MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2022 / ****
Karar No 2023 / ****
Karar Tarihi **.04.2023
Karşı OyYok
Dava Konusu: Marka

Karar Metni

MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/223 Esas, 2021/25 Karar
HÜKÜM : Kabul

Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı TPMK vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı TPE nezdinde 2003/30274 sayı ile tescilli “…” 43 üncü sınıf hizmetleri kapsayan markasının bulunduğunu, ayrıca 2009/47746 sayılı 29, 30, 32, 33 üncü sınıf malları kapsayan “…” ibareli ve “… WİNE” ibareli 33 üncü sınıf malları kapsayan markalarının bulunduğunu, davalı tarafın “Antıque House Cafe Restaurant + şekil” ibareli 30 ve 43 üncü sınıf mal ve hizmetleri kapsayan marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkili tarafından başvuruya 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve aynı maddenin üçüncü ve dördüncü fıkraları uyarınca yapılan itirazın reddedildiğini, oysa başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, müvekkilinin serisi izlenimi oluştuğunu, unvanının da aynı ibareden meydana geldiğini, müvekkili markalarının tanınmış olması karşısında başvurunun reddine karar verilmesi gerekirken müvekkili itirazının reddedildiğini ileri sürerek YİDK 14-M-15863 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesin istemiştir.

2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında görsel ve işitsel ya da anlamsal açıdan iltibas bulunmadığını, “house” ibaresi her iki markada da kullanılmasına rağmen her iki marka için de esas unsur olmadığını, davacı markasında “The” sözcüğü hakim unsurken, müvekkilinin markasında hakim unsurun “Antique” sözcüğü olduğunu, bu sebeple iltibasa yol açacak bir benzerliğin bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 19.04.2016 tarih, 2015/60 E. ve 2016/103 K. sayılı kararı ile davacı markalarının kapsamı ile davalı başvurusunun kapsam olarak örtüştüğü, davacı markaları ve başvuruda kullanılan “House” ibaresinin Türkçede “Ev” anlamında olup ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, başvuruda yer alan “Antıque” ibaresinin “Antika” anlamında olduğu, davacı markalarında yer alan “THE” ibaresinin ise İngilizce’de cins isimlerin anlamını kuvvetlendirmek için kullanılan bir ön ek olduğu, markalara bir bütün olarak bakıldığında davacının 2003/30274 ve 2009/47746 sayılı markalarının “EV KAFE” anlamında, 2009/59250 sayılı markasının “EV KAFE Şarap” anlamında olduğu, davalı başvurusunun kelime anlamının ise “ANTİKA EV” olduğu, bu durumda davacı markalarında esas unsurun “ev” anlamına gelen “THE HOUSE” ibaresi olduğu, başvuruda ise esas unsurunun “ANTIQUE” ve “HOUSE” olduğu, şekil unsurunun ise tali unsur olduğu, kelimeler üzerinden gidildiğinde, markanın Türkçe anlamı itibariyle esas vurgunun “ev” kelimesinden çok “antika” kelimesi üzerinde yoğunlaştığı, bir bütün halindeki “antique house” kelimelerinde esas ve önde gelen vurgu ile hafızada yer eden kelime “ev” den çok “antika” vurgusu olduğu, markaların bu ibareler itibariyle aynı olmadığı, tescilli markalar ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil, anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işletmesel bağlantılandırması tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) maddesi anlamında benzer olmadığı ve aralarında iltibas tehlikesinin bulunmadığı, davacının 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükümlerine dayanarak davalı başvurusunu engellemesinin mümkün olmadığı, davacının “…” markasının tanınmışlığını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. Bozma Kararı
Dairemizin 18.09.2018 tarih, 2016/14012 E. ve 2018/539 2 K. sayılı kararıyla davacı adına tescilli itiraza mesnet “…” markası ile davalı şirkete ait “Antıque House Cafe Restaurant + şekil” marka ile davalı başvurusu arasında 556 sayılı KHK 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında işaretler arasında ilişkilendirme ihtimalini de kapsayacak şekilde görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik bulunduğu kabul edilerek hüküm kurulması gereğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bozma ilamı da değerlendirilerek, davalı adına başvurusu yapılan “Antıque House Cafe Restaurant + şekil” ibareli marka ile davacının “THEHOUSE CAFE” esas unsurlu markaları arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, işin uzmanı veya dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde davalı markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olduğu, taraf markaları arasında iltibas tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir

IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TPMK vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca markalar arasında benzerlik ve iltibas ihtimali bulunmadığı, karıştırma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi gerektiğini, halk tarafından teşebbüsler arasında ekonomik bir bağlantı olduğunu düşünme riskinin olması durumunda, karşılaştırmaya konu mal ve hizmetlerin aynı teşebbüsten geldiğini ya da ekonomik bağlantılı teşebbüslerin malları olduğu kararına varabileceği, karşılaştırma olasılığının küresel olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davanın koşulları ile ilgili tüm faktörlerin dikkate alınması gerektiğini somut olayda davaya konu markaların bir bütün olarak değerlendirmesi gerektiğini, bütünsel değerlendirme de taraf markaları arasında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimalinin de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açacak derece de benzer markalar olmadığından kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık 14-M-15863 sayılı YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı TPMK vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...