Karar Metni
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/326 Esas, 2024/1259 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Manisa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
(Fikri Sınai Haklar Mahkemesi Sıfatıyla)
SAYISI : 2020/139 E., 2021/293 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 369/2 hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. ASIL DAVA VE KARŞI DAVAYA CEVAP
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 05. 10. 21. 24. 35. sınıflarda tescilli 2014/… sayılı “bez dünyası” ve 2019/.. sayılı “toptan bez dünyası” markasının sahibi olduğunu, davalının 2016/… sayı ile “bebek bezi dünyası” ve logosunu tescil ettirdiğini, bu marka altında müvekkili şirketle aynı sınıfa dahil mal ve hizmetleri verdiğini, müvekkiline ait marka tescili önceki tarihli olup bu durumun müvekkiline ait marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, markaların karıştırılmasına neden olup müvekkilinin yıllardır hizmet verdiği ve tanınan markasından haksız olarak kazanç sağlandığını ileri sürerek davalı adına tescilli 2016/…. sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya ilişkin cevap dilekçesi sunmamıştır.
II. CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; müvekkilinin 2016 yılından bu yana bebek bezi ve ilgili emtia kapsamında online satış hizmetleri verdiğini, bu kapsamda müvekkilinin “bebek bezi dünyası” ibaresi ile halk nezdinde markasal olarak tanındığını ve 2016/…. tescil numaralı “bebek bezi dünyası” ibareli markasını tescil ettirdiğini, davacının “toptan bez dünyası” ibareli markasının, müvekkilinin dava konusu markasından çok daha sonraki tarihte tescil edildiğini, markaların benzerlik ihtiva etmediğini, kaldı ki dava konusu markaya davacı tarafından Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde itirazda da bulunulmadığını, davacının markanın ilan tarihi üzerinden 4 yıl geçmesinden sonra huzurdaki davayı ikame etmesi de kötüniyetli olup sessiz kalma yolu ile dava konusu markayı kabul ettiğini, “Bez Dünyası” ibareli markanın ayırt edicilik niteliği zayıf olmakla birlikte “bebek bezi dünyası” ibareli markanın asli unsuru olan “bebek bezi” ibaresi ile davaya mesnet markadan uzaklaştığını, kötüniyetli marka başvurusu iddiasının ispatının davacı tarafta bulunduğunu, davaya karşı zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiş, karşı dava dilekçesinde; davacı/karşı davalının “bez dünyası” ibareli 2014/… sayılı markasının ayırt edicilik niteliği bulunmadığını, markanın salt “bez” ve “dünyası” ibarelerinden oluştuğunu, gerek şeklen gerekse kavramsal olarak cins belirten ibareye haiz olduğunu, markanın herhangi bir şekilde diğer markalardan ayırt edilemeyeceğini ileri sürerek 2014/… tescil numaralı “bez dünyası” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına tescilli 2016/… sayılı ‘Bebek Bezi Dünyası’ markasının ‘bebek bezi dünyası’ ibaresi ve şekillerden oluştuğu, ibarede, yarım dünya ve bebek şekillerinin bir araya getirildiği, davacı markalarındaki baskın ve ayırt edici unsur olarak yer alan kelime unsurunun davalı markasının içinde hemen hemen aynen yer aldığı ve her iki markada da dünya şekillerine benzer şekillerin, dünya şeklinde meridyen ve paralel çizgilerin kullanıldığı, bunlara ek olarak kavramsal açıdan birbirine benzeyen ‘bebek bezi dünyası’ ibaresi ile ‘bez dünyası’ ibaresinin, ilgili tüketicilerin markaların aynı ya da ekonomik olarak bağlantılı işletmelere ilişkin olduğunu düşünmelerine sebep olabileceği, davacının ayırt edici esas unsuru ‘bez dünyası’ kelimesinden oluşan 2014/.. tescil sayılı ‘Bez Dünyası’ markası ile davalının 2016/… tescil sayılı ‘Bebek Bezi Dünyası’ markası arasında görsel, fonetik ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, davalının 2016/… tescil sayılı ‘Bebek Bezi Dünyası’ markasının 5. sınıf ‘Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuk bezleri’ malları bakımından tescilli olduğu gibi, davacının 2014/… sayılı ‘Bez Dünyası’ markasının da 5. sınıf ‘Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuk bezleri’ mallarını içerdiği, ayniyeti tespit edilen mallar yönünden ortalama tüketicilerin marka sahipleri arasında iktisadi yönden bir bağlantı bulunduğu yönünde bir izlenime kapılabileceği, dolayısıyla davacı/karşı davalının 2014/…. sayılı markası ile davalı/karşı davacının 2016/… sayılı markasının benzer oldukları ve aralarında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davalı/karşı davacının markası yönünden hükümsüzlük koşulunun oluştuğu, karşı davada, davacı/karşı davalının 2014/… sayılı markasının bütünüyle bıraktığı izlenim itibariyle tescilli olduğu 5, 10, 24, 35. sınıflarda yer alan mallar ve hizmetler açısından, bir teşebbüsün mallarını ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mallarından ve hizmetlerinden ayırt etme niteliğine sahip olduğu, tasvir edici ve tanımlayıcı olmadığı, davacı/karşı davalı adına tescilli markanın hükümsüz kılınması koşullarının mevcut olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2016/… sayılı “bebek bezi dünyası” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilinden terkinine, karşı davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davalı/karşı davacı tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı/karşı davalının dava tarihinden önce davalının markasal kullanımını bilip ya da bilmesi gerekip de sessiz kalma yoluyla müsaade ettiğine dair herhangi bir delil ve veri bulunmadığı, davalının sonradan tescil ettirdiği 2016/… sayılı markanın davacıya ait 2014/… sayılı marka ile iltibasa yaratacak nitelikte olduğu, davacı/karşı davalıya ait markanın ayırt edicilik vasfının bulunmadığına dair itirazların yerinde görülmediği gerekçesiyle davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiş, hüküm, davalı/karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...