Karar Metni
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.Hukuk Dairesi
SAYISI : 2019/2157 Esas, 2022/604 Karar
DAVA TARİHİ :
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2016/847 E., 2019/79 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile müvekkili arasında 14.04.2010 tarihli “Sermaye Piyasası Araçları Alım Satımına İlişkin Aracılık Çerçeve Sözleşmesi” imzalanarak 5389 nolu hesap açıldığını, buna bağlı olarak “Risk Bildirim Formu”, ”İnternet İşlemleri Sözleşmesi” ve “Hesap Ekstreleri Tebliğinden Feragat Sözleşmesi” imzalandığını, ayrıca 21.06.2013 tarihinde “Kredili Sermaye Piyasası Aracı İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi” imzalandığını ve bu kapsamda düzenlenen 3 talep formunun taraflarca imzalanarak 695.000,00 TL limitli kredi tahsis edildiğini, kredilendirme sürecinde, hisseleri Borsa İstanbul’da işlem gören Latek Loj. A.Ş. ve Latek Holding A.Ş. hisselerinin teminat olarak alındığını, SPK’nun 21.11.2013 tarihli kararına istinaden başlatılan soruşturma neticesinde İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/44 Esas sayılı dosya ile dava açıldığını, İstanbul 23. Sulh Ceza Mahkemesi’nin 23.11.2013 tarih 2013/604 D.iş nolu kararı ile davalı hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu (5271 sayılı Kanun)’nun 127 ve 128’… maddeleri gereğince el koyma kararı verildiğini, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 25.11.2013 tarihli yazısı ile davacı nezdindeki 5389 nolu hesaba haciz işlemi tesis edildiğini, davacının 22.08.2014 tarihli dilekçesi ile 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu (6362 sayılı Kanun)’nun 46’ncı maddesi uyarınca teminat tutarı kadar kısım üzerindeki el koyma kararının kaldırılmasını talep etmesine karşın bu talebin 23.09.2014 tarihinde reddedildiğini, 21.01.2015 tarihli dilekçe ile talebin yinelendiğini, davalıya gönderilen 26.11.2013 tarihli ihtarname ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hesaba ihtiyati tedbir konulduğunun ve bu tarih itibarıyla 700.416,50 TL olan borcun kapatılmasının ihtaren bildirildiğini, davalının 27.11.2013 tarihli cevabi ihtarnamesi ile tedbir kararının akdedilen sözleşmeye halel getirmeyeceğini, sürecin önceki gibi devam etmesi ve 700.416,50 TL borç bakiyesinin ödenmesi için ek süre verilmesini talep ettiğini, bu ifade kapsamında borcun kabul edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine 29.04.2014 tarihli ihtarname ile ilişkinin sonlandırıldığını ve 700.416,50 TL’nin ödenmesinin ihtaren bildirildiğini, İstanbul 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/44 E. kayıtlı dosyasında davalının kıymetleri üzerindeki haczin 21.07.2015 tarihli karar ile kaldırılmasından sonra hesapta bulunan varlıkların paraya çevrildiğini, davalının bu işlemleri kabul ederek müvekkilini ibra ettiğini, ayrıca borca mahsuben 20.11.2015 tarihinde 10.000,00 TL gönderdiğini, ödenmemiş bakiye tutar için 28.01.2016 tarihinde İstanbul 11. İcra Dairesi’nin 2016/2410 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını ancak davalının borca itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline davalının alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...