Karar Metni
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19.07.2018 tarih ve 2017/421 E- 2018/310 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 06.12.2019 tarih ve 2018/1768 E- 2019/1241 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin “FAX” ibareli birçok tanınmış markasının bulunduğunu, davalının bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “MAX” ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince başvuruya itiraz edildiğini, ancak itirazın nihai olarak 2017-M-8474 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, oysa müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve başvurunun bu markalarla karıştırılma ihtimali bulunacak düzeyde benzer bulunduğunu, tanınmışlığından haksız yararlanacağını, dava konusu markaların emtiasının bire bir aynı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve diğer davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı … vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, davacının “MAX” ibareli başvurusunun İngilizce “maximum” ibaresinin kısaltılmış hali olduğu, davalının “FAX” markalarının ise başvuru ve uyuşmazlık konusu “sabunlar” emtiasında bir anlamı olmasa da dilimizde genelde bir cihazı ifade ettiği, dolayısıyla tarafların marka olarak kullanmak istedikleri ibarelerin anlamsal açıdan benzerliklerinin olmadığı, harf markalarında benzerlik konusunda daha katı bir ölçünün uygulandığı, bir harf değişikliğinin dahi tüketicinin algısını etkileyeceği, bu durumda ilk bakışta doğacak etkinin daha önem kazanacağı ve anlamsal farklılığın görsel ve işitsel benzerliği dengeleyeceği, bu nedenle ibarelerin benzer olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi ile aynı gerekçe ile davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçe ile davalının başvuru markası ile davacının itiraza mesnet markaları arasında işaretler bakımından anlamsal bir farklılık bulunması nedeniyle iltibas tehlikesinin oluşmayacağından bahisle davanın reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince de davacı vekilince yapılan istinaf isteminin aynı gerekçe ile reddine karar verilmiştir. Ancak, taraf markalarının işaretleri arasında anlamsal olarak bir farklılık bulunmakla birlikte işitsel ve görsel olarak yüksek bir benzerlik bulunması ve başvuru kapsamındaki emtianın da itiraza mesnet markalarda aynen yer alması karşısında iltibas tehlikesinin oluşacağı nazara alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...