MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2025 / ****
Karar No 2025 / ****
Karar Tarihi **.10.2025
Karşı OyYok
Dava Konusu: Kredi sözleşmesi

Karar Metni

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1534 Esas, 2024/1929 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/205 Esas, 2024/442 Karar

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı bankaca genel kredi sözleşmesi ve taşıt rehin sözleşmelerine istinaden davalılardan asıl borçlu …’ne ticari kediler kullandırıldığını, davalılar … ve …’in müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine ….. Noterliğinin 18.02.2016 tarihli ihtarıyla hesabın kat edildiğini ve ihtarnamenin kredi sözleşmesinde belirtilen adreslere gönderildiğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 68/b maddesi gereğince ihtarın bu adreslere ulaştığı tarihte tebliğ edilmiş sayılacağını, kredi sözleşmesinde, taksitli ticari kredilerde herhangi bir taksitin süresinde ödenmemesi halinde tüm alacağın muaccel hale geleceğinin düzenlendiğini, sözleşme uyarınca alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren gecikme faizi uygulanacağını, diğer davalılar … ve …’in müteselsil kefil sıfatıyla kredi borcundan sorumlu olduklarını, kefil olan bu davalıların …. Kredi Kartından kaynaklanan 10.456,73 TL’den sorumlu olmadıklarını ve sorumluluklarının 395.881,24 TL olduğunu ileri sürerek 406.337,97 TL’nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davalı kefillerin bu miktarın 395.881,24 TL’sinden sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … ve … vekili cevap dilekçesinde; davacı banka tarafından İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2016/6777 E. sayılı dosyasında hesap kat ihtarına konu alacağın tahsilini teminen menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, bu dosyadan borca yönelik itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talebiyle İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/206 E. sayılı dosyasından açılan davada mahkemece 2019/848 K. sayılı kararın verildiğini ve kararın kesinleştiğini, aynı alacakla ilgili kesinleşmiş bir mahkeme kararı varken yeniden dava açılamayacağını, davanın öncelikle bu nedenle reddi gerektiğini, diğer davalı …’e usulüne uygun ihtarname tebliğ edilmediğinden kefil yönünden muaccel bir alacak bulunmadığını, kefaletin geçersiz olduğunu, müteselsil kefiller hakkında İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2016/6778 E. sayılı dosyasında, aynı hesap kat ihtarı ve aynı alacakla ilgili olarak icra takibi başlatıldığını, bu takibin derdest olduğunu, bu nedenle kefil … hakkında dava açılamayacağını, kefile ihtar tebliğ edilmediğinden istenilen ve işletilen faizin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı … cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafça ….. Noterliği’nin 18.02.2016 tarih ve … yevmiye nolu ihtarnamesi ile 404.847,45 TL yönünden hesabın 17.02.2016 tarihinde kat edildiği, kat ihtarının asıl borçluya ve kefillere tebliğe çıkarıldığı, çıkarılan tebligatların Avukat …. imzasına 18.02.2016 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçenin davalı asıl borçlu …. Turizm A.Ş’nin vekili olduğuna ilişkin vekaletname bulunduğu, yine kefil … yönünden yapılan tebligatın da aynı vekil tarafından 18.02.2016 tarihinde tebellüğ alınmakla, davalı şirket ve … yönünden verilen 1 günlük sürenin bitimi olan 20.02.2016 tarihinde asıl borçlu ve kefil … yönünden temerrüdün oluştuğu, diğer kefil …’e yapılan tebligatın ise tebliğ edilemediği, bu sebeple adı geçenin aynı borca ilişkin takibin yapıldığı İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2016/6778 E. sayılı dosyasından başlatılan 01.03.2016 takip tarihi itibariyle temerrüde düştüğünün kabul edildiği, buna göre 04.09.2023 tarihli kök ve 28.04.2024 tarihli ek rapor hükme esas alınarak, davalı asıl borçlu şirket ile davalı kefil …’in dava tarihi itibariyle toplam 656.681,45 TL borcunun bulunduğu, davalı kefil …’in ise dava tarihi itibariyle toplam 655.804,05 TL borcunun bulunduğu, raporda yer alan hesaplamalarının hükme esas alındığı, davalı taraflarca dava açıldıktan sonra borcun tamamının ödendiğinin 04.09.2023 tarihli kök ve 28.04.2024 tarihli ek raporlarla tespit edildiği gerekçesiyle davalı ….Turizm A.Ş. yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine, davalılar … ve … yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalılardan … vekili tarafından istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kredi hesabının kat edilmesi, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın muacceliyeti için yeterli olup ayrıca kefillere ihtarın tebliği şartının aranmayacağı, asıl borçluya gönderilen ihtarın, borçlunun temerrüdünün yanı sıra, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 586. maddesinde öngörülen müteselsil kefilin takibi koşullarının gerçekleşmesi bakımından gerekli bir unsur olduğu, anılan Kanun hükmüne göre asıl borçluyu takip etmeden veya taşınmaz rehni paraya çevrilmeden kefil aleyhine takip yapılması mümkün değilse de, borçlunun ifada gecikmesi ve ihtarın sonuçsuz kalması halinde kefil aleyhine de takip yapılabileceği, kefile ihtarın tebliği ise aynı şekilde kefilin temerrüdü için gerekli olup, tebliğ edilmemiş olması halinde takip tarihi itibariyle kefilin temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceği, bankaca hesabın kat edilmesi ve borçlu şirket ile davalıya gönderilen kat ihtarının sonuçsuz kalması nedeniyle anılan madde kapsamında kefile karşı talepte bulunulmasının yerinde görüldüğü, bankaca alacağın tahsili amacıyla davalılar aleyhine İstanbul 9. İcra Müdürlüğünün 2018/41605 E. sayılı dosyasından ilamsız takip başlatıldığı, bu takipte asıl borçlu ile her iki kefil hakkında 406.337,97 TL’nin tahsilinin talep edildiği, İlk Derece Mahkemesinin tespitine göre bu takibin kesinleştiği, icra takibinin kesinleşmesine rağmen, borçlunun her zaman menfi tespit davası açma veya ödemeden sonra süresi içerisinde istirdat davası açma hakkı bulunduğundan, ilamsız takip kesinleşse bile, alacağın ayrıca bir ilama bağlanmasında davacının hukuki yararı bulunduğu, İlk Derece Mahkemesince yapılan incelemede, temerrüt faizinin sözleşmeye uygun şekilde belirlendiği, kefillerin temerrüt tarihinden itibaren kendi temerrüdünün sonuçlarından ve kefalet limiti ile sorumlu tutuldukları alınan bilirkişi raporlarından borçlu şirket ile davalı …’in dava tarihi itibariyle 656.681,45 TL borçlu olduğunun belirlendiği, davanın açılmasından sonra borcun ödendiğinin ek raporla tespit edildiği ve davanın esasında tüm borçlular yönünden konusuz kaldığı anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunan kefil yönünden konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davalılardan … vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...