MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2024 / ****
Karar No 2025 / ****
Karar Tarihi **.06.2025
Karşı OyYok
Dava Konusu: Marka

Karar Metni

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/1739 Esas, 2024/1266 Karar
HÜKÜM : Davanın reddi, karar verilmesine yer olmadığı
(Yeniden esas hakkında hüküm tesis edilmek suretiyle)

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 20 yılı aşkın süredir ….’da dondurma, pasta ve kafetarya hizmeti verdiğini, Türk patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli 2005/56009 ve 2015/65500 numaralı … ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının “….” ibaresini izinsiz olarak ürünlerinde ve hizmetlerinde kullandığının tespit edildiğini, bunun üzerinde davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının cevabi ihtarnamesinde markasının “… Çiğköfte …” olduğunu ve tescili olduğunu belirttiğini, davalı adına tescilli 2017/53885, 2017/53869 ve 2013/19925 tescil numaralı dava konusu markaların müvekkiline ait markalar ile aynı olduğunu ve aynı sınıflarda tescil edildiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalının kullanımının haksız ve kötü niyetli olup aynı zamanda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek davalı markalarının hükümsüzlüğüne, tedbiren ve neticeden “…” ibaresinin davalı kayıtlarından çıkartılmasını, davalının markayı kullanmaktan men edilmesini, tüm mal ve hizmetlerinden kaldırılmasını, talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kötüniyetli olduğunu, “…” ibrasini kendi tekeline alarak Türkiye genelinde kullanımını engellemeye çalıştığını, aynı sektörde farklı şirketlerin … ibaresini kullandığını, davacıya ait “…” markasının, desen, renk, şekil, yazı boyutu ve karakterleri anlamlarında görsel, işitsel, fonetik vb. hiçbir konuda müvekkilinin “… … …” markası ile iltibas yaratacak şekilde benzerlik taşımadığını, kendisinin … imalatı ve satışı alanında faaliyet gösterdiğini, davacının faaliyet gösterdiği bölgenin de farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davalının 2013/19925 ve 2017/53869 tescil numaralı markalarının 43. sınıfta tescilli oldukları tüm hizmetler yönünden davacının eski tarihli markaları ile karıştırılma ihtimaline sebebiyet verebilecekleri, bu itibarla 43. sınıf yönünden iltibasa dayalı hükümsüzlük koşullarının oluştuğu gerekçesiyle dava konusu 2013/19925 ve 2017/53869 numaralı markalar yönünden davanın kabulüyle 43. sınıftaki tescilleri yönünden hükümsüzlükleri ile sicilden terkinlerine, 2017/53885 numaralı marka yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar davaya konu edilen her iki marka da bir kısım mal ve hizmetler yönünden aynı sınıfı kapsıyorsa da davalının “… . …” ibareli markasında yardımcı unsur olarak bulunan ”…” ibaresi nedeniyle taraf markaları arasında farklılık bulunduğu, ayrıca davalı markasında çiğköfte ibaresinin de ayırt edicilik taşıdığını, “…” ibaresinin tek başına tanımlayıcı bir ibare olduğu, kimsenin tekeline bırakılamayacağı, olmadığı, davalının markasında yer alan “…” ve “..” ibarelerinin ise markaya ayırt edicilik katacağının kabul edilmesi gerektiği, davacının “…” ibareli markası ile davalının “… . …” ibareli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal açıdan ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/1 hükmü bağlamında iltibasın bulunmadığı, davalı adına tescilli olmayan 2017/53885 numaralı marka yönünden hükümsüzlük kararının ancak tescilli bir marka için tesis edilebileceği gözetildiğinde bu marka yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerekirken davanın reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve esas hakkında yeniden hüküm tesis edilerek 2017/53885 numaralı marka yönünden tescilli olmadığından karar verilmesine yer olmadığına, 2017/53869 ve 2013/19925 numaralı markalar yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, marka hükümsüzlüğü ve markaya tecavüzün durdurularak sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Dava marka hükümsüzlüğü ile marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması istemlerine ilişkin olup, Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüyle 2017/53885 numaralı marka hiç tescil edilmediğinden bu marka yönünden davanın reddine, diğer hükümsüzlüğü istenen 2017/53869 ve 2013/19925 numaralı markaların ise tescilli oldukları 43. sınıf hizmetleri yönünden hükümsüzlüklerine karar verilmiş, kararın istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, 2017/53869 ve 2013/19925 numaralı markalar yönünden hükümsüzlük isteminin reddine; 2017/53885 numaralı marka hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Ancak, marka hakkına tecavüzün önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması talebi yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması doğru görülmemiş ve hükmün mümeyyiz davacı yararına bozulması gerekmiştir.

2. Öte yandan hükümsüzlüğü istenen 2017/53885 numaralı markanın TÜRKPATENT marka siciline hiç tescil edilmemiş olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktaysa da hiç tescil edilmemiş bir markanın hükümsüzlüğü istemli davanın reddi yerine karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm tesisi de isabetli olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

3.Bozma sebebine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...