23.06.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına çağrı mektuplarının 30.05.2019 tarihinde taahhütlü posta ile gönderildiği, toplantıya çağrının yasal süre içerisinde yapıldığı, toplantıda alınan kararların oy çokluğu ile alındığı, bu itibarla genel kurulda alınan kararların 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 620. maddesine uygun olduğu, dosya arasına getirtilen şirket ana sözleşmesinde de aksine bir hüküm bulunmadığı, bu nedenlerle şirket müdürünün ibrasına ilişkin karar dışındaki genel kurul kararlarının iptali talebinin yerinde olmadığı, dava konusu edilen 23.06.2019 tarihli genel kurul toplantı tutanağının incelenmesiyle şirket müdürü …’ın ibrasında oy kullandığının, kendisinin oy kullanması ve şirket sermayesinin %50’sine sahip olması neticesinde salt çoğunluğun sağlandığının anlaşıldığı, şirket ortağı müdürün genel kurulda ibra edilmede oy kullanamayacağı, oy kullanamaması neticesinde mali tabloların ibra edilemeyeceği, ibra edilmeyen müdürün tekrar seçilmesinin mümkün olmayacağı, genel kurul toplantısında alınan 5. maddedeki kararın usul ve yasaya uygun olmaması nedeniyle iptaline karar vermek gerektiği, şirkete özel denetçi atanması talebi ile ilgili olarak da yasal şartların mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, şirket genel kurulunun 5 numaralı kararının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin özel denetçi atanması istemli davalarda verdiği kararların kesin nitelikte olması nedeniyle istinafı kabil bir karar olmadığı, davacının bu hususa yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 352. maddesi gereğince kesinlik nedeniyle reddi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince genel kurulun 5 no.lu kararı dışındaki dava konusu yapılan kararların gündeme alınması ve görüşülmesinde toplantı ve karar nisabı, oylama yöntemi yönünden alınan kararlarda kanuna, ana sözleşmeye ve iyiniyet kurallarına bir aykırılık bulunmadığının tespit edilmesine, kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde seçim kararları dâhil tüm genel kurul kararlarının toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınabilecek olmasına, 6102 sayılı TTK’nın limited şirketlerde oydan yoksunluğu düzenleyen 619. maddesinde bilançoların onaylanmasına ilişkin kararlarda şirket müdürlerinin oy hakkından yoksun olacağı belirtilmediğinden müdürlerin de bilançoların onaylanmasına ilişkin kararlarda oy hakkı bulunmasına göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerektiği, genel kurul kararlarının iptali istemli davada yokluk ve butlan hallerinin bulunup bulunmadığının resen inceleneceği, TTK’nın limited şirketlerin genel kurul kararlarına ilişkin 620. maddesinde kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dâhil, tüm genel kurul kararları, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınacağının düzenlendiği, şirket esas sözleşmesinde ve Kanun’da ibraya ilişkin kararlarda özel bir nisap öngörülmediği, genel kurul toplantısına katılan ortaklardan, …’ın işbu genel kurulda ibra edilen şirket müdürü olduğu, aynı zamanda ortak olan müdürün kendi ibrasında oy kullanamayacağı, genel kurul tutanağının 5. maddesinde ise şirket müdürünün 500 ret oyuna karşılık 1500 kabul oyu ile oy çokluğuyla ibra edildiği, oylamaya 1000 hisse sahibi şirket müdürünün katılarak kabul yönünde oy kullandığı, müdür olan ortağın oyu hariç tutulduğunda hazır bulunan hissenin salt çoğunluğu ile karar alınması gerekli olup somut olayda müdür sıfatı olmayan 1000 hisseye sahip ortaklardan 500’ünün ret yönünde oy kullanmış olması nedeni ile ibra için gerekli ve yeterli oy nisabının sağlanmadığı, müdürlerin ibrası için yeterli nisabın bulunmaması yokluk olup bu husus mahkemece resen gözetilebilecek nitelikte olduğundan dava konusu genel kurulun şirket müdürünün ibrasına ilişkin 5 no.lu genel kurul kararın yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerekirken iptaline karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davacının özel denetçi atanmasına yönelik istinaf başvurusunun kararın istinafı kabil olmadığından kesinlik nedeniyle reddine, davacının diğer hususlara istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile; davacı tarafından açılan genel kurul kararının iptali davasının kısmen kabulü ile davalı şirketin 23.06.2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 5. maddedeki şirket müdürlerinin ibrasına ilişkin kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, aynı genel kurul toplantısının diğer maddelerinde yer alan genel kurul kararlarının iptali talebinin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...