Karar Metni
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2050 Esas, 2024/576 Karar
KARAR : Davanın Kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/927 E., 2023/322 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve
Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı asıl dava dilekçesinde; resmi kayıtlarda … … … Ltd. Şti’nin kurucu ve halihazırdaki ortaklarının kendisi ve dava dışı …olarak gözüktüğünü, ancak anılan şirketle hiçbir ilgisinin bulunmadığını, şirketin, kendisi ve …adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanları marifetiyle kurulduğunu, bu şirket nedeniyle hakkında birçok ceza davası açılmış ise de bu davalardan beraat ettiğini, ceza dosyalarında verilen kararlardan sonra anılan şirket ortaklığından çıkarılması için açtığı davanın kabul edildiğini, bu kararın tescil ve ilanı için davalı Kurum’a başvuruda bulunduğunu, davalı Kurum’un 07.11.2022 tarihli ve 84329644/115349 sayılı kararında yazılı gerekçelerle tescil ve ilan istemini reddettiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek zikredilen Ticaret Sicil Müdürlüğü kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu şirket ortağı … tarafından Müdürlüklerine bildirilen dilekçe ve ekindeki kesinleşmiş Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/515 E. sayılı dosyasında, davacı …’ın şirket ortağı olmadığının tespiti ile şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı TTK) 31/f.1 hükmü gereğince ortaya çıkacak değişikliklerin tescili zorunlu olduğu için 6102 sayılı TTK’nın 33. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesi gereğince dava dışı şirkete ihtar gönderildiğini ve Müdürlüklerine bildirilen mahkeme kararının gereğinin şirket tarafından alınacak ortaklar kurulu kararı ile yerine getirilmesinin ihtar olunduğunu, ihtar gereğince dava dışı şirketin, kendisine verilen mühlet içinde karar alarak ihtarda belirtilen hususları tescil ettirilmediğini, müvekkilinin mahkeme kararıyla tesciline hükmedilmeyen hususlarda re’sen tescil yetkisi bulunmadığı gibi çıkan ortağın payına ilişkin olarak da şirket yerine geçerek karar alma yetkisi bulunmadığını, mahkemece davacının tescilini istediği hususlarda açık bir şekilde hüküm kurulması halinde müvekkili Müdürlüğün tescil işlemini gerçekleştireceğini ve davanın açılmasına sebep olmayan müvekkili Müdürlüğün yargılama giderleri ile vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 27.10.2021 tarihli, 2020/515 E., 2020/930 K. sayılı kararı ile, davacının … Ltd. Şti’nin ortağı olmadığının tespitine ve anılan şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, davacı tarafından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne müracaat edilerek zikredilen mahkeme kararının tescil edilmesinin talep edildiği, İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunca 07.11.2022 tarih 84329644 /115349 sayılı yazı ile “…Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/515 E., 2021/937 K. sayılı 27.10.2021 tarihli kararında; Davacı …’ın ortaklıktan çıkmasına karar verilmiş ise de şirketten ayrılan ortağın payının ne şekilde tasarruf edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından davacının 28.04.2022 tarihli başvurusu gereğince konuya ilişkin alınacak genel kurul kararı ile başvuru yapılması ile ilgili olarak 20.05.2022 tarih 84329644/53855 sayılı yazının ihtaren şirkete bildirilmiş olduğu…” hususunun davacıya bildirildiği, somut olayda, tescilin ortak olmadığı tespit edilen davacı tarafından istenildiği, 6102 sayılı TTK’nın 34. maddesindeki yasal düzenlemeye göre bu hususta istemde bulunma hakkı, şirket tüzel kişiliğini temsil ve ilzama yetkili kılınanlara ait olduğundan davacının Ticaret Sicil Memurluğuna başvuruda bulunabilecek “ilgililer” kapsamına girmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile limited şirketlerde tescili talebe yetkili veya ilgili kişilerin kimler olduğunun Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 22/2-e hükmünde tescil edilecek hususun mahiyetine göre alt bentler halinde sayıldığı, ancak ortaklıktan çıkmaya yönelik bir mahkeme kararının tescilini isteme yetkisinin kime ait olduğunun anılan maddede düzenlenmediği, ne var ki Yönetmeliğin 26/2 hükmü uyarınca mahkemenin verdiği hükümdeki bir olgu ile ilgili müdürlüğün re’sen sorumlu tutulmadığı hallerde, bu hususun tescil edilmesinin başvuruya yetkili kişilerce talep edileceği, bu yetkilinin ise limited şirketlerde şirket yetkilisi veya müdürü olduğu, dava dışı şirketin sicil kayıtlarına göre şirket yetkilisinin şekli de olsa bu davanın davacısı olan …olduğu, davacının bizzat şirket yetkilisi sıfatıyla hükmün tescili için 28.04.2022 tarihinde sicile başvurduğu, davalı … Sicil Müdürlüğü tarafından başvurunun, “mahkemece davacının ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmiş ise de, kararda, şirketten ayrılan ortağın payının ne şekilde tasarruf edileceğine ilişkin hüküm bulunmadığı, davacının konuya ilişkin alınacak genel kurul kararı ile başvuru yapması gerektiği” gerekçesiyle reddedildiği, ancak Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/515 E., 2020/930 K. sayılı 27.10.2021 tarihli kararı ile; yalnızca davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmediği, aynı zamanda davacının kuruluşundan itibaren şirket ortağı olmadığının da tespit edildiği ve bu kararın kesinleştiği, baştan itibaren şirket ortağı olmayan davacının, … Ltd. Şti.’de bir payının bulunduğundan da bahsedilemeyeceği, bu nedenle olmayan payın ne şekilde tasarruf edileceğine dair mahkemece hüküm kurulmadığı ve bu konuda genel kurul kararı alınmadığı gerekçesi tescil isteminin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğu, ayrıca, Bakırköy 6 Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından kesinleşme şerhli karar örneğinin gereğinin yapılması için Müdürlüğe tebliğ edilmiş olması karşısında, artık mahkeme kararının Yönetmeliğin 26/1 hükmü uyarınca tescilinin de zorunlu hale geldiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün, 07.11.2022 tarih 84329644/115349-91268 sayılı tescil talebinin reddine dair işlemin iptaline, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/515 E., 2020/930K. sayılı 27.10.2021 tarihli kararının sicile tesciline ve bu tescilin Ticaret Sicil Gazetesinde ilânına karar verilmiş, karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Kararın Sonucuna ve Tam Künye Bilgilerine Erişin
Kararın sonucunu görmek, tam künye bilgileriyle kopyalamak ve PDF olarak indirmek için abone olun veya bir reklam filmi izleyin...