MahkemeYargıtay 11. Hukuk Dairesi
Esas No 2024 / ****
Karar No 2025 / ****
Karar Tarihi **.06.2025
Karşı OyYok
Dava Konusu: Marka

Karar Metni

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1178 Esas, 2024/1475 Karar
HÜKÜM : Esastan ret

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı Şirketin 2019/.. sayılı “..” ibareli marka başvurusuna, müvekkili tarafından “…” ibareli markalarına dayalı olarak itiraz edildiğini, bu itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında benzerliği aşan bir ayniyetin söz konusu olduğunu, dava konusu başvurunun farklı bir renkte oluşturulmasının markaya ayırt edicilik katmadığını, davalı Şirket markasının müvekkili markasının yenilenmiş hali gibi göründüğünü, müvekkili şirket markalarının Türkçe ve/veya herhangi bir dilde doğrudan bir anlamlarının bulunmadığını, bir etken madde, sıkça kullanılan bir ibare de barındırmadığını, dolayısıyla müvekkili markasının güçlü bir marka olduğunu ve daha yüksek bir korumadan faydalandırılması gerektiğini, markaların aynı veya aynı türdeki benzer mal/hizmetleri içerdiğini, mal ve hizmetlerin tüketicilerinin bilinçsiz, ortalama tüketici olduğunu, emtiayı satın almak için ayıracakları süre içerisinde dava konusu markanın müvekkili şirket markasının serisi niteliğinde bir marka olduğu yönünde yanılsamaya düşebileceklerini, müvekkili markalarının dünyada ve Türkiye’de tanındığını, dava konusu markanın müvekkiline ait markalardan haksız yarar sağlayacağını, dava konusu markanın tescilinin, müvekkilinin tanınmış markasının sulanmasına neden olacağını, “…” ibaresinin müvekkili şirketin ticaret unvanında da asıl ve esas unsur olarak yer aldığını, bu nedenle de başvurunun reddinin gerektiğini, davalı Şirketin tescil talebinin kötüniyetli olduğunu, davalının başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunmadığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun (YİDK) 2020-M-9184 sayılı kararının iptaline, 2019/58488 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
1.Davalı … vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında yer alan malların, davacı markalarının kapsamlarında yer alan mallardan farklı bulunduğunu, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı şirket vekili, davacı tarafça müvekkili şirketin “… ..”, … ..” ve “… …” ibareli markaları ile ilgili açılan davaların reddine karar verildiğini, davacı tarafın, müvekkiline ait “…” markası bakımından uzun süre sessiz kalma nedeni ile hak kaybına uğradığını, müvekkilinin “…” markasını 2005 yılından bu yana kullandığını, 21. sınıftaki ilk marka başvurusunun 2011/.. sayılı “… ..” ibareli marka olduğunu, markanın 07, 11, 21 ve 35. sınıflarda tescilli bulunduğunu, müvekkiline ait “…” ibaresinden oluşan 2005/…. sayılı markanın 11. ve 35. sınıflarda tescilli olduğunu, bu markanın tescilinden 16 yıl sonra dava açılmasının kötüniyet taşıdığını, tescilli oldukları sınıflar göz önünde bulundurulduğunda markaların tüketici nezdinde iltibas riski barındırmadığını, davacı Şirketin 21. sınıfta “…” ibareli marka tescili bulunmadığını, müvekkilinin “…” ibaresini başta 21. sınıf olmak üzere pek çok sınıfta seri marka olarak kullandığını, müvekkili Şirketin “…” markası bakımından 21. sınıfta müktesep hak sahibi olduğunu, bu ibareli markanın gerçek hak sahibinin müvekkili bulunduğunu, müvekkilinin “www…..com.tr” ibareli alan adı altında 12 senedir ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, alan adının tescil tarihinin 27.10.2009 tarihi olduğunu, 10 yıldan fazla süredir bu alan adı üzerinden de markasal kullanımın gerçekleştirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının “…” ibareli marka başvurusu ile davacının “…” ibareli markaları arasında, dava konusu başvurunun kapsamında yer alan 21. sınıftaki “elektriksiz temizlik