Karar Metni
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/445 Esas, 2024/1667 Karar
HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/216 E., 2021/295 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin şekil markasının Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde 2012/… tescil numarası ile 1, 4, 8, 9, 12, 17, 19, 28, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42 ve 43. sınıflarda tescil edildiğini, davalı şirketin 39. sınıfta 2011/… başvuru numaralı markasının tescilinin reddine karar verildiğini, sürecin devamında davalı tarafından TÜRKPATENT’e yeni başvuru yapıldığını ve 2013/… tescil numarası ile 4 ve 40. sınıflarda şekil logosunun tescilinin sağlandığını, davalı adına tescilli marka ile müvekkili şirket markasının birbirlerinin aynısı olduğunu ve renklerin farklılaştırılmasıyla değişiklik yaratılmaya çalışılmışsa da bu gibi küçük farklılıkların benzerliği ve tüketiciler tarafından karıştırılma ve müvekkili şirketle ilişkilendirilme ihtimalini ortadan kaldırmayacağını, tarafların faaliyet alanlarının aynı olduğunu, tescile konu marka sebebiyle tüm dünyada faaliyet gösteren “…” markasının logosunun tanınmışlık düzeyinin haksız şekilde kullanılacağını, davalı şirkete ait markanın müvekkili şirket tarafından daha önce tescil edilmiş ve kullanılmakta olan marka ile özdeş, farksız ve taklit mahiyeti taşıdığını, davalı şirketin müvekkiline ait logonun birebir aynısını, renklerini değiştirmek sureti ile aynı piyasada kullanarak müvekkili şirketin tanınmışlık düzeyinden kötüniyetle yararlanmak istediğini, herhangi bir hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini, müvekkilinin, davalıya gönderdiği ihtarname tarihi itibariyle haksız kullanımdan haberdar olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2013/… tescil numaralı dava konusu markanın hükümsüzlüğüne, mevcut işaret unsurunun davalı markasından çıkarılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 2008 yılından beri doğalgaz sektöründe faaliyet gösterdiğini, başka şirketlerin tanınmışlık seviyesinden yararlanmak gibi bir ihtiyacının olmadığını, müvekkili şirketin markasının TÜRKPATENT nezdinde 20.02.2013 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle tescil edilerek koruma altına alındığını ve müvekkilinin kurulduğu 2008 yılından bu yana kullanıldığını, davacı tarafa ait markanın ise müvekkili şirketin tescil başvurusu yapmasından çok sonra 14.11.2013 tarihinde tescil edildiğini, doğalgaz dağıtım şirketlerinin hemen hemen hepsinin markalarında alev simgesinin kullanıldığını, bu simgenin davacıyı karakterize edebilecek bir işaret olmadığını, yalnızca davacının münhasıran kullanabileceği bir özellik de barındırmadığını, davacının rafineri işleten bir şirket olduğunu, müvekkilinin faaliyette bulunduğu … İli ile sınırlı doğalgaz dağıtım işi düşünüldüğünde sektörel olarak da aralarında hiçbir benzerlik bulunmadığını, aynı müşteri veya tüketici kitlesine hitap eden bir alanda da faaliyet göstermediğini, müvekkilinin markası ile davacının markasının karıştırılmayacağını, müvekkili şirketin tescilli markasının alevlerin yükseliş şekli, alevlerin izlediği yol, boyutu, rengi itibariyle çok farklı olduğunu, müvekkilinin kötüniyetli olduğuna dair hiçbir delil sunulmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacının şekil markasının tanınmış olduğunu gösterir delillere dosyada rastlanmadığı, davalının 2011 yılında davacının işbu davada hükümsüzlük iddiasına dayanak gösterdiği işareti taşıyan markasından önce yapmış olduğu benzer işareti taşıyan markasında da hükümsüzlüğü talep edilen markadaki şekil unsurunun aynısının yer aldığı, tarafların dava konusu şekil markalarının benzer bir alev figürünü içerdiğinin belirtilebileceği, alev şekline yer verilirken kırmızı/turuncu, mavi ve yeşil renklerin bir arada kullanılmasını doğal veya bir zorunluluktan kaynaklı görülemeyeceği, ayrıca alevin, şekil itibarıyla çok değişik tarzlarda da ifade edilebileceği, fakat bunlardan hareketle davalı markasının kötüniyetle tescil ettirildiği sonucuna varılamayacağı, davalının bu şeklin aynısını davacı markasının başvuru tarihinden önce 2011 tarihli marka tescil başvurusunda da kullandığı, davacının 2011 yılındaki davalı tescil başvurusu tarihinden önce şekil unsurunu tescil başvurusuna konu ettiğine ya da kullandığına dair bir bilgiye rastlanmadığı, bu nedenle davalının marka tescilinde kötüniyetli olduğu hususunun ispatlanamadığı bu itibarla davacı markası tescil başvuru tarihi itibariyle Türkiye’de tanınmış olmadığı gibi davalının marka tescil başvurusunda kötüniyeti de ispatlanamadığından, davalıya ait 2013/…. markanın tescil tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü süre geçmiş olduğundan davanın reddinin gerektiği kanısına varıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 25. maddesinin yollaması ile aynı Kanunun 6/9 hükmü uyarınca kötüniyetli yapılan tescilin hükümsüzlük sebebi olarak yer aldığı, ancak davacı tarafça sunulu dava dilekçesi incelendiğinde kötüniyetli hükümsüzlük sebebine açıkça dayanılmadığı, sadece iltibasa yönelik hükümsüzlük sebebinin ileri sürüldüğü bununla birlikte salt bir markanın benzerinin tescil ettirilmesinin tek başına kötüniyeti de göstermeyeceği, bunun yanında marka başvurusunun marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmayı ve gerçekte kullanmayıp yedekleme, marka ticareti yapma amacına ya da şantaja yönelik olması gerektiği, davacı 04.11.2021 tarihinde tanınmışlığı ispat yönünde delil sunmuş ise de davalının cevap olarak 08.11.2021 tarihinde sunduğu delikçesinde davacının dilekçesi ile sunulan delillerine muvafakat etmediğini belirttiği, kötüniyetin ispatlanamaması nedeniyle 5 yıllık sessiz kalma süresinin de bu nedenlerle geçtiğinin kabulünün gerektiği, davalı şirketin 2011/95901 başvuru numaralı 39. sınıfta tescilli markasının davacı itirazı üzerine değil, TÜRKPATENT tarafından dava dışı şirketin 2006/… sayılı … markası nedeniyle reddedildiği, bu nedenle kötüniyet tespitinde bu marka başvuru ret kararının dikkate alınamayacağı, dosyada davalının kötüniyetli başvuruda bulunduğuna dair delil olmadığı gibi davalı markasının da başvuru tarihi itibarıyla tanınmış marka olmasının dahi davacının kötüniyetli olduğu anlamına gelmeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...