aletleri ve gereçleri: boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları.” malları yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel, sesçil ve anlamsal benzerlik oluştuğu, davalının markasının kapsamındaki bu malar ile davacıya ait markaların kapsamında yer alan 03. sınıf “çamaşır yıkamada kullanılan ağartıcı beyazlatıcı mamüller ve diğer benzerleri (çamaşır suları, tozları, deterjanlar, kireç kaymağı, çivit, kül suyu), yağ lekelerin çıkarıcı mamüller, temizleme, parlatma, ovalama ve zımparalama mamülleri (toz ve sıvı halinde madenleri temizleyici mamüller, parlatıcılar, ovalayıcılar ve zımparalayıcılar); sabunlar (toz, sıvı ve likit halinde kokulu veya kokusuz, renkli veya renksiz sabunlar)” malların hammadde-mamul ilişkisi, aynı veya yakın raflarda birlikte tüketicilere satışa sunulma, birbiri ile ilişkili mallar sayılma ilişkisi içinde bulunduğu, bu mallar yönünden iltibas koşullarının oluştuğu, bu mallar açısından her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği, bunun dışında kalan mallar açısından ise karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, marka başvurusuna itiraz aşamasında, davalı başvuru sahibi tarafından 21. sınıf mallar bakımından kullanım ispatı talep edildiği, ancak davacıya ait markalar kapsamında 21. sınıf malların bulunmadığı, bu nedenle davalının kullanım ispatı talebinin yerinde olmadığı, hükümsüzlük davası bakımından ise davalı tarafından kullanım ispatı talebinde bulunulmadığı, bu itibarla davacıya ait tüm markaların, benzerlik değerlendirmesinde dikkate alındığı, iltibas oluşmayan mallar üzerinde davacının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/3 hükmü kapsamında bir hakkının ispat edilemediği, SMK’nın 6/4-5 maddesindeki koşulların da oluşmadığı, yine SMK’nın 6/6 hükmüne dayalı iddianın ve dava konusu başvurunun kötüniyetli yapıldığının kanıtlanmadığı, müktesep hak savunmasına dayanak markaların tescil tarihlerinin, 11.09.2014, 21.01.2016 ve 30.05.2017 olduğu, dava konusu başvurunun yapıldığı 19.06.2019 tarihi itibariyle bu markalar yönünden hükümsüzlük davası açmak için tanınan 5 yıllık sürenin henüz dolmadığı, bunun yanında önceki tarihli tescilli markaların, tescilli oldukları mal ve hizmetler bakımından fiilen kullanıldığına dair dosyada bir bilgi ve belge bulunmadığı, buna göre davalının müktesep hak savunmasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2020-M-9184 sayılı YİDK kararının, 2019/… sayılı markanın kapsamında yer alan 21.sınıftaki “elektriksiz temizlik aletleri ve gereçleri: boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları.” yönünden iptaline, dava konusu markanın bu mallar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiş, hüküm, taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet “…” asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 21. sınıftaki “elektriksiz temizlik aletleri ve gereçleri: boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları.” malları yönünden SMK’nın 6/1 hükmü anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, marka işaretleri arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu gibi sayılan mallar bakımından emtia benzerliği koşulunun da gerçekleştiği, bunun dışında kalan mallar yönünden emtia benzerliğinin bulunmadığı, başvuru kapsamında yer alıp, davacı markalarının kapsamlarındaki mallardan farklı görülen mallar yönünden SMK’nın 6/5, 6/6 ve 6/9 maddesi koşullarının oluşmadığı, başvuru kapsamında kalan mallar yönünden davalı yararına müktesep hak koşullarının da somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine karar verilmiş, karar, davalılar vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmiştir.

Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin

Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...